Navigasyon Hataları ve Bilişsel Yük: Hangi Düzeltme Gerçekten İşe Yarar
Bilişsel yük, kullanıcının bir işi bitirmek için harcadığı zihinsel çabadır. Navigasyon hataları bu çabayı artırır, ama hepsi aynı ölçüde artırmaz. Aşağıda dört yaygın hatayı, her birinin gerçekte ne kadar maliyet çıkardığıyla birlikte ele alıyoruz.
Menü neden düşünmeye zorlar?
Kahneman'ın ikili modelinde kararların büyük kısmı otomatik ve hızlı işleyen bir modda alınır. Tanıdık bir etiket, beklenen yerde duran bir menü, alışıldık bir sıralama bu modda kalmayı sağlar. Tanıdık olmayan bir terim ya da beklenmedik bir yerleşim ise dikkati devreye sokar, kullanıcı içeriğe değil içeriğe nasıl ulaşacağına odaklanır.
Buradaki maliyet süre olarak küçüktür, çoğu zaman bir iki saniye. Sorun tekrarda: aynı duraksama her sayfa geçişinde yaşanırsa, ziyaretçi sitenin kendisini zor bulmaya başlar ve bu izlenimi tek tek nedenlerine bağlayamaz.
1. Dar ve yatay açılır menüler
Yatay bir menüde alt bağlantılar açıldığında kullanıcı imleci yana kaydırırken çoğu zaman alt menünün dışına taşar, menü kapanır, işlem baştan başlar. Bunun nedeni dikkatsizlik değil, imlecin izlediği yolun köşegen olması ve dar bir hedef şeridinin bu yolu affetmemesidir.
Üç çözüm işe yarar: hedef alanı büyütmek (30 piksellik satır yerine 44 piksel), imleç dışarı çıktığında menüyü hemen değil 200 ila 300 milisaniye sonra kapatmak, ya da üzerine gelmeyi (hover) bırakıp tıklamayla açmak. Üçüncüsü en sağlamı. Dokunmatik ekranda hover diye bir şey zaten yoktur; hover'a dayanan menü mobilde ya çift dokunuşa dönüşür ya da hiç açılmaz.
2. Yaratıcı etiketler
Şirket içinde herkesin anladığı bir kelime, dışarıdan gelen için boş bir kutudur. "Çözümler", "Vizyonumuz", "Laboratuvar" gibi başlıklar arkasında ne olduğunu söylemez.
Pratik ölçüt basit: siteyi hiç görmemiş biri, etikete bakarak iki saniye içinde arkasındaki sayfayı tarif edebiliyor mu? Edemiyorsa etiket yaratıcı değil, belirsizdir. Kullanıcının aramada yazdığı kelimeleri menüde kullanmak sıkıcı görünür ama tıklama sonrası geri dönüş oranını düşürür.
3. Yinelenen bağlantılar: kazancı ne kadar?
Aynı sayfaya menüden, yan sütundan ve metin içinden bağlantı vermek yaygın bir alışkanlık. Tavsiye de yaygın: yinelenenleri azaltın, seçenek sayısını düşürün. Bu tavsiyenin kaç saniye kazandırdığına bakmakta fayda var.
Seçenekler arasında karar süresini modelleyen Hick yasası, süreyi seçenek sayısının logaritmasına bağlar. Yirmi bağlantılı bir sayfada iki yinelenen bağlantıyı kaldırdığınızda, model log2(21) yerine log2(19) verir: yaklaşık yüzde üçlük bir kazanç. Ölçülebilir bir fark değil.
Aynı hesap, hiyerarşi tavsiyesini de zora sokar. Yirmi bağlantıyı dörder başlık altında beşli gruplara bölerseniz kullanıcı iki karar verir, tek karar değil, ve modelin verdiği toplam süre düz listeninkinden yüksek çıkar. Hick yasasının seçeneklerin tamamının görülüp anlaşıldığı durumları modellediğini, görsel aramayı kapsamadığını da eklemek gerekir; yine de yönü doğru gösterir. Geniş ve sığ menüler, dar ve derin menülerden çoğu zaman daha hızlıdır.
O halde yinelenen bağlantıyı neden kaldırmalı? Süre için değil, belirsizlik için. İki bağlantı aynı yere gidiyorsa kullanıcı bunu bilmez ve "acaba diğeri farklı bir sayfa mıydı" diye geri döner. Asıl maliyet karar anında değil, karardan sonra ortaya çıkar.
4. Kademeli kaydırıcılar
Kaydırıcı, değerin yaklaşık olmasının yeterli olduğu yerde iyi çalışır: ses seviyesi, yakınlaştırma, geniş bir fiyat aralığı. Kullanıcının aklında kesin bir sayı varsa kötü çalışır, çünkü o sayıyı piksel hassasiyetiyle yakalamak gerekir. Adım sayısı arttıkça durum kötüleşir, 200 kademeli bir kaydırıcıda istenen değere isabet etmek şansa kalır.
Kesin değer ihtimali varsa kaydırıcının yanına yazılabilir bir alan koyun. Filtre panellerinde en çok kullanılan kombinasyon budur ve kaydırıcıyı tek başına bırakan tasarımlardan belirgin biçimde daha az terk edilir.
Kaldırılan sayfalar ve 404
Navigasyonun görünmeyen kısmı adres yapısıdır. Bir sayfa taşındığında ya da kaldırıldığında eski adres kaybolmaz: dış siteler, arama sonuçları ve kullanıcıların yer imleri onu tutmaya devam eder. Yönlendirme kurulmazsa ziyaretçi 404 sayfasına düşer ve bu, menüdeki hiçbir hatanın yaratamayacağı kadar sert bir kopuştur.
Kalıcı taşımalarda 301 kullanın; 302 geçici demektir ve arama motoru eski adresi indeksinde tutmaya devam eder. Yönlendirme tablosunu içerik yönetimine bırakmak yerine sürüm kontrolünde bir dosyada tutmak, hangi adresin ne zaman nereye gittiğini takip edilebilir kılar. 404 sayfasının kendisi de bir navigasyon ekranıdır: içine arama kutusu ve en çok ziyaret edilen birkaç başlık koyun, "sayfa bulunamadı" yazıp kullanıcıyı orada bırakmayın.