Konu Başlıkları
Yükleniyor...

Progressive Disclosure: Neyi Gizlemeli, Neyi Gizlememeli

Aşamalı Açıklama ile Arayüz Karmaşıklığını Yönetmek

Aşamalı açıklama, bir arayüzün bütün gücünü ilk ekranda göstermek zorunda olmadığı fikrine dayanır: sık kullanılan işlevler önde durur, geri kalanını isteyen açar. Kulağa basit geliyor, zor kısmı kararın kendisi. Hangi özellik önde kalacak, hangisi bir tık geriye gidecek, o tıkın bedelini kim ödeyecek?

Hangi özellik önde kalır

Yaygın ölçüt "en sık kullanılanı öne al" biçiminde kurulur, ama bu cümle iki farklı şeyi birbirine karıştırıyor. Bir özelliği kullanıcıların yüzde kaçının kullandığı ile onu kullananın günde kaç kez kullandığı aynı sayı değil. Kullanıcıların onda birinin dokunduğu bir ayar, o onda bir için her işin ortasında duruyorsa, gizlendiğindeki bedeli tek bir tık değil, gün boyu tekrarlanan onlarca tık olur.

Pratikte işe yarayan sıralama şöyle kurulur. Kişi başı kullanım sıklığı yüksek olan her şey ilk ekranda kalır, o kullanıcı grubu ne kadar küçük olursa olsun. Nadir ama acil olan da öne çıkar: geri alma, yetki değişikliği, iptal. Bunlar arandığında aranacak zaman yoktur. Geri kalanı ikinci katmana iner. Kavramın klasik tanımı ve ilk örnekleri için Jakob Nielsen'in yazısı hâlâ en derli toplu kaynak.

İkinci katman bir hareket uzakta durur

Gizlenen kısmın maliyeti, ona ulaşmak için gereken iş kadardır. Tek tıkla açılan bir panel ucuzdur. İki menü ve bir sekme arkasına konmuş ayar ise kullanıcı için pratikte yok demektir; destek kaydı açılana kadar kimse onu bulmaz.

Üçüncü bir seviyeye ihtiyaç duyduğunuzu düşünüyorsanız sorun derinlikte değil, gruplamadadır. O kadar çok seçenek bir yere sığmıyorsa, seçenekler yanlış yerde toplanmış demektir; çözüm bir katman daha eklemek değil, kümeleri yeniden kurmak.

Etiket de kararın parçası. "Gelişmiş Ayarlar" dürüst bir ad, ama yalnızca içindekiler gerçekten birbirine benzemiyorsa. Panelde sadece dil ve saat dilimi varsa adı "Dil ve saat dilimi" olacak. "Gelişmiş" demek, kullanıcıyı aramadığı bir yere davet etmektir.

Adım adım form, aynı şey değil

Kademeli açıklama, yani işi sırayla ekranlara bölmek, aşamalı açıklamayla karıştırılıyor. Bölmek yükü gerçekten azaltır, ama her adım kendi terk oranını getirir ve bu oranlar toplanmaz, çarpılır.

Beş adımlı bir formda her adımı kullanıcıların yüzde doksanı geçiyorsa sona varan oran 0,9'un beşinci kuvveti, yani yüzde elli dokuz. Adım başına yüzde doksan beşe çıkardığınızda bile sonuç yüzde yetmiş yedi civarında kalır. Tek tek bakıldığında her adım iyi görünür, toplamda kullanıcıların yarısına yakını yolda kaybolur.

Bu çarpım, "adımları basitleştir" tavsiyesini "adım sayısını azalt" tavsiyesinin arkasına koyar. İki adımı birleştirmek, iki adımı da güzelleştirmekten daha çok iş görür.

Gizlemek, kaldırmak değildir

Kapalı bir panel bilişsel yükü azaltır, sayfanın ağırlığını azaltmaz. İçindeki alanlar hâlâ DOM'da, hâlâ formun bir parçası, hâlâ doğrulamaya giriyor. Panel kapalıyken tetiklenen bir zorunlu alan hatası, kullanıcıya göremediği bir şeyi düzelttirmeye çalışır ve form sonsuza kadar gönderilmez (canlıda rastladığım aşamalı açıklama hatalarının en sık biçimi bu).

Düzeltmesi iki satır: doğrulama hatası, hatalı alanı taşıyan paneli kendiliğinden açacak; ya da o alan zorunluysa zaten ikinci katmanda durmayacak. Zorunlu alan tanım gereği sık kullanılan alandır. Aşamalı açıklama bir sadeleştirme hilesi değil, hangi işin kimin için sık olduğuna dair bir karar.