Konu Başlıkları
Yükleniyor...

Kullanılabilirlik Testinde Görev Cümlesini Yazmak

Nicel ve nitel testler için görev senaryosu yazımı

Test oturumunun sonucunu, seans sırasında ne yaptığınızdan çok görev cümlesini yazarken verdiğiniz kararlar belirler. Kötü yazılmış bir görev, katılımcı arayüzde kaybolduğunda bunun üründen mi cümleden mi kaynaklandığını ayırt etmenizi imkânsız kılar. Görev yazımı üzerine dolaşan tavsiyelerin çoğu doğru, ama sınırları söylenmeden aktarılıyor.

"Yönlendirme yapma" tavsiyesinin sınırı

Standart öğüt şu: arayüzdeki kelimeleri görev metninde tekrarlama. "Siteye kaydolun" yerine "yeni içeriklerden haberdar olmak için bir yol bulun" yazın. Mantığı sağlam, çünkü butonun etiketini cümleye koyarsanız test bir kelime eşleştirme alıştırmasına döner.

Ama bu tavsiye tek yöne itildiğinde görev o kadar bulanıklaşır ki katılımcının ne aradığını siz de bilemezsiniz. "Bir yol bulun" diyen cümlede kullanıcı bülteni de seçebilir, sayfayı yer imine de ekleyebilir, RSS de arayabilir. Üçü de mantıklı davranış, hiçbiri sizin ölçmek istediğiniz şey değil.

İşe yarayan denge, hedefi somut tutup yöntemi boş bırakmak. Kullanıcının ulaşmak istediği sonucu yazın, oraya giden düğmenin adını yazmayın. "Bu siteye yeni yazı eklendiğinde e-postayla haberiniz olsun istiyorsunuz, bunu ayarlayın" cümlesinde hedef nettir, yol değil.

Nötr dil, kişisel senaryodan kaçınmak demek değil

"Anneniz için hediye seçin" yerine "bir arkadaşınız için hediye seçin" önerisi sık tekrarlanır ve gerekçesi genelde nezaket üzerinden kurulur. Asıl sorun nezaket değil, ölçüm. Kişiye özel senaryolarda her katılımcı kendi hikâyesini kurar, biri 200 liralık bir kitap arar, diğeri saat bakar, ikisinin gezdiği sayfa sayısı birbiriyle karşılaştırılamaz.

"Arkadaşınız" da bu sorunu çözmez, sadece hafifletir. Nicel bir karşılaştırma yapacaksanız senaryoyu tamamen dışarıdan verin: bütçe, alıcı, ürün türü sizin tarafınızdan belirlensin. Nitel bir seansta ise tam tersi doğru, katılımcının kendi bağlamını getirmesi araştırmanın malzemesidir.

Bağımsız görev ile gerçekçi görev aynı anda olmaz

Nicel test rehberlerinin ikisi de aynı listede yer alır: görevler gerçek kullanımı taklit etsin, görevler birbirinden bağımsız olsun. Gerçek kullanımda görevler zincirlemedir. Kullanıcı ürünü sepete atar, adres girer, ödeme yapar; üçünü ayrı ayrı ölçmek için her birine yapay bir başlangıç noktası uydurmanız gerekir.

Bu bedeli görmezden gelmek yerine hangisini feda ettiğinizi bilerek seçin. Tek bir adımın süresini ölçüyorsanız bağımsızlık kazanır, sonucu "kullanıcı bu ekranda ortalama şu kadar takılıyor" diye raporlarsınız, uçtan uca akış hakkında konuşmazsınız. Akışın bütününü merak ediyorsanız zinciri bozmayın, ölçümü de adım adım değil düşüş oranı olarak kurun.

Beş kişiyle oran ölçülmez

Küçük seanslarda görev başarısını yüzdeyle raporlamak yaygın bir alışkanlık. Beş kişinin dördü görevi bitirdiğinde tabloya %80 yazılır ve o sayı sunumdan sunuma dolaşır. Oysa bu tahminin %95 güven aralığı kabaca %27 ile %86 arasındadır. Yani elinizdeki veri, gerçek başarı oranının %30 da olabileceğini dışlamıyor.

Beş kişilik test bunun için değil zaten. Nerede takıldığını gösterir, ne sıklıkta takıldığını değil. Oranı gerçekten öğrenmek istiyorsanız ya örneklemi ciddi biçimde büyütmeniz ya da soruyu ürün verisine taşımanız gerekir. Ben bu tür soruları genelde canlı üründeki adım adım düşüş kayıtlarıyla çözerim, laboratuvar seansını da o kayıttaki tuhaflığın sebebini anlamak için kullanırım.

Ortamı her katılımcıdan sonra sıfırlayın

Görev metnine harcanan emek, test hesabı kirlendiğinde boşa gider. İkinci katılımcı birincinin sepette bıraktığı ürünü görürse aynı görevi çözmüyor demektir, süresi de hata sayısı da diğerleriyle karşılaştırılamaz.

Seans öncesi hesabı bilinen bir duruma döndüren küçük bir sıfırlama adımı kurun, elle temizlemeye güvenmeyin. Sahte kart numarası, sahte adres ve sahte kimlik bilgilerini de görev kâğıdında hazır verin; katılımcının kendi kredi kartını yazmasını beklemek hem etik olarak sorunlu, hem de ödeme adımında yaşanan tereddüdün kaynağını belirsizleştirir.

Pilot, testin kendisi kadar ciddi

Pilot testi ekipten olmayan tek bir kişiyle yapıp görev metnini yüksek sesle okutmayı tercih ederim. Cümlenin nerede duraksattığı, hangi kelimenin iki anlama geldiği o okumada ortaya çıkar; ürünün nasıl çalıştığını bilen bir meslektaş aynı cümleyi pürüzsüz okur ve size hiçbir şey öğretmez.

Pilotta ortaya çıkan sorun neredeyse her zaman aynıdır: görev iki iş birden istiyordur. Böyle bir cümleyi ikiye bölün ya da ikinci kısmı atın. Tek başarı kriteri olmayan görevin sonucu, hangi kısmın yürümediğini söylemez.