Kullanılabilirlik Testinde Anketin Ölçemediği Şey
Anket kullanıcının ne düşündüğünü ölçer, kullanılabilirlik testi ne yaptığını. İkisi çoğu zaman aynı yeri göstermez: aynı kişi formda arama kutusundan memnun olduğunu yazar, ekranda üç denemede aradığı ürüne ulaşamaz. Aradaki fark ancak birine gerçek bir görev verip sustuğunuzda görünür.
Fikir toplamak davranışı ölçmez
Anket ve odak grubu size katılımcının hatırladığı ve söylemeye razı olduğu şeyi verir. İkisi de zayıf kaynaktır: insan kendi davranışını olduğu gibi hatırlamaz, hatırlasa da makul görüneni aktarır. Panellerden gelen alışkın katılımcı tipi ise ayrı bir sapma üretir, çünkü form doldurmaya alışmış biri hedef kitlenizin değil, araştırma düzeninin davranışını taşır.
Pratik sonucu şu: “sitede aradığımı kolayca buluyorum” cevabı, aynı kişi test sırasında ürünü bulamamış olsa bile gelir. Ölçmek istediğiniz şey görev başarısıysa sorulacak bir şey yok, izlenecek bir şey var.
Otomatik araçların gördüğü ve görmediği
Kırık bağlantı taraması, HTML doğrulama, PageSpeed Insights ya da GTmetrix ucuz ve işe yarar araçlardır, ama ölçtükleri şey kullanılabilirlik değildir. Sayfanın 1,2 saniyede açılması, menüdeki etiketin kullanıcının kafasındaki kelime olduğunu göstermez. Erişilebilirlik tarafında da otomatik denetçiler ihlallerin ancak bir bölümünü yakalar: alt metnin var olduğunu görürler, o metnin görseli anlatıp anlatmadığını göremezler.
“Kaç tıklamada tamamlandı” metriği de tek başına yanıltır. Kullanıcıyı yanlış şeride sokan bir menü, üç tıklamada biten ama baştan hedefi ıskalayan bir yolculuk üretir. Doğru soru kaç adım olduğu değil, her adımda kullanıcının bir sonrakini tahmin edip edemediğidir.
Görev yazmak soru yazmaktan zordur
İyi görev, kullanıcının kendi hayatında yapacağı iştir ve cevabı görev metninde geçmez. “Arama kutusunu kullanarak kırmızı koşu ayakkabısı bulun” bir görev değil, talimattır; ölçmek istediğiniz davranışı kullanıcıya siz vermiş olursunuz. Yerine hedefi verin: “Önümüzdeki hafta koşuya başlıyorsunuz, bu siteden ayakkabınızı alın.” Sonra susun. Kullanıcı takıldığında müdahale etme isteğinizin en güçlü olduğu an, verinin geldiği andır.
Beş kullanıcı meselesi
Beş kullanıcının sorunların çoğunu bulacağı fikri Nielsen ve Landauer'in modelinden gelir ve arkasında tek bir formül vardır: n kullanıcıyla bulunan sorun oranı 1 - (1 - L)^n. Buradaki L, tek bir kullanıcının ortalama olarak yakaladığı sorun oranı. Yaygın kabul olan L = 0,31 ile beş kullanıcı %85 civarına çıkar, on kullanıcı %97'ye (bu sayının nereden geldiği hiç sorulmadan tekrarlanmasını fazla buluyorum).
Formülün asıl şartı gözden kaçıyor: L tek bir kullanıcı grubu ve birbirine benzeyen görevler için tanımlıdır. Sitenizde belirgin biçimde farklı üç kitle varsa, örneğin ilk kez gelen alıcı, düzenli müşteri ve kurumsal satın almacı, beş kişiyi bölüştürdüğünüzde grup başına iki kullanıcı düşer ve o gruptaki sorunların ancak %52'sini görürsünüz. Yani beş sayısı toplam değil, grup başınadır. Kitleniz gerçekten tekse beş kişi fazlasıyla yeter; değilse beşi bölmek testi ucuzlatmaz, sonucu bozar.
Kısa, sık ve gerçek
Tek seferlik büyük test yerine küçük ve tekrarlı test yapın: beş kişi, bir saat, üç görev, aynı hafta içinde düzeltme. Kayıt için özel yazılım şart değil, paylaşılan ekran ve sıradan bir ekran kaydedici yeterli. Kayıtları izlerken not alacağınız şey kullanıcının yorumu değil, duraksadığı saniyedir.