Konu Başlıkları
Yükleniyor...

Ürün Lideri Gibi Düşünmek UX İçin Ne Anlama Geliyor

UX Önerisini Önceliklendirme Diline Çevirmek

UX ekiplerine sık verilen tavsiye şu: ürün lideri gibi düşün. Tavsiyenin kendisi doğru, ne demek olduğu genelde boşta bırakılıyor. Pratikte tek bir şeye iniyor, kararın alındığı odada o odanın diliyle konuşmaya. O dil önceliklendirme ve maliyet dili; tasarım kalitesi dili değil.

Ürün lideri aslında neye karar veriyor

Masadaki soru "bu ekran daha iyi mi" değil. Soru şu: önümüzdeki çeyrekte iki mühendisi nereye koyacağız, hangi müşteri segmentini bir süre daha bekleteceğiz, hangi işi hiç yapmayacağız. Bir tasarım önerisi bu sorulara temas etmiyorsa gündem maddesi olmaz, iyi niyetli bir ek olarak kalır.

Çevirinin kendisi zor değil. "Onboarding akışını sadeleştirelim" cümlesi, "ilk hafta terk oranının üçte biri ikinci adımda oluşuyor, buraya bir sprint ayırırsak destek biletlerinin bir kısmı da düşer" haline geldiğinde aynı öneri bambaşka bir ağırlık kazanır. İkincisi daha doğru olduğu için değil, karşı tarafın karar verirken kullandığı birimlerle yazıldığı için.

"Ölç ve göster" tavsiyesinin sessiz sınırı

UX'ten değerini sayıyla kanıtlaması istenir, sonra sayının gelmesi beklenir. Ölçmenin kaç kullanıcıya mal olduğunu kimse söylemez. Dönüşüm gibi ikili bir metrikte, yüzde 5 taban üzerinde 1 puanlık artışı makul bir güvenle görebilmek için kol başına kabaca yedi bin ziyaretçi gerekir. Aradığınız etkiyi yarıya indirin, gereken örneklem dörde katlanır: otuz bin civarı. Örneklem etkinin karesiyle ters orantılı büyüyor, doğrusal değil.

Peki ürününüz ayda otuz bin ziyaretçi görmüyorsa? Çoğu B2B üründe durum tam olarak bu. O zaman A/B testi kanıt aracı olmaktan çıkar, kararı geciktiren bir ritüele döner. Görev tamamlama süresi ya da adım sayısı gibi sürekli metrikleri ölçmeyi tercih ederim; aynı güveni çok daha az kullanıcıyla verirler ve on kişilik moderasyonlu bir oturumdan çıkarılabilirler.

Tutan argüman organizasyona göre değişiyor

Veri odaklı bir şirkette öneriyi metrik hipotezi olarak sunmak işe yarar, çünkü orada zaten herkes öyle konuşuyor. Mühendislik ağırlıklı bir yapıda aynı sunum soğuk karşılanır; orada tutan argüman maliyettir. Kaç ekran daha az, kaç durum daha az, destek kuyruğundaki hangi tekrarlayan soru kapanıyor. Lighthouse skoru gibi herkesin tartışmasız kabul ettiği bir sayı varsa, tasarım tarafının o sayıya dokunduğu yeri göstermek tek başına yeter.

Ürün öncelikli şirketlerde ise en zayıf argüman metriktir. Oradaki soru konumlandırma: bu deneyim bizi rakipten hangi somut anda ayırıyor? Cevap "daha temiz arayüz" ise ortada argüman yok demektir.

Ya odaya hiç çağrılmıyorsanız

Çoğu UX ekibinin asıl şikâyeti geç çağrılmak. Toplantıya girmenin en ucuz yolu, o toplantının ihtiyaç duyacağı sayıyı toplantıdan önce getirmek. Önceliklendirme tartışması yapılacağını biliyorsanız, gündemdeki maddelerden birinin kullanıcı tarafındaki maliyetini bir sayfada hazırlayıp önceden göndermek bir sonraki takvim davetini kendiliğinden getirir. Rol tanımını değiştirmeye çalışmaktan çok daha hızlı işler, üstelik kimseden izin gerektirmez.