UX Ekibi Kurmak ve Elde Tutmak: Pratik Bir Çerçeve
Bir UX ekibinde zor olan kısım kurmak değil, ikinci yılında hâlâ ayakta tutmak. İşe alım tarafı görece çözülmüş bir iş: yapılandırılmış mülakat, gerçek bir portfolyo konuşması, kısa bir uygulama egzersizi. Kayıplar sonra başlıyor, kararın nerede alındığı belirsizleştiğinde.
İşe alımda neyi ölçtüğünü bil
Her adaya aynı soruları sor ve aynı ölçütle puanla. Gerekçesi adalet söylemi değil, çok daha sıradan bir şey: farklı sorularla ilerlediğinde adayları değil, adaylara dair hatıralarını karşılaştırırsın. Pozisyonun gerçekten ne yapacağını üç maddeye indir, sorularını o üç maddeden türet.
Portfolyo konuşmasında sunumu dinlemekle yetinme. En iyi soru şudur: bugün aynı problemi alsan neyi değiştirirdin? Cevap veremeyen aday işi anlatıyordur, yapmamıştır.
Uygulama egzersizi verirken
Sekiz saatlik ev ödevi yetkinliği ölçmez, boş zamanı ölçer. Bakmakla yükümlü olduğu biri olan ya da tam zamanlı çalışan adayları sistemden eler, sonra da havuzun neden daraldığına şaşırılır. Egzersizi iki saatte bitecek şekilde kur, ya da adayın geçmişte çözdüğü gerçek bir problemi birlikte yeniden aç. Bir ekipte ödevi iki saate indirdiğimizde değerlendirme kalitesinde hiçbir şey kaybetmedik, sadece son tura kalan aday sayısı arttı.
"Kültüre uyum" derken ne kastediliyor
İşe alım kılavuzlarının çoğu aynı listede iki şey ister: kültürel uyum ve çeşitlilik. Bu ikisi tarif edildikleri haliyle birbirine ters çalışır. Uyum kriteri pratikte tanımsız bırakılır ve tanımsız kriter, değerlendiricinin kendine benzeyen adayı seçmesiyle doldurulur. Sonuç, çeşitlilik hedefinin mülakat odasında sessizce iptal edilmesidir.
Çözüm kriteri kaldırmak değil, yazıya dökmek. Ekibin gerçekten ihtiyaç duyduğu davranışları isimlendir: araştırma bulgusu kendi önerisini çürüttüğünde ne yapıyor, geri bildirimi nasıl veriyor, kararını gerekçelendirmeye üşeniyor mu. Bunlar sorulabilir ve puanlanabilir şeyler. "Bana pek uymadı" ise puanlanamaz; o cümlenin veto yetkisi olmamalı.
Elde tutmak işe almaktan ucuz
Otonomi vermek istiyorsan hangi kararların eskale edilmeden alınabileceğini yaz. Yazılmamış otonomi, ilk itirazda geri alınan otonomidir. Aynı şekilde gelişim bütçesi konferans biletinden ibaret kalmasın; kişinin daha önce yapmadığı bir işi gerçek bir projede üstlenmesi, çoğu eğitimden hızlı sonuç verir.
Ücret bandını yılda bir kez kendi inisiyatifinle gözden geçir. Karşı teklifle tutulan kişi kalmaz, gecikir. Ayrılma konuşmasına gelindiğinde neden çoktan olgunlaşmıştır ve para o nedenin sadece görünen yüzüdür.
Asıl neden: kararın alındığı odada olmamak
Tasarımcılar çoğunlukla düşük maaş yüzünden değil, çıktılarının nereye gittiğini göremedikleri için ayrılır. Yapılan kullanıcı testinin bulguları sunumda alkışlanıp iki hafta sonra kimse tarafından hatırlanmıyorsa, o ekip zaten kaybedilmiştir.
Bunun somut panzehiri kurumsal bir UX olgunluk programı değil, daha küçük bir alışkanlık: her önemli üründe kararı ve dayandığı bulguyu tek satırlık bir izle bağla, bu izi ekibin görebileceği yerde tut. İkinci panzehir masadaki ağırlıkla ilgili. Bir arayüz önerisinin geliştirme tarafında ne anlama geldiğini tahmin edebilen ekip tartışmayı zevk meselesi olmaktan çıkarır; "bu akış daha temiz" yerine "bu akış mevcut servisi değiştirmeden çıkar" diyebilmek, önerinin kabul oranını belirgin biçimde değiştirir.
İK ile ilişki de bu noktada işe yarar hale gelir. Aday havuzunu genişletmek için değil, ilan metnindeki rol tanımının ekibin gerçekte yaptığı işle aynı şeyi söylediğinden emin olmak için.