Konu Başlıkları
Yükleniyor...

İçerik Önceliklendirme: Vurgu Seviyeleri ve Popülerlik Tuzağı

Web Sitesinde Önceliklendirme: Sinyal Seçimi, Vurgu ve Sıralama

Bir sayfada her öğe dikkat çekmeye çalışıyorsa kullanıcı neye bakacağını bilemez, çoğu zaman da en üsttekine tıklar. Önceliklendirme iki ayrı iştir: hangi içeriğin öne çıkacağına karar vermek, sonra bu kararı tasarımda görünür kılmak. Zor olan kısmı ikincisi değil, birincisi; çünkü seçtiğin sinyal zamanla sonucun kendisini de değiştirir.

Öne çıkacak içeriği neye göre seçersin

Pratikte dört kaynak var ve hepsi aynı işe yaramaz:

  • Editoryal seçim: bir insan bakar, karar verir. Yavaş ama isabetli.
  • Satış ya da kullanım verisi: en çok satan, en çok okunan, en çok indirilen.
  • Anlık trafik: şu an ilgi çeken sayfalar.
  • Yenilik: son eklenen içerik, "yeni" etiketiyle.

Sayısı az olan vitrin alanlarında editoryal seçim kazanır: ana sayfanın ilk ekranı, kategori başı, bülten manşeti. Uzun listelerde insan eli yetmez, orada veriyle sıralamak gerekir. Anlık trafiği ana sayfaya bağlamak ise genelde kötü fikir; sayfa her ziyarette değişirse geri dönen kullanıcı dün bulduğu şeyi aynı yerde bulamaz ve mekânsal hafızası silinir.

Popülerlik sinyali kendi kendini besler

"En çok satanı üste koy" tavsiyesinin ilk haftası doğru çalışır. İkinci haftada ürün üstte olduğu için daha çok satmaya başlar, daha çok sattığı için üstte kalır. Artık liste talebi değil yerleşimi ölçüyor.

Bunun pratik çaresi sıralamayı bırakmak değil, sinyali pozisyona göre normalize etmek: bir öğenin tıklanma oranını kendi bulunduğu sıranın ortalama tıklanma oranına bölüp karşılaştır. İkinci sıradaki ürün ikinci sıranın ortalamasının iki katını alıyorsa gerçekten talep görüyor; birinci sıradaki ürün birinci sıranın ortalaması kadar alıyorsa sadece orada duruyor. Bir de vitrinde küçük bir kota ayır, oraya hiç gösterilmemiş içerik girsin; yoksa yeni eklenen hiçbir şey ölçülebilir veri üretemez.

Üç vurgu seviyesi yeter

Vurgu göreli okunur. Bir öğe kendi başına "önemli" görünmez, komşusundan farklı göründüğü kadar görünür. Dolayısıyla kaç seviye tanımlarsan tanımla, göz ancak birkaç tanesini ayırt eder: birincil, ikincil, geri kalan. Dördüncü seviyeyi ekleyen tasarımcı genelde ikinciyi zayıflatmış olur.

Bir seviye için tek kanal kullan. Aynı bloğa hem büyük punto, hem arka plan rengi, hem ikon, hem çerçeve koyunca vurgu artmıyor, sadece gürültü artıyor.

Uygulama tarafında öncelik bilgisini içeriğin gövdesine gömmek yerine ayrı bir ağırlık alanında tutmayı tercih ederim. Vitrin şablonu değiştiğinde yüz yazıyı elden geçirmek yerine tek sorguyu değiştiriyorsun, ayrıca sıralamayı geriye dönük test edebiliyorsun.

Alfabetik sıralama bir öncelik kararı değildir

Alfabetik sıra, karar vermemenin nazik yolu. Yalnızca bir koşulda doğrudur: kullanıcı aradığı öğenin adını biliyorsa. Ülke listesi, marka listesi, kişi dizini alfabetik olmalı, çünkü orada kullanıcı tarama değil arama yapıyor. Kullanıcı ne istediğini bilmiyorsa alfabetik sıra işi tamamen tesadüfe bırakır; "Ankara" ile başlayan hizmet ilk olur, nedeni de harf.

Nereden başlanır

Sayfanın en değerli iki alanını işaretle, oraya ne gireceğinin kuralını bir cümleyle yaz ("editör seçimi", "son 30 günün en çok dönüşen üç ürünü"), geri kalan her şeyi tek bir ikincil seviyeye indir. Kuralı yazılı tutmanın faydası şu: altı ay sonra o alanda ne olduğunu değil, neden olduğunu tartışabiliyorsun.