Konu Başlıkları
Yükleniyor...

Dijital Yerli Miti: Millennials Arayüzde Gerçekten Daha İyi mi?

Millennials ve Dijital Yerlilik: Kuşak Etiketinin UX'teki Karşılığı

“Dijital yerli” etiketi, 1980 ile 2000 arasında doğmuş herkesi tek bir grup sayar: teknolojiyle büyüdüğü için arayüzleri sezgisel olarak çözen bir grup. Etiketin üç dayanağı var ve üçü de kullanıcı testlerinde zayıf duruyor. Kuşak kırılımı arayüz tasarımında yanlış değişkeni ölçer, çünkü ekranda görünen fark yaştan değil alışkanlıktan gelir.

Yirmi yıllık aralık tek bir kuşak değil

Millennials tanımı çoğunlukla 1980-2000 arası doğumları kapsar. Aralığın iki ucunu yan yana koyun: 1980 doğumlu biri internetle lise çağında, çevirmeli bağlantı ve masaüstü kasa üzerinden tanıştı; 2000 doğumlu biri okuma yazma öğrenirken evde dokunmatik ekran vardı. İkisinin teknolojiyle ilk karşılaşma yaşı arasında on beş yılı aşkın fark var.

Etiketin sorunu tam burada. Kuşak sınırı doğum yılına göre çiziliyor, oysa “dijital yerlilik” maruz kalma yaşıyla ilgili bir iddia. Doğum yılı bunun zayıf bir vekili (proxy). Aynı aralıktaki iki kişi, teknolojiyle tanışma biçimi bakımından birbirinden, kendilerinden on yaş büyük bir yazılımcıdan daha uzak olabilir.

Çoklu görevde ölçülen şey kuşak değil

Yaygın kabul, bu kuşağın aynı anda birden çok işi yürütmekte usta olduğu yönünde. Dikkat araştırmalarının gösterdiği şey ise görev değiştirmenin bir bedeli olduğu: kesintiden sonra dikkati toplamak zaman alır, hata oranı yükselir. Bu bedel yaşa göre kaybolmuyor. Sık görev değiştiren biri, hangi yılda doğmuş olursa olsun, tek işe kilitlenen birinden daha yavaş bitirir.

Arayüz tarafındaki karşılığı basit: kullanıcının dikkatini koruyacağınızı varsaymayın, bıraktığı yere dönebilmesini sağlayın. Yarım kalan form doldurulanları tutsun, uzun akışta hangi adımda kalındığı ilk bakışta görünsün.

Sezgisellik diye bir şey yok, öğrenilmiş kalıp var

Bir arayüzü ilk görüşte çözen kullanıcı onu sezmiyor; daha önce gördüğü benzerlerinin kalıbını uyguluyor. Sağ üstteki üç çizgi menü açar, aşağı çekmek listeyi yeniler. Bu doğuştan gelen bilgi değil, tekrardan gelen bilgi.

Kullanıcı testlerinde genç katılımcıların hızlı hareket ettiği doğru. Hızı yetkinlikle karıştırmamak gerekiyor. Hızlı kullanıcı uyarı metnini okumadan geçer, onay ekranını tıklayıp kapatır, hatayı oluştuğu yerde değil birkaç adım sonra fark eder. Alışık olduğu kalıbı bozduğunuz anda, yavaş kullanıcıdan daha hızlı hata yapar.

Persona'yı kuşağa göre kurmayın

Yaş kırılımı analitikte çoğu zaman düz bir tablo verir. Bir projede kayıt akışındaki terk oranını yaş gruplarına böldük, aradaki fark gürültü seviyesinde kaldı; aynı veriyi cihaz ve bağlantı hızına göre ayırınca eğri ortaya çıktı.

Doğum yılı yerine iki şeye bakmak daha çok iş görüyor: kullanıcı bu işi ilk kez mi yapıyor yoksa haftada üç kez mi, ve işin sonucu ne kadar geri dönülmez. İkincisi davranışı en çok değiştiren değişken. Parayı ya da bir sağlık kaydını ilgilendiren adımda, hızlı hareket ettiği varsayılan kullanıcı da durup okur, emin olamazsa telefonu açar. Dijital yerlilik etiketinin öngöremediği şey budur: davranış kuşağın değil, işin özelliği.