İçerik Envanteri ve Denetimi: Neyi Makine, Neyi İnsan Doldurur
İçerik envanteri aslında iki ayrı iştir: verinin toplanması ve o verinin yorumlanması. Birincisi bir sorgudan ibarettir, ikincisi saatler süren insan işidir. Çoğu denetim rehberi ikisini tek bir e-tabloya yazıp ikisini de elle doldurtuyor, ortaya da yarısı bayat, yarısı hiç dolmamış bir tablo çıkıyor.
Envanterin yarısını yazmaya gerek yok
URL, başlık, yayın tarihi, son güncelleme tarihi, yazar, kategori, format, meta açıklama. Bu alanların tamamı CMS'in veritabanında zaten duruyor. Bir dışa aktarma sorgusu ya da site haritası üzerinden bir tarama, bunları birkaç dakikada tablo haline getirir. Elle doldurulan bir envantere bu sütunları bağlamam; ilk içerik güncellemesinde tablo gerçekle ayrışır ve kimse fark etmez, çünkü tablo kendini kimseye şikâyet etmez.
İnsana kalan sütunlar yargı gerektirenlerdir: bu sayfa hâlâ doğru mu, hangi soruyu cevaplıyor, kimin için yazılmış, başka bir sayfayla aynı işi mi yapıyor. Envanterin değeri de buradan gelir. Makine tarafı bir altyapı işi, denetim tarafı editoryal bir karar.
Denetimin asıl sorusu sıralama değil
Kaynak rehberlerin çoğu denetimi arama motoru performansı etrafında kurar. Sıralama bir sonuçtur, girdi değil. Sorulacak soru şu: bu sayfaya gelen kişi işini bitirip çıkabiliyor mu, yoksa cevabı başka yerde mi arıyor?
Bunun cevabı analitik panelinde değil, kullanıcının bıraktığı izlerde duruyor. Site içi arama kutusuna yazılan sorgular, destek ekibine düşen tekrar eden sorular, bir sayfadan sonra hemen açılan ikinci sayfa. Bir konu hakkında yazınız varken insanlar hâlâ aynı soruyu soruyorsa, sayfa duruyor ama iş görmüyor demektir.
Her sayfa için varılacak karar dört başlıktan biridir:
- Güncelle: konu geçerli, bilgi eskimiş.
- Birleştir: aynı soruyu cevaplayan üç zayıf sayfa var, hepsi birbirinin sıralamasını yiyor.
- Yönlendir: içeriğin karşılığı başka bir sayfada var.
- Kaldır: karşılığı hiçbir yerde yok ve kimse aramıyor.
"Her sayfayı denetleyin" tavsiyesi kendi kendini yer
Dört bin sayfalık bir sitede, sayfa başına okuma ve karar için beş dakika ayırdığınızı varsayın. Yirmi bin dakika eder, yani yaklaşık 333 saat, tek kişi için sekiz haftadan uzun tam mesai. Aynı rehberler bir yandan "her içeriği manuel kontrol edin" der, öbür yandan "3-6 ayda bir tekrarlayın" der. İkisi aynı sitede geçerli olamaz: denetim daha bitmeden bir sonrakinin sırası gelir, üstelik beş dakika iyimser bir tahmin.
Bütün sayfalar aynı ağırlıkta da değil. Denetimi dilimleyin: girişlerin büyük kısmını getiren sayfalar, kayıt veya satın alma yoluna değen sayfalar, bilgisi doğal olarak bayatlayan sayfalar (fiyat, mevzuat, arayüz ekran görüntüsü içeren her şey). Bu üç dilim genelde toplam sayfa sayısının küçük bir kısmıdır ve zamanın tamamını hak eder.
Geri kalanı tek tek okunmaz, toplu kuralla elenir. İki yıldır neredeyse hiç girişi olmayan, site içinden bağlantı almayan ve hiçbir sorguda görünmeyen bir sayfa için beş dakika harcamanın karşılığı yoktur. Listeyi çıkarın, hızlıca gözden geçirin, toptan karara bağlayın.
Tekrarı takvime değil olaya bağlayın
Üç ayda bir denetim, takvimden gelen bir sayıdır, içerikten değil. Denetimi tetikleyen şeyler bellidir: arayüz değişti ve eski ekran görüntüleri yalan söylemeye başladı, fiyatlandırma değişti, yeni bir bölüm yayına girdi ve eski yazılarla çakıştı, site içi aramada daha önce görülmeyen bir soru öbeği belirdi. Bunların her biri hangi sayfaların bozulduğunu da söyler, yani kapsamı kendiliğinden daraltır.
Kaldırma kararında son bir not. Silinen bir sayfanın nereye gittiği kayıt altına alınmalı, aksi halde altı ay sonra kimse o URL'nin neden 404 verdiğini hatırlamaz. İçeriğin karşılığı başka bir sayfada varsa 301 ile oraya yönlendirin. Karşılığı yoksa, alakasız bir kategori sayfasına yönlendirmek yerine 410 dönmek hem kullanıcıya hem tarayıcıya daha dürüst bir cevaptır.