Web Sitesinde Güven Sinyalleri ve Gerçek Karşılıkları
Ziyaretçi sayfayı okumadan önce bir kanaate varıyor ve bu kanaat çoğunlukla değişmiyor. Güveni kuran dört şey var: sayfanın kendisi, saklanmayan bilgi, gerçek içerik ve siteden dışarı uzanan izler. Dördü de tasarım kararıdır, hiçbiri metin kutusuna yazılan bir söz değildir.
Sayfanın kendisi
Hizalanmamış kutular, iki farklı buton stili, üç farklı gri. Bunlar tek başına ölümcül değil, birikince siteye bakan kişide "burası dağınık" hissi bırakır ve o histen sonra yazdığın hiçbir garanti cümlesi tutmaz.
Somut yapılacaklar kısa: tek buton stili, tek başlık ölçeği, form alanlarında tek yükseklik. Kırık bağlantıları ayda bir tarat, imla hatalarını düzelt. Renk seçiminde sektöre uygunluk aranır ama asıl belirleyici kontrast; okunmayan açık gri metin, yanlış renk seçiminden daha çok zarar verir.
Saklanan bilgi güveni bitirir
Fiyat, kargo süresi, iade koşulu, adres, telefon. Bunlardan biri sayfada yoksa kullanıcı eksik bilgi olduğunu düşünmez, gizlendiğini düşünür. "Fiyat için teklif alın" formu, satış ekibini besler ama ziyaretçinin yarısını kapıda bırakır. Aralık ver, başlangıç fiyatı yaz, neye göre değiştiğini iki satırda anlat.
Formlar da aynı mantıkla sadeleşir. İletişim formunda ad, e-posta ve mesaj yeterli. Şirket adı, sektör, çalışan sayısı gibi alanları sonradan sorabilirsin; ilk temasta sorulan her zorunlu alan, formu doldurmadan çıkan kişi sayısını artırır.
İçerik uzmanlığı gösterir ya da göstermez
Bitmiş işin fotoğrafı kimseyi ikna etmiyor, çünkü herkeste var. Süreci gösteren içerik ikna ediyor: işin nasıl planlandığı, hangi aşamada ne karar verildiği, ne ters gitti ve nasıl çözüldü. Bir vaka anlatısında sayı geçiyorsa kaynağını yaz. Kaynağı olmayan yüzdeler, tam da güven kurmaya çalıştığın yerde tersini yapıyor.
Ekip fotoğrafı için stok görsel kullanma. Gülümseyen kravatlı yabancıyı ziyaretçi tanıyor, çünkü aynı adamı üç sitede daha gördü.
Dışarıya bağlanmak, ama boş değilse
Bağımsız yorum sitelerine ve sosyal hesaplara bağlantı vermek güveni artırır. Bunun bir koşulu var: bağlantının ucunda bir şey olmalı. Son paylaşımı iki yıl öncesine ait bir hesaba verilen bağlantı, hiç bağlantı vermemekten daha kötü sonuç verir, çünkü ziyaretçiyi terk edilmiş bir sayfaya götürüp geri getirir. Üç aktif kanalın var, altısına birden bağlanma.
Aynı şey yorumlar için de geçerli. Yalnızca beş yıldızlı yorumların listelendiği bölüm, seçilmiş olduğu belli olduğu için okunmuyor. Düşük puanlı bir yorumun altında verilmiş ciddi bir cevap, on tane övgüden fazla iş görür.
Rozetler ve HTTPS
SSL sertifikası artık ücretsiz ve otomatik kurulabiliyor, dolayısıyla adres çubuğundaki kilit bir kalite işareti değil, taban şart. Sahte alışveriş siteleri de aynı kilide sahip. HTTPS'i kurmamak sana zarar verir, kurmak ise tek başına puan kazandırmaz (rozet koleksiyonunu da uzun süredir süs olarak görüyorum).
Üçüncü parti güven rozetlerinin bir maliyeti daha var: çoğu, kendi sunucusundan JavaScript yükler. Sayfanın altına yerleştirilen bir rozet, kullanıcı oraya varmadan önce bağlantı kurar, ölçtüğün yükleme süresini uzatır. Yavaş açılan sayfada güven rozeti göstermek, geç gelen özürle aynı işi görür. Rozetten önce sayfanın ilk boyanma süresini ölç; iki saniyeyi aşıyorsa çözülecek problem rozet değil.
Öncelik sırası
Hepsini aynı anda yapmak gerekmiyor. Sıralama şöyle işler: önce sayfanın hızı ve okunabilirliği, sonra fiyat ve iletişim bilgisinin görünürlüğü, sonra süreç anlatan içerik, en son dış bağlantılar. İlk ikisi çözülmeden diğerlerine harcanan zaman geri dönmüyor, çünkü ziyaretçi o noktaya kadar zaten karar vermiş oluyor.