Adını Bilmeyen Kullanıcı: Site İçi Aramada Kelime Uyuşmazlığı
Arama kutusuna yazan kullanıcı çoğu zaman ne istediğini biliyor, o şeyin adını bilmiyor. Uzun hırka arayan kişi katalogda duster olarak geçen ürünü bulamaz, tamponun kenarındaki plastik parçayı arayan kişi ızgara çıtası yazmayı akıl edemez. Aradaki boşluk kullanıcının kelime dağarcığıyla katalogun kelime dağarcığı arasında ve kapatması gereken taraf site.
Kelimeyi bulma denemesi nasıl ilerler
Adını bilmeyen kullanıcı tek sorguyla pes etmez. Önce tarif eder (uzun yün hırka), sonuçlara bakar, sonuç sayfasındaki bir başlıkta doğru kelimeyi görürse onu alır ve yeniden arar. Bu zincir bazen üç, bazen yedi adım sürer. Zincirin her adımı, kullanıcının bir öncekinden ne öğrendiğini gösterir.
Kelime uyuşmazlığının kaynağı birkaç yerden geliyor: parçanın teknik adını bilmemek, daha önce bilinen terimi unutmak, aynı nesnenin bölgeden bölgeye farklı adlandırılması. Türkçede bir de ek meselesi var. Kullanıcı hırkalar yazdığında arama motoru hırka kaydıyla eşleşmiyorsa sorun sözlükte değil, gövdeleme katmanında.
Sıfır sonuç buzdağının görünen kısmı
Site içi arama kayıtlarını incelemeye başlarken herkes önce sıfır sonuçlu sorgulara bakar. Bakması da doğru, orası en kolay kazanç. Ama asıl kayıp başka yerde: sonuç dönen, kullanıcının hiçbirine tıklamadan yeni sorgu yazdığı aramalarda. Sistem başarılı görünüyor, kullanıcı ise aradığını bulamamış durumda.
Kayıtları okunabilir hale getirmenin sırası şöyle:
- Sorguları normalize et. Küçük harfe indir, fazla boşlukları at, ekleri ayır. Bunu yapmazsan hırka, hırkalar ve hırkası üç ayrı satır olarak durur, üçü de listenin altında kalır ve hiçbiri gözüne çarpmaz.
- Sıfır sonuç dönen sorguları ayır ve sıklığa göre sırala.
- Sonuç dönen ama tıklanmayan sorguları ayrı bir liste yap. Bu liste genelde birincisinden uzundur.
- Aynı oturumda arka arkaya gelen sorguları eşleştir. İkinci sorgu, kullanıcının doğru kelimeyi bulup bulmadığını söyler; bulduysa o kelime senin eş anlamlı listene girecek olan kelimedir.
Kayıtlar sana ne arandığını söyler, neden arandığını söylemez. Listenin başındaki tuhaf sorguyu anlamak için beş kullanıcıyla yapılmış kısa bir görüşme, aynı sorguya bakılarak üretilen on hipotezden daha hızlı sonuç verir.
Eş anlamlıyı metne değil indekse yaz
Kayıtlardan çıkan kelime listesini sayfa metnine serpiştirmek yaygın bir refleks ve metni bozuyor. Ürün açıklamasına duster, uzun hırka, uzun ceket yan yana yazıldığında cümle insan için okunmaz hale geliyor. Bunun yerine arama motorunun eş anlamlı tanımına ekle: çoğu arama altyapısında bu tek satırlık bir eşleme kaydı, sayfa metnine dokunmadan aynı işi görür. Kullanıcı hangi kelimeyi yazarsa yazsın aynı ürüne varır, ürün açıklaması da düzgün Türkçe kalır.
Aynı yaklaşım kategori adları için de geçerli. Menüde görünen ad kurumsal olarak doğru olandır, arama tarafında ise kullanıcının söylediği ad da kabul edilir. İkisini birbirine karıştırmadığın sürece bu ayrım kimseyi rahatsız etmez.
Kelimeyi kullanıcıdan istemeyen arayüzler
Bazı durumlarda en iyi çözüm arama kutusunu daha akıllı yapmak değil, kullanıcıyı kelime yazmak zorunda bırakmamak.
- Filtreler kelimeyi kullanıcıya gösterir. Yan menüdeki boy, kesim, malzeme seçenekleri arasında dolaşan kullanıcı, aradığı ürünün adını okuyarak öğrenir.
- Otomatik tamamlama, yazılan ilk üç harften sonra katalogda gerçekten karşılığı olan terimleri önerdiğinde işe yarar. Öneri listesi sıfır sonuçlu terim gösteriyorsa kullanıcıyı boş sayfaya yollamış olursun.
- Görselle arama, adı olmayan nesnelerde en doğrudan yol. Yedek parça ve mobilya gibi tarif etmesi zor kategorilerde metin aramasından daha az adımda sonuca götürüyor.
Bu üçü birbirinin yerine geçmiyor. Filtre kataloğu tanıyan kullanıcıyı hızlandırır, otomatik tamamlama kelimeyi yarım bilen kullanıcıyı toparlar, görsel arama hiç bilmeyene kalır. Hangisine yatırım yapacağını arama kayıtlarındaki sorgu uzunluğu söyler: uzun ve tarif eden sorgular çoğunluktaysa kullanıcıların elinde kelime yok demektir.