UX Rolleri: İlanda Yazan ile İşin Kendisi
UX ilanlarında rol adları giderek birbirine karışıyor. Aynı başlık bir şirkette ekran tasarlayan kişiyi, diğerinde kullanıcıyla görüşme yürüten kişiyi anlatıyor. Bu ikisi aynı meslek değil ve farkın nerede durduğunu görmek, hem iş ararken hem alan değiştirirken çok şeyi netleştiriyor.
Rol adlarının altında ne var
Tasarımcının çıktısı, başkasının uygulayacağı bir şeydir: akış, ekran, bileşen, tasarım sistemine eklenen bir kural. Araştırmacının çıktısı ise bir karardır. Hangi sorunun sorulacağını seçer, kimi dinleyeceğine karar verir, gelen dağınık veriden ekibin üzerinde uzlaşabileceği tek bir bulgu çıkarır. Generalist tanımı da ikisini birden yapar demek değil, ikisi arasında sürekli yer değiştirir demek.
İçerik stratejisti, bilgi mimarı, servis tasarımcısı gibi başlıklar da aynı ekosistemde dolaşıyor. Bunlar çoğu zaman ayrı kadro değil, yukarıdaki iki işten birinin belli bir ürüne göre isimlendirilmiş hali.
"Her ikisini de yapabilen" ilanının aritmetiği
Küçük ekipler doğal olarak generalist arıyor. Peki bu ilan haftalık takvime oturunca ne oluyor? Beş katılımcılık mütevazı bir çalışma düşün: katılımcı bulmak ve rehberi hazırlamak yarım gün, görüşmelerin kendisi beş saat, notların toparlanması ve analiz bir gün daha. Toplamı on yedi saati buluyor, yani haftanın iki günü. Geriye kalan üç günde tasarım sistemine dokunulacak, sprint'e ekran yetiştirilecek, geliştiriciyle uç durumlar konuşulacak.
Sonuç genelde tahmin edilebilir: kesilen ilk şey araştırma olur, çünkü teslim tarihi olan taraf tasarım tarafıdır. Bu yüzden "araştırma da yapacak" maddesini gören adayın sorması gereken şey yetkinlik değil, takvim. Haftanın kaç günü araştırmaya ayrılıyor, son çeyrekte kaç çalışma yapılmış, bulguların hangisi ürünü değiştirmiş? Cevap gelmiyorsa o pozisyon araştırma pozisyonu değil.
Başka alandan geçiş
UX'e gelenlerin büyük kısmı başka bir yerden geliyor: yazılım, grafik tasarım, psikoloji, pazarlama, hatta müşteri destek. Gelen kişi bilmediği bir alana değil, zaten yaptığı işin görünmeyen kısmına adım atıyor aslında. Destek ekibinde çalışan biri kullanıcıların nerede takıldığını çoktan biliyor, eksiği o bilgiyi ekibin karar verebileceği biçime sokmak.
Bu yüzden en çabuk işleyen geçiş yolu, dışarıdan sıfırdan başlamak değil, mevcut işin içinde UX sorumluluğunu üstlenmek. Kendi şirketinin akışını düzeltmek için yaptığın çalışma, kurgusal bir uygulama tasarımından çok daha fazlasını anlatır: bütçe, eski kod, ikna edilmesi gereken bir yönetici gibi gerçek kısıtlar altında üretilmiştir.
Portfolyoda görülen şey
Portfolyona sadece konsept ekran koyma. Hiç uygulanmamış tasarım, kendi maliyetini hiç öğrenmemiş tasarımdır; ne kadar sürdüğünü, hangi kısmının veri modeline çarptığını, geliştiricinin nerede itiraz ettiğini bilmezsin. Canlıya çıkmış tek bir ekranı, çıkarken nelerden vazgeçtiğinle birlikte anlat. Bu tek vaka, on güzel görselden daha ileri götürür, çünkü işe alan taraf senin estetik seviyeni zaten ilk beş saniyede tahmin ediyor; merak ettiği şey karar verirken neyi feda ettiğin.
Yetkinlik listelerinin işe yaramayan kısmı
Neredeyse her ilanda empati, iletişim, takım çalışması ve sürekli öğrenme maddeleri var. Peki bunların hangisi bir görüşmede gerçekten ölçülebiliyor? Empatiyi kimse test edemez, o yüzden pratikte başka bir şeye bakılır: kararının gerekçesini yazılı olarak savunabiliyor musun?
UX işinin gündelik hali toplantı odasında geçer. Bir tasarımın neden böyle olduğunu, hangi gözleme dayandığını ve alternatifinin neden bırakıldığını üç paragrafta anlatabilen kişi, aynı işi yapan ama anlatamayan kişiden hızlı ilerler. Kalan yetkinlikler zamanla gelir; bu, ilk günden ayırıyor.