Web İçin Yazmak: Tarayan Okuyucuya Göre Metin Kurmak
Web sayfasındaki metni kimse baştan sona okumuyor. Okuyucu sayfayı gözüyle tarar, aradığı cevabı arar, bulamazsa çıkar. Bu yüzden web yazısında asıl iş cümleyi güzelleştirmek değil, cevabı bulunur hale getirmek. Yapay zekâya yazdırılmış metinlerin sorunu da dil bozukluğu değil: her paragraf aynı ağırlıkta göründüğü için hiçbir yer öne çıkmaz.
Tarama bir okuma biçimi değil, arama biçimi
Sayfaya gelen kişi genelde elinde bir soruyla gelir. Başlıklar, kalın kelimeler ve liste girişleri onun için metnin süsü değil, bir çeşit içindekiler listesi: gözü bunların üzerinden atlayarak sorusunun geçtiği yeri arar. Peki ya aradığı kelime hiçbir başlıkta geçmiyorsa? O zaman metnin ne kadar düzgün yazıldığı fark etmez, sayfa onun için boştur.
Başlık yazarken konuyu değil, sorusu olan kişinin kullandığı kelimeyi yaz. Bölümün adı Dil Kullanımının Önemi olduğunda kimse orada durmaz; Cümleler Ne Kadar Uzun Olmalı olduğunda durur.
Yapay zekâ metinlerinde eksik olan şey vurgu
Üretilen metinler çoğunlukla gramer olarak temizdir. Kusur başka yerde: paragraflar üç dört cümlelik eşit bloklar halinde dizilir, her bölüm bir özet cümlesiyle kapanır, hiçbir cümle diğerinden daha önemli görünmez. İnsan yazısı böyle akmaz; bir yerde yazar hızlanır, bir yerde tek cümleyle keser, bir yerde örneğe girip uzatır.
Bu tür bir metni düzeltmenin yolu baştan kısaltmak değil. Metni ikiye bölsen hangi yarısını atardın? O soruya cevap verebiliyorsan, atılacak yarı zaten vurgunun olmadığı yarıdır. Veremiyorsan, metin bir iddia taşımıyor demektir ve kısaltmak onu sadece daha hızlı okunan bir dolgu yapar.
Anahtar kelime yoğunluğu neyi ölçmez
Yoğunluğu yüzde bir ile iki arasında tut tavsiyesi hâlâ dolaşıyor. Oysa yoğunluk bir orandır: kelimenin geçiş sayısı bölü toplam kelime sayısı. 1000 kelimelik bir yazıda anahtar kelime 10 kez geçiyorsa oran yüzde 1. Aynı yazıyı 500 kelimeye indirip o 10 geçişi olduğu gibi bıraktığında oran yüzde 2 olur, tek kelimeye dokunmadan.
Yani metni sadeleştirme tavsiyesiyle yoğunluk aralığı tavsiyesi aynı sayıyı ters yönlerden çekiyor. Ölçtüğün şey yazının konusu değil, uzunluğu. Yoğunluk sayan bir araca ihtiyacın yok: başlıkta ve ilk paragrafta konunun adı geçiyor mu diye bak, metnin kalanında aynı kelimeyi zorlamadan yaz. Konuyu gerçekten anlatan bir yazıda o kelime kendiliğinden yeterince geçer.
Ters piramit nerede çalışmaz
Cevabı başa almak, detayı sona bırakmak çoğu sayfada doğru. Peki ya sayfa iki aracı karşılaştırıyorsa, ya da bir kurulumu adım adım anlatıyorsa? Sıralı bir işlemde sonucu başa aldığında okuyucu üçüncü adımdan başlamaya kalkar ve geri dönüp birinciyi arar.
Ters piramit, tek bir soruya tek bir cevabı olan sayfalarda işe yarar: ne zaman, kaç para, hangisi. Süreç anlatan sayfalarda sıra bozulmaz, oraya en fazla başa iki satırlık bir sonuç özeti konur. İkisini aynı kural sayıp her sayfaya uygulamak, tarama davranışına uyum değil, şablon uygulamaktır.