Native, Web ve Hybrid Farkını Kullanıcı Nerede Fark Eder?
Üç uygulama türünün teknik farkını listeleyen yüzlerce yazı var. Kullanıcı tarafında ise fark üç kalemde toplanıyor: dokunuşun kaç milisaniyede cevap verdiği, uygulama kapalıyken haber verip veremediği, internet gidince ekranda ne kaldığı. Seçimi mimari tartışmasından değil bu üç kalemden yapmak daha isabetli sonuç veriyor.
Kullanıcı mimariyi bilmez, gecikmeyi bilir
Uygulamayı kuran kişi native mi hybrid mi kullandığını söyleyemez. Ama dokunduktan sonra ekranın ne zaman tepki verdiğini, kaydırmanın parmağa yapışıp yapışmadığını ilk dakikada anlar. Web görünümü üstünde çalışan uzun bir liste o yapışkanlığı kaybeder ve kullanıcı bunu “yavaş” diye değil, genellikle “acemi duruyor” diye tarif eder. Kullanılabilirlik testlerinde bu cümleyi duyuyorsanız sorun görsel tasarımda değil, kaydırmanın kendisinde.
Bildirim ve çevrimdışı, teknik detay değil elde tutma meselesi
Peki ya kullanıcı uygulamayı iki hafta açmazsa? Native ve hybrid tarafında onu geri çağıracak bir kanal var, tarayıcıda büyük ölçüde yok. Çevrimdışı davranış da öyle: metroda açılan ekranda son görülen içeriğin durup durmaması bir kabiliyet listesi maddesi gibi görünüyor, pratikte doğrudan kullanılabilirlik sorusu. Yani web uygulaması seçmek yalnızca maliyeti düşürmek değil, geri getirme mekanizmasından vazgeçmek anlamına da geliyor. (Bunu “ileride PWA ile hallederiz” diye erteleyen ekiplerde o ilerinin geldiğini pek görmedim.)
Hybrid'in maliyet vaadi nerede erir
Hybrid için sıralanan iki sav yan yana durmuyor. Bir yandan tek kod tabanıyla iki platforma çıkıldığı için bakımın ucuzlayacağı söyleniyor, diğer yandan arayüzün platforma özgü hissettirmediği kabul ediliyor. İkinci sorunu çözmeye kalktığınız anda birinci kazanç erimeye başlar: geri tuşu davranışı, tarih seçici, paylaşım sayfası, klavyenin açılışı derken iOS ve Android için ayrılan yollar birikir. Tek kod tabanı kalır, içinde iki ayrı arayüz mantığı taşınır.
Mağaza görünürlüğü ne kadar gerçek
Mağazada yer almak çoğu zaman keşfedilme sözü olarak sunuluyor. Yayınlanmış uygulama sayısı düşünülünce arama sonuçlarında kendiliğinden bulunma ihtimali çok düşük; mağaza çoğu ürün için dağıtım kanalı, pazarlama kanalı değil. Buna karşılık kurulumdan sonra ana ekranda bir simge bırakması gerçekten işe yarıyor, çünkü hatırlatma işini tarayıcı sekmesi yapmıyor.
Seçim
Ürün seyrek girilen, içerik ağırlıklı ve aramadan gelen bir şeyse web tarafında kal; kurulum istemek dönüşümü daha ilk adımda kesiyor. Günlük alışkanlık kurmayı hedefleyen, kullanıcıyı bildirimle geri çağıran, kamera ya da konumla çalışan üründe native tercih et. Hybrid arada kalan durumlar için makul, ama kalıcı mimari olarak değil, hangi ekranların gerçekten kullanıldığını öğrendiğin bir aşama olarak planla. Öğrendikten sonra en çok kullanılan üç akışı native yazmak, uygulamanın tamamını taşımaktan ucuza gelir.