Sayfada Kalma Süresi ve Weibull Dağılımı: İlk On Saniye
Bir sayfada geçirilen süre rastgele dağılmıyor. Ziyaretçilerin büyük kısmı ilk saniyelerde ayrılıyor, kalanlar ise dakikalarca okumaya devam ediyor. Bu iki grubu tek bir ortalamada toplamak, kalma süresini iyileştirmeye çalışan herkesin yaptığı ilk hata.
Kalma süresi hangi dağılıma uyar
Chao Liu, Ryen White ve Susan Dumais'in 2010'daki çalışması, gerçek tarayıcı verisinde sayfada kalma süresinin Weibull dağılımına oturduğunu gösterdi. Jakob Nielsen bu bulguyu tasarımcılar için özetlemişti. Kavram istatistikten geliyor, o yüzden baştan kuralım.
Weibull dağılımının iki parametresi var: ölçek ve biçim. Asıl anlamı taşıyan biçim parametresi, genelde k ile gösteriliyor. k bir nesnenin tehlike oranını belirliyor, yani "şu ana kadar hayatta kaldıysa, bir sonraki anda ölme riski nedir" sorusunun cevabını. Mekanik parçalarda k birden büyüktür: parça yaşlandıkça bozulma riski artar. Web sayfalarında ise tersi çıkıyor, k birin altında, ölçülen değerler 0,5 civarında.
k birden küçük olduğunda tehlike oranı zamanla düşer. Ziyaretçi sayfada ne kadar uzun kalırsa, bir sonraki saniyede ayrılma olasılığı o kadar azalır. İstatistikte buna negatif yaşlanma deniyor ve pratikte söylediği şey şu: eleme, sayfa açılır açılmaz yapılıyor. İlk on saniyeyi geçen ziyaretçi zaten kararını vermiş, o noktadan sonra onu tutmak için ekstra bir numaraya ihtiyaç yok. İçerik yeterliyse kalır.
Ortalama süre neden kötü bir metrik
Bu dağılım sağa doğru uzun bir kuyruk bırakır. Ziyaretçilerin çoğu birkaç saniyede çıkarken, azınlık bir grup on dakika kalır. Aritmetik ortalama o azınlık tarafından yukarı çekilir. Sonuçta panelde gördüğünüz "ortalama sayfada kalma süresi", ziyaretçilerin çoğunluğunun yaşadığı deneyimi hiçbir zaman temsil etmez. Medyan bile tam anlatmaz, çünkü ortada tek bir tepe değil iki ayrı davranış var.
Ölçümün kendisinde de bir kusur var ve bunu bilmeyen çok fazla insan sayı yorumluyor. Klasik sayfa görüntüleme tabanlı analitikler süreyi, ardışık iki isteğin zaman damgası arasındaki farktan hesaplar. Ziyaretçi son sayfayı okuyup sekmeyi kapattığında ikinci bir istek hiç gelmez, dolayısıyla o oturumun süresi sıfır sayılır. Sitenizin en iyi makalesi, tam da insanları doyurup gönderdiği için raporda en kötü süreye sahip görünebilir. Gerçek süreyi istiyorsanız sayfadan ayrılırken tetiklenen bir olay göndermeniz gerekir; birkaç satırlık iş, üçüncü parti bir "ısı haritası" aracına gerek yok.
Ortalama kalma süresini panelde takip etmeyi, ilk on saniye içindeki terk oranını takip etmekten belirgin biçimde daha zayıf bir sinyal sayarım. İkincisi tek bir soruyu ölçer ve o soru dağılımın kırılma noktasıyla aynı yerde durur: sayfa vaadini açtığı anda gösterebildi mi.
İlk ekranda ne yapılmalı
Eleme baştaysa, iyileştirme çabasının tamamı da baştadır. Sayfanın ilk ekranında ziyaretçinin cevaplaması gereken tek soru var: burası aradığım şeyi veriyor mu?
- Başlık ve ilk paragraf, sayfanın ne verdiğini açıkça söylesin. "Bu yazıda ele alacağız" değil, doğrudan cevabın kendisi.
- İlk anlamlı içerik boyanana kadar geçen süreyi ölçün. Yavaş açılan sayfa, içeriği hiç değerlendirilemeden elenir.
- Reklam, çerez bildirimi ve bülten katmanını ilk ekrandan çıkarın. Bunlar okumanın önünü kestiği ölçüde terk oranını doğrudan besler.
İçerik yerleşimini, görsel seçimini ve iç bağlantıları bunlardan sonra düşünün. Bunlar sayfada kalmayı seçmiş ziyaretçinin deneyimini iyileştirir, ilk on saniyede alınan kararı değiştirmez.