Mobil İçerik Yazarlığı: Kısaltmadan Önce Sıralayın
Mobil için yazmak çoğu zaman kısaltmakla eş tutuluyor. Oysa kısalık sonuçtur, yöntem değil. Asıl iş aynı bilgiyi hangi sırayla vereceğinize karar vermek: sıra doğruysa metnin yarısını atmak kolaylaşır, sıra yanlışsa kısaltılmış metin de okuyucuyu tutmaz.
Önce sıra, sonra makas
Dar bir ekranda okuyucu metni bir bütün olarak görmez. Elinde her seferinde beş altı satırlık bir pencere vardır ve o pencerede işine yarayan bir şey bulamazsa aşağı kaydırmayı bırakır. Bu yüzden mobilde yapılan ilk düzenleme silmek değil, taşımak olmalı.
Pratikte şöyle işliyor. Metni yazdıktan sonra her bölüme tek soru sorun: bu bölüm neyi cevaplıyor? Cevabı bulun ve bölümün ilk cümlesi yapın. Gerekçe, arka plan ve örnekler arkadan gelsin. Bunu bütün bölümlere uyguladığınızda ortaya çıkan metin sadece hızlı okunmuyor, aynı zamanda kesilecek yerleri kendiliğinden gösteriyor; çünkü artık her paragrafın sonunda duran malzemenin ne olduğu görünür hale geliyor.
Aynı işlemi bir kademe yukarıda, bölümlerin kendi arasında da yapın. En çok sorulan soruya cevap veren bölüm başa gider. Sıralamayı yazarın anlatım mantığı değil, okuyucunun soru sırası belirler.
Hangi cümle gider
Sıra oturduktan sonra kesme işi mekanikleşir. Şu dört gruptaki cümleler çoğunlukla metinden çıkabilir:
- Bir sonraki bölümün ne anlatacağını duyuran cümleler. Bölüm başlığı zaten orada duruyor.
- Az önce söyleneni başka kelimelerle tekrar eden özet cümleleri. Özellikle bölüm sonlarında birikirler.
- Konunun genel önemini anlatan açılışlar. Okuyucu o sayfaya geldiyse konunun kendisi için bir değeri olduğunu zaten biliyor.
- Niteleyici yığınları. Oldukça, son derece, gerçekten anlamına katkı yapmayan yerlerde durur.
Kesilmeyecek olan da bellidir: sayı, araç adı, örnek, karşı örnek. Bir metni mobilde okunur yapmaya çalışırken en sık kaybedilen şey somutluk oluyor, çünkü örnekler cümle olarak uzundur ve makas önce onlara gider. Bu ters bir tercih. Üç satırlık soyut açıklama yerine bir satırlık gerçek örnek bırakmak hem daha kısa hem daha faydalı.
Sekmeye taşımak neyi çözer
Yaygın tavsiye şu: ikincil içeriği ayrı bir sekmeye veya açılır bölüme alın, ana metin sade kalsın. Burada gözden kaçan bir ayrıntı var. Çoğu sekme bileşeni gizlediği içeriği sayfayla birlikte indirir ve yalnızca görünürlüğünü kapatır. Yani indirilen bayt aynı, kurulan DOM aynı, sayfanın açılma süresi büyük ölçüde aynı. Kazandığınız tek şey ekran alanı.
Ekran alanı da kazanç, ama bunun bedeli bir dokunuş. Kullanıcı gizlenen içeriğin varlığını başlıktan tahmin etmek zorunda kalıyor ve sekme başlıkları genellikle bu işi iyi yapmıyor. Detaylı bilgi yazan bir sekmede ne olduğunu kimse bilemez.
Ben ikincil içeriği genelde sekmeye taşımak yerine sayfanın altında kendi başlığı altında bırakırım: kaydırma dokunuştan ucuzdur ve başlık ne bulunacağını açıkça söyler. Sekme, ancak içerik gerçekten paralel seçeneklerse mantıklı, örneğin aynı ürünün farklı bedenleri ya da bir yöntemin iki alternatif uygulaması. Sıralı okunacak bir metni sekmeye bölmek yapıyı bozar.
Performans için gerçekten bir şey yapılacaksa doğru yer başka: görselleri geç yükletmek, yazı tiplerini azaltmak, ilk ekranda görünmeyen bileşenleri sonradan getirmek. Bunlar ölçülebilir. Sekme kullanımı ise düzen kararıdır, performans kararı değil.
SEO tarafında ne değişir
Mobil metinde arama motoru için yapılacak en etkili şey anahtar kelime dağılımını ayarlamak değil, sorunun cevabını ilk ekrana koymak. Arama sonucundan gelen kullanıcı belirli bir soruyla gelir; cevabı görmeden geri dönerse o sayfa hem kullanıcıyı hem sıralamayı kaybeder. Cevabı öne aldığınızda, anahtar kelimeler zaten doğal biçimde başlığa ve ilk paragrafa yerleşir.
Bunun bir yan etkisi de var: cevabı öne almak metnin geri kalanını dürüstleşmeye zorlar. Söyleyecek başka bir şeyiniz yoksa bu, ilk paragraftan sonra hemen görünür olur. Uzatmak yerine bitirmek daha iyi bir tercih.