Konu Başlıkları
Yükleniyor...

Hipermedyada Gezinme: Kullanıcı Kontrolü Nerede Kopuyor

Hypertext ve Hipermedya Sistemlerinde Gezinme, Gösterim ve Kullanıcı Testi

Hypertext'in vaadi basit: metni baştan sona okumak zorunda değilsin, bağlantılar üzerinden kendi yolunu kurarsın. Arayüzde bu vaadin karşılığı çoğu zaman yarım çıkar. Kullanıcı bağlantıya tıkladıktan sonra nereden geldiğini ve oraya nasıl döneceğini bilmiyorsa, kazanılan özgürlük kayıp zamana dönüşür.

Serbestlik bağlantı kurmakla değil, geri dönüşle ölçülür

Bağlantı eklemek ucuzdur. Pahalı olan, kullanıcının bir kez gördüğü bilgiye ikinci kez ulaşabilmesidir. 1980'lerin sonundaki hypertext sistemlerinde tekrarlanan bulgu buydu: insanlar ileri gitmekte zorlanmıyordu, geriye dönmekte zorlanıyordu. Çoklu pencere kullanan sistemlerin daha iyi sonuç vermesinin sebebi de ekstra bir yetenek sunmaları değil, dalları aynı anda açık tutup geri dönüşü gereksiz kılmalarıydı.

Geri düğmesi geçmişi değil, tek bir yolu tutar

Tarayıcının geri düğmesi bir yığındır, ziyaret kaydı değil. A sayfasından B'ye gidip geri döndükten sonra C'ye geçersen B yığından düşer; artık geri düğmesiyle B'ye ulaşamazsın, elindeki tek yol C'den A'ya dönmektir. Kullanıcının gerçek gezinme geçmişi bir graftır, geri düğmesi o grafın sadece o anki dalını saklar. Dolayısıyla "geri dön işlevi eski bilgiye erişim sorununu çözer" cümlesi yarım doğrudur: dallanma olmayan lineer bir okumada çözer, karşılaştırma yapılan her akışta çöker.

Kullanıcıların araştırma yaparken sekme yağdırması bu yüzden düzensizlik değil, aracın eksiğini elle telafi etmektir. Karşılaştırma gerektiren ekranlarda (otel listesi, tarife tablosu, ürün varyantları) kullanıcıyı geri düğmesine mahkûm etme. Seçilenleri kalıcı tutan bir liste ya da yan yana koyan bir karşılaştırma yüzeyi, on beş satırlık bir iş, ve gezinmedeki en pahalı sorunu tamamen ortadan kaldırır.

Aynı veriyi birden fazla biçimde göstermek

Hipermedyanın klasik iddiası, kullanıcıya bar, çizgi ve pasta arasında geçiş imkânı vermenin veriyi zenginleştirdiğidir. Bu iddia olduğu gibi doğru değil. Biçim seçimi kullanıcının işi değil, veriye ait bir karardır: zaman içindeki değişim çizgi ister, kategoriler arası kıyas bar ister, pasta ise neredeyse hiçbir zaman doğru cevap değildir. Alternatif gösterim ancak kullanıcının sorduğu soru değiştiğinde anlamlıdır, tercih menüsü olarak değil.

Asıl atlanan nokta şu: gösterim değişince bağlantılar da değişmelidir. Bir bar grafiğindeki sütun ilgili kategorinin detayına açılır, aynı verinin zaman serisi ise ilgili döneme. Aynı hedefe bağlanan iki farklı grafik, ikisinden birinin fazlalık olduğunu gösterir.

Her yeni biçim, yeni bir okuma alışkanlığı ister

İlk sinema seyircisinin sabit kadraja alışması zaman aldı, ilk web kullanıcısının altı çizili mavi metnin tıklanabilir olduğunu öğrenmesi de öyle. Bugünkü karşılığı sonsuz kaydırma, kart yığınları ve kaydırmayla açılan panellerdir. Buradan çıkan sonuç "kullanıcıyı eğitmek gerekir" değil. Bir arayüz kullanım kılavuzu, karşılama turu veya ipucu balonu gerektiriyorsa, öğretilmesi gereken şey zaten arayüzün eksiğidir.

Ne ölçeceğine karar vermeden test etme

Hipermedya sistemlerinde "görev tamamlandı mı" sorusu çok kaba bir ölçüttür, çünkü kullanıcı yeterince inatçıysa kötü bir yapıda da hedefe varır. Anlamlı olan üç sayı var: daha önce görülen bir sayfaya dönüş kaç adım sürüyor, aynı sayfaya kaç kez uğranıyor (döngü sayısı), ve kullanıcı kaçıncı adımda menüyü bırakıp arama kutusuna kaçıyor. Üçüncüsü en açık sinyaldir. Aramaya erken kaçış, gezinme hiyerarşisinin kullanıcının kafasındaki modelle örtüşmediğini söyler.

Birkaç yüz sayfayı geçen bir turizm rehberinde ya da katalogda arama kutusunu kategori ağacından daha güvenilir bulurum: ağaç, içeriği üreten ekibin zihin haritasını yansıtır ve o harita hemen her zaman kurumsal bölümlenmeye göre kurulur, arama ise kullanıcının kendi kelimesini kabul eder. Ağaç yine dursun, ama trafiği taşıyacak yapı o değil.

Çok yazarlı içerikte önce bağlantılar bozulur

Birden fazla yazarın aynı gövdeye yazdığı sistemlerde metin yaşlanmaz, bağlantılar yaşlanır. Bir sayfa taşınır, başlığı değişir, adresi kısaltılır ve ona işaret eden on beş bağlantı sessizce ölür. Hypertext'in tek gerçek felaketi budur: kırık bir bağlantı, kötü yazılmış bir paragraftan çok daha hızlı güven kaybettirir. Bağlantı taramasını haftalık bir işe bağla ve raporu içeriği yazan kişiye göster, teknik ekibe değil.