Kullanıcıların Bilgisayar Becerileri: Dağılım Gerçekte Ne Diyor
Kullanıcılarınızın bilgisayarla arası sizinkinden kötü. Bu, tasarım yazılarının alışkanlıkla tekrarladığı bir uyarı olmanın ötesinde ölçülmüş bir şey: OECD'nin 33 ülkede yürüttüğü PIAAC araştırmasında yetişkinlerin yalnızca yüzde 5'i çok adımlı, birden fazla araç gerektiren dijital görevleri tamamlayabiliyor. Sayıların kendisi kadar, bu sayıların nasıl aktarıldığı da ilginç.
Dağılım
PIAAC, 16-65 yaş arası yetişkinlerin teknoloji yoğun ortamlarda problem çözme becerisini ölçüyor ve katılımcıları dört kademeye ayırıyor. Nielsen Norman Group'un aynı veriyi derlediği yazıdaki dağılım şöyle:
- Seviye 3, yüzde 5: farklı kaynaklardan bilgi birleştirmeyi, birden çok uygulama arasında geçiş yapmayı gerektiren görevler.
- Seviye 2, yüzde 26: birkaç adımlı, basit mantık içeren işler. Bir listeyi filtrelemek, bir formu koşula göre doldurmak.
- Seviye 1, yüzde 29: tek adımlı işler. E-posta göndermek, bir siteyi açmak.
- Seviye 1 altı, yüzde 14: yalnızca en temel eylemler, örneğin bir e-postayı silmek.
- Yüzde 26: bilgisayar tabanlı testi hiç yapmamış olanlar.
"Her on kişiden biri" nereden çıkıyor
Bu veriyi aktaran yazıların çoğu, orta ve üstü görevleri tamamlayabilenleri "her on kişiden biri" diye özetliyor. Tablo bunu doğrulamıyor. Seviye 2 ile Seviye 3 toplandığında yüzde 31 ediyor, yani yaklaşık üçte bir. Yüzde 5'lik rakam orta seviyeyi değil, yalnızca en üst kademeyi anlatıyor. İkisi karıştırılınca ortaya olduğundan da karamsar bir tablo çıkıyor ve tasarımcı gerçekte var olmayan bir kitleye göre karar veriyor.
Son satırdaki yüzde 26 da tek bir grup değil. İçinde bilgisayar deneyimi olmadığını söyleyenler, en temel tarama testini geçemeyenler ve testi bilgisayarda yapmayı reddedip kâğıt versiyonu seçenler var. Bu üçü aynı kullanıcı değil. Reddeden kişi beceriksiz olmayabilir, tedirgin olabilir; tedirginlik ise arayüzle çözülebilen bir şey.
Peki bu dağılım sizin kitleniz mi
Sayılar genel yetişkin nüfusunu tarif ediyor. Ürününüzün kitlesi genel nüfusla örtüşmüyorsa bu tablo doğrudan uygulanmaz. Bir e-devlet hizmeti ya da bankacılık uygulaması pratikte tüm dağılıma hizmet eder. Geliştiricilere satılan bir araç ise neredeyse tamamen Seviye 3'ten oluşan bir kitleyle çalışır, orada aşırı basitleştirme kullanıcıyı yavaşlatır.
Verinin yaşı da bir soru işareti. PIAAC ölçümleri 2010'ların ilk yarısına dayanıyor, o günden bu yana kitle değişti. Ama değişim beklendiği yönde mi? Telefonla büyümüş bir kuşak uygulama içi akışlarda hızlı, dosya sistemi, klasör hiyerarşisi, çok pencereli iş akışı söz konusu olduğunda daha yavaş. Beceri kaybolmuyor, yer değiştiriyor.
Arayüzde karşılığı
Buradan çıkan sonuç "her şeyi sadeleştir" değil, "kendi becerini ölçü sanma". Ekibin tamamı Seviye 3'ten oluşuyor ve ürünü günde sekiz saat kullanıyor; bir akışın anlaşılır olup olmadığına dair iç konsensüs bu yüzden sistematik olarak iyimser çıkar. Beş kullanıcıyla yapılan yarım saatlik bir koridor testini, ekip içinde "bu zaten açık" diye varılan mutabakattan çok daha güvenilir bulurum; ilkinin maliyeti bir öğleden sonra, ikincisinin maliyeti sahada öğrenilen bir hata.
Ölçüde de aynı dikkat gerekiyor. Adım sayısını azalttığını söyleyen bir tasarım kararının kodda karşılığı var mı, gerçekten zorunlu alan sayısı düştü mü, yoksa alanlar ikinci ekrana mı taşındı? Formu ikiye bölmek toplam iş yükünü azaltmaz, sadece dağıtır.
Hataya karşı tavır ise en çok kazandıran yer. Kullanıcının yapabileceği hatayı önceden imkânsız kılmak, sonradan uyarı göstermekten iyidir: tarih alanını serbest metin yerine seçiciyle vermek, telefon numarasını biçimden bağımsız kabul edip sunucuda normalize etmek, geri alınabilir bir silme sunmak. Bunlar becerisi düşük kullanıcı için fark yaratır, yüksek olan için hiçbir şey kaybettirmez.