UX'te Storyboard: Nasıl Kurulur, Nerede Durur
Storyboard, bir kullanıcı senaryosunu birkaç kareye bölüp her karenin altına iki satır not düşmektir. Değeri çizim kalitesinden değil, ekipteki herkesin aynı sahneyi aynı sırada görmesinden gelir. On dakikada çizilir, yanlışsa buruşturulup atılır.
Sözle anlaşamadığınız yeri görünür kılar
"Kullanıcı bildirimi görüyor" cümlesi toplantıdaki beş kişinin kafasında beş ayrı sahne kurar. Biri kilit ekranını düşünür, biri uygulama açıkken beliren bir şeridi, biri e-postayı. Cümle aynı olduğu için kimse itiraz etmez; herkes anlaştığını sanarak toplantıdan çıkar.
Aynı adımı bir kareye çizdiğinizde seçim yapmak zorunda kalırsınız. Telefon kilitli mi, kullanıcı yürüyor mu, ekranda başka ne var? Storyboard'un işi bu soruları tasarım aşamasında sormaktır. Geliştirme başladıktan sonra aynı sorular çok daha pahalıya sorulur.
Journey map ile aynı iş değil
Journey map bir ürünle kurulan ilişkinin tamamını döker: temas noktalarını, memnuniyet eğrisini. Kapsamlı olduğu için hazırlaması günler alır ve hazırlandıktan sonra sürekli güncellenmesi gereken bir belgeye dönüşür. Storyboard ise tek bir senaryonun birkaç dakikasını anlatır, ömrü çoğu zaman bir toplantı kadardır.
Seçim yaparken sorulacak soru şu: elinizdeki problem "kullanıcı bizimle nerelerde karşılaşıyor" mu, yoksa "şu adımda tam olarak ne oluyor" mu? Birincisi journey map ister. İkincisinde journey map çıkarmak, tek bir hatayı bulmak için tüm sistemi baştan belgelemeye benzer.
Dört adımda kurulur
- Kimin hikâyesi olduğunu tek cümleyle yazın: hangi kullanıcı, hangi durumda, ne yapmaya çalışıyor.
- Adımları önce yazıyla sıralayın. Sıra doğru olmadan çizime geçmeyin, çünkü kareler çizildikten sonra araya adım sokmak zahmetlidir.
- Her adımı kabaca çizin. Çöp adam yeterli.
- Karelerin altına bir iki satır not düşün: kullanıcı ne yapıyor, ortamda ne var.
Üçüncü adımdaki "kabaca" bir alçakgönüllülük değil. Eli düzgün çizen biri storyboard'u güzelleştirdiğinde ekip "burası yanlış" demekte zorlanır, harcanan emeğe laf söylemiş gibi hisseder. Kötü çizim eleştiriyi ucuzlatır, bu da storyboard'un asıl amacıdır.
Kaç kare, kaç storyboard?
Yaygın tavsiye her kullanıcı yolu için ayrı bir storyboard hazırlamaktır. Kulağa düzenli gelir ama kendi sınırını söylemez: üç persona ve her biri için dört senaryo, on iki storyboard eder. Bir toplantıda bunların en fazla ikisi üçü gerçekten tartışılır, geri kalanı duvarda asılı kalır.
O yüzden çizime başlamadan önce hangi senaryonun tartışılacağına karar vermek gerekir. Kare sayısında da benzer bir üst sınır var. Sekiz kareyi geçen bir storyboard tek bakışta kavranmaz; o noktada elinizdeki şey resimli bir akış şemasıdır ve akış şeması olarak okunması zaten daha kolaydır.
Kağıtta bırakın
Storyboard tavsiyelerinde sık rastlanan bir çelişki var. Bir yandan "kolay değiştirebileceğiniz biçimde hazırlayın, post-it kullanın" denir, diğer yandan "dijitalleştirin, ekiple paylaşın, arşivleyin". İkisi aynı anda olmaz. Bir çalışmayı dosyaya çevirdiğiniz anda onu güncel tutma sorumluluğu doğar, o sorumluluğu da kimse üstlenmez.
Storyboard'u genelde duvarda bırakırım, fotoğrafını çekip toplantı notunun altına eklerim, o kadar. Wiki'ye konan storyboard'un en kötü tarafı eskimesi değil, eskidiğini belli etmemesidir: altı ay sonra biri onu açar, hâlâ geçerli sanar ve o akışa göre ekran tasarlar.