Konu Başlıkları
Yükleniyor...

Saha Çalışmalarında Veriyi Bozan Beş Hata

UX Saha Çalışması: Oturum Kurgusu, Şikayet Yönetimi, Somut Örnek

Saha çalışmasının işe yaramaması genelde katılımcıyla ilgili değildir, oturumun nasıl kurulduğuyla ilgilidir. Yanlış saatte gelirsiniz, katılımcı sizi şikayet kutusu sanır, ya da anlattığı hiçbir şey tek bir güne inmez. Aşağıdaki beş hata, sahada geçirdiğiniz saatin çöpe gitmesinin en yaygın nedenleri.

Süreyi değil, görevi hedefleyin

Standart ziyaret süresi diye bir şey yok. Katılımcının hangi işi yaptığını, o işin ne kadar sürdüğünü ve günün hangi saatinde yoğunlaştığını önceden sorun, oturumu o pencereye yerleştirin. Bir bayi yazılımı projesinde sabah dokuzdaki ziyaretten kayda değer hiçbir şey çıkmamıştı; asıl trafik akşamüstü sipariş kapanışındaydı, ikinci ziyareti oraya aldık.

Sık verilen tavsiye, tek uzun oturum yerine birkaç kısa oturum planlamaktır. Uzaktan çalışıyorsanız doğru: ikinci oturumun maliyeti bir takvim daveti. Fiziksel ziyarette durum farklı. Yol, ziyaretçi kaydı, tanıştırma, katılımcının kayıt cihazına alışması gibi sabit maliyetler her gidişte yeniden ödenir, üstelik bunların hiçbiri veri üretmez. Aynı toplam gözlem süresi için üç ayrı ziyaret, tek ziyarete göre iki katına yakın gün harcatır. Sahaya gidiyorsanız oturumu bölmeyin, içine mola koyun.

Şikayet listesini baştan boşaltın

Katılımcı çoğu zaman sizi nihayet gelen yetkili sanır ve elinde birikmiş bir liste vardır. Bunu bastırmaya çalışmak işe yaramıyor, ertelemek de yaramıyor, çünkü liste tüm oturuma yayılıyor ve hiçbir görevi sonuna kadar izleyemiyorsunuz.

İlk on dakikayı açıkça buna ayırın. "Önce şikayetleri alayım, not edeyim, sonra işinizi izleyelim" deyin ve yazdığınızı görsün. Liste boşalınca oturum gözleme döner.

Birebir kalın, ama ortamın buna izin verdiğinden emin olun

Grup oturumu saha çalışması değildir, odak grubudur; katılımcı orada ne yaptığını değil, ekip içinde söylenmesi uygun olanı anlatır. Buna karşılık açık ofiste birebir oturum kağıt üzerinde kalabilir. Masa komşusu araya girer, yönetici "biz aslında şöyle yapıyoruz" diye düzeltir, katılımcı da onaylar.

Ziyaretten önce nerede oturacağını sorun. Kendi masasında çalışması gereken bir işse orada kalın ve araya girenlere kibarca sonra döneceğinizi söyleyin. İşin doğal parçası olan ekip içi konuşmalar kalsın, o zaten veridir; sizin için toplanan kalabalık kalmasın.

Röportaj yapmayın

Soru sormak kolaydır, susmak zordur. Araştırmacı boşluğu doldurmaya başladığı anda katılımcı iş yapmayı bırakıp cevap vermeye geçer ve elinizde gözlem yerine görüş kalır. Katılımcı çalışırken susun, görev bittiğinde sorun. Not defterine yazdığınız sorular oturumun sonuna kadar bekleyebilir.

Aynı şey ev ya da kişisel ofis ziyaretlerinde ağırlanma durumu için de geçerli. Çay teklifi geri çevrilmez, ama ikramdan sonra konuyu işe döndürmek sizin işiniz; katılımcı sizi misafir olarak görmeye devam ettiği sürece kendi rutinini yaşamaz.

"Genellikle" kelimesini duyduğunuz yerde durun

"Genellikle şöyle yaparız" bir süreç tarifi değil, katılımcının kendi işi hakkındaki teorisidir. Genellemeyi tek bir olaya indirin: en son ne zaman yaptınız, o gün tam olarak ne oldu, şimdi açıp gösterir misiniz?

Ekranı açtırın. Gerçek dosya adları, gerçek tarihler, yarım kalmış kayıtlar, kullanılmayan alanlar hep orada. Katılımcının anlattığı süreç ile ekranda gördüğünüz süreç arasındaki fark, saha çalışmasından çıkardığınız en değerli veridir; zaten o fark için gidiyorsunuz.