Konu Başlıkları
Yükleniyor...

UX Öğrencileri İçin Özgeçmiş: Neyi Yazmalı, Neyi Çıkarmalı

Yeni Mezun UX Tasarımcısı İçin CV Hazırlama Rehberi

Yeni mezun bir UX özgeçmişinde asıl sorun deneyim azlığı değil, o deneyimin okunamayacak biçimde yazılması. Elinizde bir staj, iki okul projesi ve bir kulüp işi varsa bunlar yeter; sayfayı ne kadar doldurduğunuz değil, her satırın bir soruya cevap verip vermediği belirleyici. Aşağıdakiler doğrudan uygulanabilir maddeler.

Tek sayfa, üstte ne varsa o okunuyor

Sıralamayı şöyle kurun: iletişim ve portfolyo bağlantısı, sonra projeler ya da staj, sonra eğitim, en sonda araçlar. Öğrenciler genelde eğitimi en üste koyuyor. Okulun adı sizi ayırt etmiyor, yaptığınız iş ayırt ediyor.

Her deneyimde ay ve yıl yazın. Tarih aralığı belirsiz bırakılmış bir satır, iki haftalık bir bootcamp ödevi de olabilir altı aylık bir staj da; okuyan kişi ayırt edemeyince ikisini de en düşük ihtimale göre değerlendirir.

Sayı yazacaksanız nasıl ölçüldüğünü de bilin

Kariyer rehberlerinin çoğu nicel sonuç yazmanızı söyler ve orada bırakır. Eksik olan kısım şu: yazdığınız sayı görüşmede size sorulacak. Kullanıcı akışında yüzde yirmi iyileşme cümlesi kuruyorsanız, neyi ölçtüğünüzü söyleyebilmeniz gerekiyor. Görev tamamlama süresi mi, adım sayısı mı, hata oranı mı? Kaç kişiyle, önce ve sonra mı, yoksa yalnızca sonra mı ölçüldü?

Cevabı yoksa o sayıyı yazmayın. Ölçülmemiş bir yüzde, görüşmede kendi aleyhinize dönen tek satırdır. Bunun yerine doğrulanabilir olanı yazın: kaç kişiyle test yaptığınız, kaç ekran çizdiğiniz, kaç görüşme yürüttüğünüz. Beş kullanıcılık bir test, uydurma bir iyileşme oranından daha fazla iş görür.

Portfolyo bağlantısı en çok tıklanan satır

Özgeçmişte tek bir satır işi belirliyorsa o portfolyo adresidir. Kısa ve okunabilir olsun, tıklanabilir olsun, açılış sayfasında en fazla üç iş görünsün. Ana sayfaya on iki proje dizmek seçme işini karşı tarafa yıkmak demek, kimse bunu yapmaz, ilk gördüğüne bakıp kapatır.

Vaka çalışmalarında süreç anlatısını kısaltın. Kimse çift elmas şemasının açıklamasını okumak istemiyor. Problem neydi, ne yaptınız, ne değişti, nerede tıkandınız. Son madde çoğu portfolyoda hiç yok ve tam da ayırt edici olan orası.

Dosya biçimi: okunacak olan metin, tasarım değil

Başvurularda PDF'i Word dosyasından belirgin biçimde daha güvenilir buluyorum, çünkü Word belgesi karşı taraftaki sürümde kayıyor ve sizin hizaladığınız düzen dağılmış halde açılıyor. PDF'te bu risk yok, ama tek şartla: metin gerçekten metin olacak.

Tasarım öğrencilerinin sık düştüğü hata, özgeçmişi bir tasarım aracında hazırlayıp görüntü olarak dışa aktarmak. O dosyada seçilebilir tek karakter yoktur. İçindeki yazıyı fare ile seçemiyorsanız, başvuru sistemi de ayrıştıramaz ve karşıya boş bir kayıt düşer. Aynı şey iki sütunlu düzenler ve tablo içine gömülmüş bölümler için de geçerli; ayrıştırıcı satırları yatay okur, sütunları birbirine karıştırır. Tek sütun, düz başlıklar, gömülü değil gerçek yazı tipi. Tasarım yeteneğinizi portfolyoda gösterirsiniz, özgeçmişte değil.

Sayfadan çıkacaklar

  • Lise bilgisi
  • Fotoğraf, doğum tarihi, medeni hal
  • Yüzde çubuklarıyla gösterilen beceri seviyeleri (yüzde yetmiş Figma diye bir şey yok)
  • Kariyer hedefi paragrafı
  • Talep üzerine referans verilir satırı
  • Kullandığınız her aracı kapsayan uzun listeler

Bunlar çıkınca yer açılır ve o yeri projelerin somut çıktısıyla doldurursunuz. Deneyimi az bir özgeçmişi güçlendiren şey, eksiği kapatmaya çalışan dolgu değil, az sayıda işin ayrıntısıyla anlatılması.