Web Bilgi Mimarisi: Menü Yapısını Kurmak ve Doğrulamak
Bilgi mimarisi tartışmaları çoğu zaman menü çizerek başlıyor, oysa asıl karar menüden önce veriliyor: içerik hangi mantıkla gruplanacak ve o grupları kim tanıyacak. Yanlış kurulmuş bir yapı ne tasarımla ne de arama kutusuyla kurtarılır. Kullanıcı aradığını ikinci denemede bulamadığında geri düğmesine basıyor.
Şirket şeması menü değildir
En sık düşülen hata, menünün departman adlarından kurulması. Kurumsal, Ar-Ge, İş Geliştirme, Çözümler. Bu ayrım şirketin içinde anlamlı, dışında değil. Ziyaretçi bir problemle geliyor ve o problemin hangi birimin sorumluluğunda olduğunu bilmesi için hiçbir sebep yok.
Kural net: menü maddeleri kullanıcının yapmak istediği işi ya da aradığı nesneyi adlandırır. Fiyatlandırma, Entegrasyonlar, Destek gibi. İç yapının menüye sızdığı her yer, kullanıcıya sizin organizasyon şemanızı öğrenme ödevi verir. Kimse o ödevi yapmaz.
Genişlik ve derinlik
Yapı iki yönde büyür: aynı seviyede daha çok seçenek ya da daha çok seviye. Hesap küçük ama yön verici. Her seviyesinde 7 seçenek bulunan üç seviyeli bir yapı 7 x 7 x 7, yani 343 sayfayı adresler; dördüncü seviye eklendiğinde sayı 2401'e çıkar. Derinlik kapasiteyi çarparak büyütüyor. Bedeli de sabit: yeni her seviye, o daldaki her sayfaya bir tıklama ve bir karar noktası ekler.
Bu yüzden ikisi arasında sıkıştığınızda geniş ve sığ tarafta durun. Yedi maddelik bir menüyü gözle taramak, üç maddelik menüde üç kat aşağı inmekten hızlı, çünkü tarama paralel, gezinme sıralı.
Buradan çıkan bir şeyi de düzeltelim. Üç tık kuralı diye bilinen şeyin ölçümle desteklenen bir tarafı yok. Kullanıcılar tıklama saymıyor; her adımda doğru yolda olduklarından emin olabildikleri sürece beş tık da atıyorlar. Sorun tık sayısı değil, tereddüt.
Etiketler kullanıcının kelimeleriyle yazılır
Bir kategoriye ne isim verdiğiniz, o kategorinin ne içerdiğinden daha belirleyici. Çözümler, Hizmetlerimiz, Keşfet gibi etiketler hiçbir şey söylemiyor ve kullanıcıyı tahmine zorluyor.
Doğru kelimeleri bulmanın en ucuz kaynağı elinizde: site içi arama kayıtları. Sorguları biriktirmek yarım saatlik iş, çıkan liste ise gerçek kullanıcı sözlüğü. Özellikle sonuç dönmeyen sorgulara bakın; oradaki her satır ya eksik bir içerik ya da yanlış adlandırılmış bir sayfa. İkisi de düzeltilebilir, ama önce görünür olması gerekiyor.
SEO tarafında ne doğru, ne değil
Sağlam bir yapı arama motoru açısından da işe yarıyor: tarama derinliği azalır, iç bağlantılar kategori sayfalarını güçlendirir, site haritası tutarlı çıkar. Bu kadarı doğru.
Anlamca ilgili kelimeleri içeriğe serpiştirin tarzı tavsiyeler ise bilgi mimarisiyle ilgili değil, eski bir metin doldurma alışkanlığı. Kategori sayfası altındaki içerikleri gerçekten temsil ediyorsa zaten o kelimeleri barındırır. Menüyü arama motoru için kurup kullanıcıyı ikinci sıraya koyduğunuzda ikisini birden kaybediyorsunuz, çünkü sitede kalma süresi de aynı menüden geçiyor.
Kurduğunuz yapıyı doğrulayın
Yapı kurmak fikir işi, doğrulamak ölçüm işi. İki yöntem var ve sık sık karıştırılıyor. Kart sıralamada katılımcılara içerik adlarını verir, kendi gruplarını oluşturmalarını istersiniz. Ağaç testinde ise hazır hiyerarşiyi metin olarak verir, görev tarif eder, doğru dala gidip gitmediklerine bakarsınız.
İkisi aynı işi yapmıyor. Kart sıralama fikir üretir, ağaç testi karar verir. Mevcut bir menüyü değerlendirmek gerektiğinde ağaç testini kart sıralamadan daha güvenilir buluyorum: birinde insanlar nasıl düşündüklerini anlatıyor, diğerinde gerçekten bulup bulamadıklarını görüyorsunuz. Anlatılan ile yapılan arasındaki fark bu alanda büyük.
Ağaç testi ayrıca ucuz. Görsel tasarım gerekmez, tek ihtiyacınız metin hiyerarşisi ve sekiz on görev. Başarı oranı, ilk tıklamanın doğruluğu ve dolaşma miktarı ölçülür. Başarısı düşük çıkan görevlerin çoğu tek bir etiketten kaynaklanır, onu değiştirip testi tekrarlamak bir günlük iş. Menüyü yayına alıp analitikten anlamaya çalışmak ise aylar sürüyor ve o sırada trafiğin bir kısmını çoktan kaybetmiş oluyorsunuz.