Konu Başlıkları
Yükleniyor...

Web Sitesi Yerleşimi ve Dikkat: Sol Yarı Kuralının Sınırları

Sol Sütun, Üst Menü ve Ekran Genişliği: Yerleşim Kararı Neye Dayanır

Sayfanın sol yarısına daha çok bakıldığı bulgusu, yerleşim tavsiyelerinin en çok tekrarlananı. Bulgu masaüstü ekranlarda yapılmış ölçümlerden geliyor ve tek sütuna düşen bir telefon ekranında karşılığı kalmıyor. Yerleşimi dikkat haritasından değil, içeriğin kendi hiyerarşisinden kurmak daha sağlam duruyor.

Bulgu ne söylüyor

Geniş ekranlarda yapılan göz izleme ve imleç ölçümleri, ilginin sayfanın sol yarısında toplandığını gösteriyor. Soldan sağa okunan dillerde bunda şaşırtıcı bir şey yok: satır solda başlıyor, göz oraya dönüyor. Bulgunun kendisi tartışmalı değil. Tartışmalı olan, ondan çıkarılan tavsiye.

Dikkat yerleşimi mi izliyor, yerleşim dikkati mi

Ölçüm mevcut siteler üzerinde yapılıyor ve mevcut sitelerin çoğu menüyü, içerik girişini zaten sola koyuyor. Dolayısıyla ölçülen şey insanların doğuştan gelen bir sol eğilimi olabileceği gibi, otuz yıldır sola konan şeylere bakıyor olmaları da olabilir. Aynı veriden ikisi ayrılamıyor.

Bu, bulguyu geçersiz kılmıyor ama tavsiyenin gerekçesini değiştiriyor. "Sola koy, çünkü oraya bakılıyor" yerine "sola koy, çünkü herkes sola koyuyor ve alışkanlığı kırmanın bir bedeli var" demek gerekiyor. İkincisi daha dürüst, sonuç da aynı yere çıkıyor. Aradaki fark, ne zaman sapabileceğini bilmende: konvansiyon bir gözlemse, iyi bir gerekçen olduğunda ondan ayrılabilirsin; doğa kanunu sanıyorsan hiç denemezsin.

Tek sütunda yatay eksen diye bir şey yok

Aynı tavsiye listelerinde iki madde çoğu zaman yan yana duruyor: kritik içeriği sola yerleştir, ve responsive tasarımda bu odak noktalarını koru. İkisi birlikte tutarsız. 375 piksel genişliğindeki bir ekranda korunacak bir sol yarı yok; blok tüm genişliği kaplıyor, sol kenarla sağ kenar arasındaki mesafe göz için tek bakışta kapanıyor.

Trafiğinin büyük kısmı telefondan geliyorsa yatay dikkat dağılımına göre kurulmuş bir yerleşim planı ziyaretçilerinin çoğu için hiç devreye girmiyor. Orada anlamlı olan tek eksen dikey: bir şeyin ne kadar aşağıda olduğu. Sol kolon tartışmasına harcadığın zamanı, ilk ekranda neyin görüneceğine harcamak daha çok geri getiriyor.

Yatay kaydırma

Masaüstünde görünür alanın dışına taşan içerik pratikte yok sayılıyor, buradaki tavsiye yerinde. Mobilde durum farklı: yatay kart dizileri artık tanıdık bir kalıp, çünkü parmak zaten kaydırıyor. Yine de ilk karttan sonrasının görülme oranı hızla düşüyor. Oraya keşif içeriği koy, kritik bağlantıyı değil.

Sol sütun mu, üst menü mi

Bağlantı sayısı yirmiyi geçen sitelerde sol sütun navigasyonunu üst yatay menüden daha güvenilir buluyorum. Sol sütun dikey olarak büyüyebiliyor; üst menü büyüdükçe açılır katmanlara ve hover bağımlılığına dönüşüyor, dokunmatik ekranda ise hover diye bir durum yok, ilk dokunuş menüyü açıyor ve kullanıcı bağlantıya gittiğini sanıyor. Beş bağlantılık bir sitede tam tersi geçerli: orada sol sütun içerik alanından yer çalıyor ve karşılığında bir şey vermiyor.

Sağdan sola okunan diller

Arapça ve İbranicede eksen tümüyle ters dönüyor, prensip aynı kalıyor: göz, okumanın başladığı kenara yakın duruyor. Asıl mesele burada dikkat değil, uygulama maliyeti. Yerleşimi sabit soldan sağa kurduysan siteye çeviri eklemek yetmiyor, tüm stil dosyasını gözden geçirmen gerekiyor. Kenar boşluklarını baştan mantıksal özelliklerle yazarsan (margin-inline-start, padding-inline-end) ve kök elemana dir koyarsan iş bir gün sürüyor. Sonradan yapıldığında haftalara yayılıyor.

Kendi sitende ölçmek

Isı haritası araçlarının ürettiği tek görsel, farklı ekran genişliklerini üst üste bindiriyor. Ortaya çıkan görüntü hiçbir ziyaretçinin gördüğü ekran değil ve sol-sağ dağılımı bu yüzden olduğundan net görünüyor. Bunun yerine kendi olay kaydını tut: tıklama koordinatını değil hangi bileşene tıklandığını, yanına da viewport genişliğinin hangi kovaya düştüğünü yaz. Birkaç satırlık iş, çıkan tablo da doğrudan karar veriyor. Menü sol sütunda ama tıklamaların çoğu dar ekranlardan geliyorsa tartışacak bir şey kalmıyor.