Kindle 2: Tek Bir Eyleme Göre Tasarlanmış Bir Arayüz
Kindle 2 hakkında en çok tekrarlanan cümle, basılı kitaba yakın bir his verdiği. Bu doğrunun geçerli olduğu tek bir alan var: düz metin. Cihazın arayüzü tek bir eylemi, sayfa çevirmeyi çok iyi yapacak şekilde kurulmuş ve geri kalan her şey o kararın faturasını ödüyor. Sorulacak soru cihazın kitaba benzeyip benzemediği değil, hangi içerik türünde benzemesinin işe yaradığı.
Sayfa çevirme dışındaki her şey ikinci sırada
İki yandaki ileri geri tuşları elin duruşunu bozmadan çalışıyor, uzun okumada bu gerçek bir kazanç. Sebebi de basit: 300 sayfalık bir romanda okurun yaptığı işlerin neredeyse tamamı aynı işlem, sonraki sayfa. Yüzlerce kez tekrarlanan tek bir eylem varsa onu donanıma gömmek doğru karar. Sorun kararın kendisinde değil, aynı arayüzün tekrar oranı düşük içeriklere de olduğu gibi uygulanmasında.
Beş yönlü tuşun maliyeti hedef sayısıyla büyür
Dokunmatik ekranda bir hedefe ulaşmak sabit maliyetlidir: baktığın yere dokunursun, ekranda üç bağlantı da olsa otuz bağlantı da olsa tek hareket. Beş yönlü tuşta imleci hedefe kadar taşımak gerekiyor, yani maliyet seçilebilir öğe sayısıyla birlikte artıyor. Onlarca bağlantı taşıyan bir gazete ekranında aradaki fark birkaç kata çıkar. Görünen sonuç yavaşlık değil, kaçınma: gezinmesi pahalı olan bölüme kullanıcı hiç gitmez, sonra da o bölüm "ilgi görmedi" diye okunur.
Bu tür arayüzlerde ölçüyü genelde hedefe kaç tuş vuruşuyla ulaşıldığını sayarak alırım. Kullanıcının "hantal" demesini beklemekten hem daha erken hem de tartışmaya kapalı bir sonuç veriyor, çünkü sayı ortada.
Kitap metaforunun kırıldığı yer
Gazetenin teknoloji bölümüne gitmek için başlığı değil, küçük bir sayıyı seçmek gerekiyor. Bu bir uygulama hatası değil, metaforun doğrudan sonucu: kitapta bölümler sırayla gelir, dolayısıyla arayüzün bir dizine ihtiyacı yoktur. Sözlükte, gezi rehberinde, dergide ise okurun yaptığı iş okumak değil aramak ve atlamak. İki farklı gezinme modeli gerekiyorken cihaz tek model seçmiş, ikincisini de birincinin diliyle konuşmak zorunda bırakmış.
Erişilebilirlik font boyutundan ibaret değil
Büyük font seçeneği görme güçlüğü çeken okur için gerçek bir kazanım, küçümsenecek bir şey yok. Ama erişilebilirlik iddiası çoğu incelemede tam burada kesiliyor. Metni büyütebilen kullanıcı menüye geçtiğinde elinde beş yönlü tuş ve küçültülemeyen küçük hedefler kalıyor. Okuma katmanı erişilebilir, kontrol katmanı değil. Bir cihazın erişilebilir sayılabilmesi için ikisinin aynı anda çalışması gerekir.
Kime uyar
Roman ve öykü okuyan biri için Kindle 2 hâlâ mantıklı, yaptığı tek işi iyi yapıyor. Not alan, bölümler arasında zıplayan, referans içerikle çalışan okur için değil. O kullanıcıyı memnun etmenin yolu daha hızlı bir işlemciden değil, başlık üzerinden atlamaya izin veren bir dizinden geçiyor. Cihazı her tür okuma için diye konumlandırmak, iyi çalıştığı yeri de tartışmalı hale getiriyor.