Konu Başlıkları
Yükleniyor...

Standart, Konvansiyon ve Standartlaşmış Kötü Alışkanlıklar

Konvansiyondan Sapmak Ne Zaman Doğru, Ne Zaman Bahane

Arayüz kararlarının çoğu araştırmayla değil taklitle yerleşir. Yeterince site aynı şeyi yaptığında o şey standart sayılır, iyi olup olmadığı da artık sorulmaz. Standardı, konvansiyonu ve sadece yaygın olanı ayırmak, hangisinden sapabileceğinizi bilmenin tek yolu.

Standart ile konvansiyon aynı ağırlıkta değil

Nielsen Norman Group'un yerleşik ayrımı basit: bir kalıp büyük sitelerin dörtte üçünden fazlasında aynı şekilde uygulanıyorsa fiilî standarttır, yarısıyla dörtte üçü arasındaysa güçlü konvansiyondur. Fark akademik değil. Standarttan saptığınızda kullanıcı yanlış davranır, konvansiyondan saptığınızda yavaşlar. Birincisi hata üretir, ikincisi sürtünme.

Sepet ikonunun sağ üstte olması standarttır. Kaydırmalı bir tanıtım alanının ana sayfanın üstünde durması sadece yaygındır. İkisine aynı saygıyı göstermek, arşivde en sık gördüğüm hata.

"Sapmak için %50 daha iyi olmalı" kuralı kendi içinde tıkalı

Tavsiye şöyle: konvansiyonun dışına ancak ölçülebilir biçimde ciddi bir kullanılabilirlik kazancı varsa çıkın. Kulağa disiplinli geliyor, uygulamada işlemiyor.

Ölçüm yeni kalıp inşa edilmeden yapılamaz, yani kural kanıtı ancak sapmadan sonra var olabilecek bir şeyden istiyor. Dahası ölçümün kendisi taraflı. Mevcut kullanıcı eski kalıba göre eğitilmiş durumda, ilk karşılaşmada yeni olan her zaman yavaş görünür. Beş kişilik bir kullanılabilirlik oturumu da yüzdelik bir fark söyleyemez; o oturum kırılma noktasını bulmak içindir, oran üretmek için değil.

Kuralı şuna çevirin: sapmanın bedelini kim ödüyor. Ayda bir gelen ziyaretçi ödüyorsa sapmayın, öğrenme fırsatı yok. Günde beş kez giren operasyon kullanıcısı ödüyorsa sapabilirsiniz, ilk hafta yavaşlar sonra kazanır. Aynı arayüzde ikisi de varsa konvansiyon kazanır.

Yaygın olan her kalıp kötü değil

Mavi bağlantı sık sık standartlaşmış kötü alışkanlık örneği gösterilir. Değildir. Mavi ve altı çizili biçim, metnin içinde tıklanabilirliği renk körlüğünden bağımsız taşıyan az sayıdaki işaretten biri. Sol taraftaki dikey menü de öyle, ekran alanını harcar ama tarama yönüne oturur.

Gerçekten kötü olup standartlaşanlar başka. Masaüstünde üç çizgili menü, yerin bol olduğu bir düzende gezinmeyi bir tıkın arkasına saklar ve keşfedilebilirliği düşürür. Çerez duvarı, reddetme seçeneğini kabul etmekten daha zahmetli hale getirdiği anda karanlık desene döner. Sonsuz kaydırma, altbilgideki iletişim ve yasal bağlantıları erişilemez kılıyorsa hatalıdır; bir liste sayfasında sayfalama daha dürüst bir çözümdür.

İz navigasyonu, hiyerarşi veride varsa işe yarar

Derin bir katalogda iz navigasyonunu sol menüden daha güvenilir bulurum. Sol menü bulunduğunuz yeri gösterir, iz ise oraya nasıl gelindiğini ve bir üste nasıl çıkılacağını gösterir; kullanıcı geri düğmesine basmak yerine yapıyı okur.

Şartı var. İçerik veri modelinde tek bir ebeveyne bağlıysa iz doğrudur. Bir ürün üç kategoriye birden aitse ve izi giriş yolundan üretiyorsanız, aynı sayfa her ziyarette farklı bir hiyerarşi gösterir. Kullanıcı o URL'yi paylaştığında ya da sekmeyi yarın açtığında iz ya boş kalır ya da yanlış yeri işaret eder. Arayüz iddiası veride karşılık bulmuyorsa bileşen kullanıcıya yalan söylüyor demektir.

Çözüm bileşeni süslemek değil. Her içeriğe birincil kategori alanı ekleyin, izi oradan üretin, ikincil kategorileri sayfanın içinde ayrı bir bağlantı grubu olarak verin. Tek alan ve tek sorgu, üçüncü parti bir gezinti eklentisine gerek yok.