Web Olgunlaştıkça Arayüz Tasarımının Alanı Neden Daraldı?
Web'in ilk on yılı bir sayı hikâyesi gibi anlatılır: kaç site, kaç kullanıcı, kaç kat artış. Oysa o eğrinin arayüz tasarımı açısından asıl sonucu sayıda değil, sayının yarattığı alışkanlıkta. Yüz milyonlarca site aynı anda yayındayken kullanıcı, sizin sitenize gelmeden önce beklentisini çoktan başka yerde oluşturmuş oluyor.
Katlanan büyüme neye benziyordu
1991'de yayına giren ilk siteden sonraki altı yıl, yıllık yüzde 850 civarında bir büyümeyle anlatılır. Bu oran soyut duruyor, bileşik hâline getirince somutlaşıyor: yıllık yüzde 850, her yıl 9,5 katı demek. Altı yıl üst üste uygulanırsa 9,5'in altıncı kuvveti, yani yaklaşık 735 bin katı eder. Tek siteden başlayıp 1997'ye gelindiğinde kabaca bir milyonluk bir web tablosu çıkar ortaya, ki bilinen tahminlerle aynı büyüklük sırasında.
Sonraki dönemde oran hızla düştü. 1998-2001 arası yıllık yüzde 150, 2002 sonrası yüzde 25 bandına indi. Düşen şey büyüme hızıydı, toplam değil; taban büyüdükçe yüzde 25 bile mutlak sayı olarak ilk yılların tamamından fazlasını ekliyordu.
Buradan çıkan tasarım sonucu şu: bir kullanıcının ömrü boyunca gördüğü arayüz sayısı, web'in ilk beş yılında değil, olgunluk döneminde patladı.
Alışkanlık nerede oluşuyor
Bir kullanıcı sizin sitenizde zamanının çok küçük bir kısmını geçirir. Geri kalanını başka sitelerde geçirir. Dolayısıyla "kullanıcı bunu nasıl bekliyor" sorusunun cevabı sizin ürününüzün içinde değil, dışında oluşuyor. Arama kutusunun sağ üstte olması, logonun ana sayfaya götürmesi, sepetin sağ üst köşede durması gibi kalıplar kimsenin verdiği bir karar değil; milyonlarca sitenin tekrarıyla çökelmiş şeyler.
Bunun pratik anlamı, konvansiyonun bedava, sapmanın ise ücretli olması. Alışıldık düzeni kullandığınızda kullanıcının öğrenme maliyeti sıfıra yakındır, çünkü öğrenme işi başka siteler tarafından çoktan yapılmıştır. Saptığınızda o maliyeti kendi ürününüz üstlenir: onboarding, ipucu balonu, boş durum metni, destek talebi. Kalabalıklaşan web'de bu fatura her yıl biraz daha kabarıyor.
Bir kişisel sitede navigasyonu daha temiz görünsün diye yalnızca ikonlara indirmiştim, birkaç hafta sonra etiketleri geri koydum.
Peki sapmak hiç doğru değil mi
Doğru olduğu tek bir durum var: sapma, kullanıcının o ekranda yapmaya çalıştığı işin doğasını daha iyi karşılıyorsa. Harita uygulamasının klasik sayfa düzenini bırakması, tablo tabanlı bir yönetim panelinin sonsuz kaydırma yerine sayfalama ve klavye kısayolu tercih etmesi böyledir. Estetik gerekçeyle yapılan sapma ise neredeyse her zaman kaybeder, çünkü kullanıcı sitenizi bir tasarım nesnesi olarak değil, bir işi bitirme aracı olarak açıyor.
Ayırt etmenin basit bir yolu var: sapmayı savunurken kullandığınız cümlede özne kim? "Daha modern duruyor" diyorsanız özne sizsiniz. "Bu ekranda kullanıcı aynı anda üç kaydı karşılaştırıyor, klasik liste bunu yaptırmıyor" diyorsanız özne kullanıcı, gerekçe de sağlam.
Alışkanlığı ölçmek
Konvansiyon tartışması genelde fikir düzeyinde kalıyor, oysa ölçülebilir bir tarafı var. Yeni bir düzen denerken bakılacak şey memnuniyet anketi değil, ilk kullanımdaki duraksama. Aynı görevi iki düzende verip görevin tamamlanma süresini değil, kullanıcının ilk tıklamaya kadar geçen süresini ölçmek çoğu zaman daha keskin sonuç verir; toplam süre pratik yapıldıkça eşitlenir, ilk tereddüt ise alışkanlığın nerede zorlandığını doğrudan gösterir.
Beş kullanıcı bunun için yeterli. Ekranı gören ilk üç kişi de aynı yerde duraksıyorsa istatistiğe gerek yok, sorun düzenin kendisindedir.
Kaynaklar