Site İçi Arama Logları: Neyi Kaydettiğiniz Ne Öğreneceğinizi Belirler
Arama kutusu, ziyaretçinin ne istediğini kendi kelimeleriyle yazdığı tek yer. Çoğu sitede bu kayıtlar ya hiç tutulmuyor ya da tutulan tek şey sorgu metni oluyor. İkisi de aynı kapıya çıkıyor: elinizde kelime listesi olur, karar verecek veri olmaz. Log analizinin işe yarayıp yaramaması, analiz yönteminden önce logun şemasına bağlı.
Analize başlamadan önce: logda ne var?
Sorgu metnini tek başına saklayan bir log, sorabileceğiniz soruların çoğunu baştan kapatıyor. Kaç sonuç döndüğünü bilmiyorsanız sonuçsuz aramaları ayıramazsınız; oturum kimliği yoksa aynı kişinin üst üste yaptığı denemeleri göremezsiniz. En azından şunlar aynı satırda dursun:
- sorgu metni ve zaman damgası
- dönen sonuç sayısı
- oturum kimliği (kullanıcı kimliği değil, oturum yeter)
- tıklanan sonucun kaçıncı sırada olduğu, hiç tıklanmadıysa boş
- arama sırasında aktif olan filtre veya kategori
Sonuç sayısını sorgu anında yazmanın sebebi şu: sonradan aynı sorguları yeniden koşup sayı üretmeye kalkarsanız, aradan geçen sürede içerik eklendiği, silindiği, dizin yeniden kurulduğu için bambaşka rakamlar bulursunuz. Geçmişe dönük üretilen bu sayı, kullanıcının o an gördüğü şeyi değil bugünkü dizini anlatır. Beş alanlı bir tablo ve arama sorgusunun yanına bir insert, bunun için üçüncü parti araca ihtiyaç yok.
Sonuçsuz aramalar ve oranın yanıltıcı tarafı
Sonuçsuz arama listesi, elinizdeki en doğrudan içerik boşluğu göstergesi. Ama ham liste gürültülü: yazım hataları, tek harflik denemeler, botlar, arama kutusuna yapıştırılmış sipariş numaraları. Bir terimi ciddiye almak için farklı oturumlardan kaç kez geldiğine bakın, toplam sayısına değil.
Asıl tuzak oranda. Sonuçsuz arama oranınız yüzde onbeşten beşe düştüğünde ne oldu? Eşleşmeyi gevşetmiş, kısmi kelime aramasını açmış olabilirsiniz. O durumda sorgu artık sonuç döndürür, kullanıcı hâlâ aradığını bulamaz, metrik ise iyileşmiş görünür. Bu yüzden sonuçsuz oranını tek başına izlemek yerine yanına sonuç sayfasında hiç tıklama almayan aramaların oranını koyun. Birincisi düşerken ikincisi yükseliyorsa, çözdüğünüz şey sorun değil ölçüydü.
Kullanıcının kelimesi, sitenin kelimesi
Loglar çoğu zaman şunu gösterir: insanlar sizin kullandığınız terimi aramıyor. Eş anlamlı eşlemesi ve öne çıkarılan sonuç tanımı bunu hızlıca kapatır, ama bir yama olduğunu unutmamak gerekir. Bir terim eş anlamlı listesinde aylarca duruyorsa, orada aslında yanlış adlandırılmış bir kategori var ve doğru hamle kategoriyi yeniden adlandırmak.
Bir e-ticaret projesinde logu açtıktan iki hafta sonra, en çok aranan terimin sitedeki hiçbir menü ve kategori adında geçmediğini gördük; iki kategoriyi yeniden adlandırmak, o ay yayınladığımız içeriklerin tamamından daha fazla iş gördü.
Ardışık sorgular ne anlatır?
Oturum kimliği kaydediyorsanız asıl bilgi burada. Aynı oturumda birbiri ardına gelen sorgulara bakın. Kısa bir sorgudan uzun bir sorguya geçiş genelde daraltma niyetidir, kullanıcı çok sonuç almış ve eliyor. Tersi, yani uzun ve tam cümleden tek kelimeye inme, çoğunlukla pes etmenin izi: aradığını bulamayınca daha genel bir şeye tutunuyor.
Peki insanlar filtre kullanabilecekleri yerde neden arama yapıyor? Marka adını, bedeni, yılı arama kutusuna yazan bir kullanıcı grubu görüyorsanız, o filtreler ya yok ya da bulunamıyor. Bu, arama motorunuzla ilgili değil listeleme sayfanızla ilgili bir bulgu.
Arama kutusu bir serbest metin alanıdır
Kullanıcılar oraya sipariş numarası, telefon, e posta, bazen daha fazlasını yazıyor. Yani arama logu, tasarlamadığınız halde kişisel veri toplayan bir alan haline geliyor ve KVKK açısından da öyle değerlendirilir. Pratik çözüm basit: belirli uzunluğun üstündeki rakam dizilerini ve e posta kalıbına uyan metni kayıt anında maskeleyin, saklama süresini belirleyin, analizi toplulaştırılmış veri üzerinde yapın. Kaydetmediğiniz veriyi korumak zorunda kalmazsınız.
Üç aylık rapor değil, haftalık liste
Arama logu analizini dönemsel bir rapor işi gibi kurmak, elde ettiğiniz sinyalin en değerli özelliğini çöpe atıyor. Sonuçsuz bir arama, o hafta bir şeyin eksik olduğunu söyler; üç ay sonra hazırlanan sunumda aynı satır yalnızca bir istatistik. Haftada bir bakılan yirmi satırlık sonuçsuz sorgu listesi, çeyrek sonunda çıkan yüz sayfalık analizden daha çok karar üretir. Büyük analizi yılda bir yapın, listeyi her hafta okuyun.