Farklı Kullanıcı Görevlerini Tek Arayüzde Karşılamak
Aynı ekrana gelen iki kullanıcı çoğu zaman aynı şeyi istemez. Biri kaldığı yerden devam etmek ister, diğeri hiç başlamamıştır ve ne olduğunu bilmek istemez. Arayüz ikisine de tek bir varsayılan sunar, o varsayılanın kimin lehine kurulduğu tasarımın asıl kararıdır.
Görevler, kullanıcılar değil
Segmentasyon genelde kişi üzerinden kurulur: yeni kullanıcı, düzenli kullanıcı, güç kullanıcısı. Bu ayrım işe yarar ama bir yerde tıkanır, çünkü aynı kişi gün içinde farklı görevlerle gelir. Sabah hızlıca tek bir şeyi kontrol eden kullanıcı, akşam aynı üründe keşif yapıyor olabilir.
Daha kullanışlı birim görev. Bir görev şu üç şeyle tanımlanır: kullanıcı ekrana ne bilerek geldi, ne yapmak istiyor, bittiğinde neyi görmüş olmalı. Bu üçlüyü yazamıyorsanız o görevi henüz anlamamışsınızdır ve arayüzde ona yer ayırmak erkendir.
Görevleri saymanın pratik yolu
Bir ekranın taşıdığı görevleri çıkarmak için karmaşık bir yöntem gerekmiyor. Sırayla:
- Ekrana gelen yolları listeleyin. Arama sonucundan mı, bildirimden mi, ana menüden mi geliniyor? Her giriş yolu farklı bir niyet taşır.
- Her yol için kullanıcının o an bildiği şeyi yazın. Bildirimden gelen kişi neyi bildiğini bilir, arama sonucundan gelen bilmez.
- Ekranın o niyete verdiği ilk cevabı işaretleyin. Çoğu ekranda bu cevap tek ve sabittir, oysa giriş yolları birden fazladır.
Bu liste bittiğinde elinizde genellikle üç dört gerçek görev kalır, on beş değil. Kalanlar aynı görevin varyasyonudur.
Varsayılan, geri dönülemez hataya göre kurulur
Görevler çakıştığında hangisini varsayılan yapacağınız sorusu, sıklıkla "çoğunluk hangisi" diye cevaplanır. Bu eksik bir ölçüt, çünkü iki tarafın hata maliyeti eşit değil.
Dizi arşivi olan bir platformu düşünün. Güncel takipçi için son bölümü öne çıkarmak doğal karardır. Ama diziyi ilk kez izleyen biri aynı kartı gördüğünde, bölüm başlığı ya da kapak görseli ona anlatının ilerisini söyler. Bir kez okunmuş spoiler geri alınamaz. Öte yandan güncel takipçinin katlandığı bedel bir ek tıklamadır, geri alınabilir ve küçüktür.
Maliyetler böyle asimetrikse, çoğunluk oranı karar vermek için yeterli değildir. Varsayılan, kaybı telafi edilemeyen tarafı korur; diğer taraf bir adım fazla atar. Bir arşiv sitesinde "kaldığın yerden devam et" kartının, kullanıcının hiç açmadığı bölümün adını gösterdiğini gördüğümde bu farkı somut olarak anladım.
Aynı ölçüt başka yerlerde de işler. Kalıcı silme ile arşivleme arasında varsayılan arşivlemedir. Herkese açık paylaşım ile bağlantıyı bilene açık paylaşım arasında varsayılan dar olandır. Kural tek: geri alınabilen tarafı varsayılan yap.
Kişiselleştirmenin fiyatı
"Her kullanıcı tipi için özelleştirilmiş akış" tavsiyesi doğru ama bedeli tasarım dosyasında görünmüyor. Dört persona için ayrı akış tanımladığınızda, sonraki her yeni özellik dört kez düşünülmek, dört kez kodlanmak ve dört kez test edilmek zorunda. İki bağımsız ayar eklediyseniz dört durum, üç ayar sekiz durum demektir; kombinasyon sayısı doğrusal değil, üstel büyür.
Bunun pratik sonucu şu: kişiselleştirmeyi akış düzeyinde değil, içerik düzeyinde yapmak çoğu durumda daha ucuz. Tek bir akış, içindeki bileşenlerden biri kullanıcının durumuna göre farklı veri gösterir. Kod tarafında bakılacak tek yol vardır, davranış değişkeni veridedir. Ayrı akışlara ancak görev sırası gerçekten değiştiğinde geçilir.
Persona güncellemek ölçümle olur
Personaların düzenli güncellenmesi gerektiği sık söylenir, neye bakarak güncelleneceği söylenmez. Kullanılabilir sinyaller genelde zaten üründedir: giriş yollarının dağılımı, bir görevin yarıda bırakılma noktası, aramada yazılıp sonuç bulamayan sorgular, geri dönülen ekranlar.
Bunlar niyeti tam söylemez, ama görev listenizde olmayan bir davranışın varlığını söyler. Araştırma görüşmesi de o noktadan sonra anlamlı olur: neyi soracağınızı bilerek girersiniz.
Bir arayüz iddiasının kodda karşılığı yoksa ölçüm de yapılamaz. "Kullanıcılar şu adımda zorlanıyor" demek için o adımın başlangıcının ve bitişinin ayrı olaylar olarak kaydediliyor olması gerekir. Çoğu üründe bu kayıt yoktur ve tartışma herkesin kendi sezgisini savunmasına döner.
Ne zaman ayrı akış, ne zaman tek akış
Özet bir ayrım işe yarıyor. Görevler aynı adımlardan geçip farklı içerik istiyorsa tek akış yeterlidir. Adımların sırası ya da sayısı değişiyorsa ayrı akış gerekir. Bir görev diğerinin sonucunu bozuyorsa, ayrı akış yetmez, varsayılanın da değişmesi gerekir.