Konu Başlıkları
Yükleniyor...

EAS ile Form Sadeleştirme: Ele, Otomatikleştir, Sadeleştir

Form Tasarımında EAS Sırası ve Koşullu Alanların Maliyeti

Formdaki her alan kullanıcıdan bir karar ve birkaç saniye ister. EAS yaklaşımı bu maliyeti üç adımda düşürür: gereksiz alanı ele (eliminate), kalanın doldurulabilir kısmını otomatikleştir (automate), geriye kalanı sadeleştir (simplify). Yöntemin en işlevsel parçası bu sıranın kendisi, çoğu ekibin atladığı yer de tam orası.

Sıra neden bu sıra

Adımlar sık sık tersten uygulanır. Bir alanın etiketi güzelleştirilir, altına ipucu metni yazılır, otomatik doldurma bağlanır. Hepsi emek ister ve o alan aslında silinmesi gereken bir alansa emeğin tamamı çöpe gider. Silme sorusu önce sorulursa sonraki iki adımın kapsamı kendiliğinden küçülür.

Pratikte şöyle işler. Formdaki alanları tek tek listeleyin ve her birine aynı soruyu sorun: bu veriyi kim, ne zaman kullanıyor? Cevabı olmayan alanlar birinci adımda düşer. Cevabı “sistemde zaten var” olanlar ikinci adıma gider. Geriye gerçekten kullanıcıdan gelmesi gereken alanlar kalır, sadeleştirme emeğini yalnızca onlara harcarsınız.

Ele: her alanın bir sahibi olmalı

Bir alanın formda durmasının gerekçesi çoğu zaman “ileride lazım olur” oluyor. Bu bir gerekçe değil. Kullanıcı adı, şirket unvanı, ikinci telefon gibi alanların ne kadarının gerçekten okunduğunu görmek istiyorsanız veritabanına bakın: yıllardır toplanan bir sütunun büyük kısmı boşsa ya da hiçbir sorguda geçmiyorsa o alan formda yalnızca sürtünme üretiyor demektir.

Hassas veri isteniyorsa gerekçe kullanıcıya da söylenmeli. “T.C. kimlik numarası” alanının yanında neden istendiği ve nerede saklandığı yazmıyorsa, formu terk etme kararı orada verilir.

Otomatikleştir: bildiğiniz veriyi tekrar sormayın

Otomasyonun ilk adımı sunucu tarafında değil, tarayıcıda. Alanlara doğru autocomplete değerlerini vermek (email, tel, postal-code, cc-number) tarayıcının ve şifre yöneticilerinin formu doldurmasını sağlar. Bu tek satırlık iş, çoğu ekibin haftalarca uğraştığı “akıllı form” işlevinin büyük kısmını zaten karşılar.

İkinci adım türetme. Posta kodundan il ve ilçe çıkarılabiliyorsa kullanıcıya üç alan yerine bir alan gösterirsiniz. Kayıtlı kullanıcının adresi sistemde duruyorsa, formu boş açmak yerine önceki adresi seçili getirin ve değiştirme imkânı bırakın.

Sadeleştir: kalan alanların düzeni

Bu adım artık yalnızca hayatta kalan alanlarla ilgileniyor. Birkaç karar burada işi belirgin biçimde kolaylaştırır:

  • Sayısal alanlarda inputmode ayarı mobil klavyeyi doğru açar; kullanıcı harf klavyesinden numaraya geçmek zorunda kalmaz.
  • Telefon ve tarih gibi biçimi belli alanlarda girdi maskesi hata oranını düşürür, ama maske yapıştırılan veriyi bozmamalı.
  • Çoğunluğun seçtiği değer varsayılan olarak gelsin, seçim kilitli olmasın.

Alanları tek sütunda tutmak da aynı işi görür. Yan yana iki alan yatay göz hareketi ekler ve mobilde zaten alt alta düşer, yani iki farklı düzeni bakımını yapmak zorunda kalırsınız.

Koşullu alanların görünmeyen maliyeti

Koşullu mantık formu kullanıcı gözünde kısaltır, ekip gözünde uzatır. Birbirinden bağımsız k tane evet/hayır koşulu koyduğunuzda ortaya 2 üzeri k farklı form hali çıkar: 6 koşul 64 olası kombinasyon demek. Bunların hepsini test etmek kimsenin yapmadığı bir iştir, dolayısıyla hata canlıda bulunur.

Çözüm koşulları azaltmak değil, bağımsızlıklarını azaltmak. Altı ayrı anahtar yerine üç kullanıcı profili tanımlarsanız test edilecek yol sayısı 64'ten 3'e iner ve her biri gerçek bir senaryoya karşılık gelir.

Adım sayısı: her adım bir çıkış kapısı

Uzun formu parçalara bölmek yaygın bir tavsiye, kısmen doğru. Bölünen formda kullanıcı bir ekranda daha az alan görür, ama her geçiş yeni bir vazgeçme noktası açar. Adım başına tamamlanma oranı 0,9 olsa bile beş adımlık akışın sonuna ulaşan oran 0,9 üzeri 5, yani yaklaşık 0,59'a düşer. Bölmenin kazandırdığı rahatlık, eklenen adım sayısıyla birlikte hızla eriyor.

Bu yüzden bölme kararı alan sayısına değil, akışın doğal kırılımına bakmalı. Ödeme bilgisiyle teslimat bilgisi ayrı adımlar olabilir, çünkü kullanıcının kafasında da ayrı işler. Aynı konudaki sekiz alanı dörder dörder ikiye bölmek sadece bir tıklama ekler.

Formu bitmiş saymadan önce

Sadeleştirilmiş bir form, doldurulamayan bir form olmamalı. Silinen alanların yerine sonradan e-posta ile sorulan sorular çıkıyorsa, iş kullanıcıdan alınıp destek ekibine verilmiş demektir. EAS'ın ölçüsü formun kısalığı değil, sürecin toplam maliyeti.