Konu Başlıkları
Yükleniyor...

Ücretli Modele Geçiş Arayüzde Neyi Değiştirir

Reklam Gelirinden Aboneliğe Geçişin Tasarım Sonuçları

Bir ürünün parayı nereden kazandığı, arayüzünde ilk bakışta görünmez ama her ekranda iz bırakır. Reklamla dönen bir arayüz kullanıcının ilgisini bölmeye çalışır, abonelikle dönen bir arayüz ise işini bitirmesine. Reklamdan ücretli müşteriye geçen ekipler bunu genelde fiyatlandırma sayfası meselesi sanıyor, oysa değişen şey ekranların önceliği.

Reklam modeli arayüzü neye göre kurar

Reklam geliri gösterim ve tıklama sayısına bağlıdır. Bu iki metrik yükseldiğinde gelir yükselir, dolayısıyla tasarım kararları da o yöne çekilir: içerik sayfalara bölünür, ilgili başlıklar araya sokulur, kaydırma teşvik edilir. Bunların hiçbiri kullanıcının işini kolaylaştırmak için orada değil, ama tek tek bakıldığında hepsi savunulabilir görünür.

Kullanıcı tarafında sonucu biliyoruz. İnsanlar reklama benzeyen her şeye bakmamayı öğrendi; alana banner körlüğü deniyor ve etkisi reklamla sınırlı kalmıyor. Reklam formatına benzeyen gerçek içerik de atlanıyor. Sağ sütuna koyduğunuz, çerçeveli, renkli, kısa metinli bir bilgi kutusu ne kadar faydalı olursa olsun görülmüyor.

Ödeme akışı kritik yola giriyor

Ücretli modele geçen üründe ekranların önem sırası değişir. Reklam modelinde kritik yol içeriğe ulaşmaktı. Şimdi kritik yol şu: kullanıcı değeri görüyor, planı anlıyor, ödemeyi tamamlıyor, hizmete erişiyor. Bu zincirin herhangi bir halkası kırıldığında gelir doğrudan durur, oysa reklam modelinde tek bir kullanıcının kaybı istatistiğin içinde kaybolurdu.

Bu yüzden ücretli modelde ilk yapılacak iş, sıfırdan bir tasarım dili aramak değil, ödeme zincirini uçtan uca çizmek. Her adımda kullanıcının neyi bilmesi gerektiğini yazın: fiyatın vergiler dahil mi olduğu, aboneliğin ne zaman yenileneceği, iptalin nereden yapılacağı. Bu üçü eksikse geri kalan ne kadar temiz olursa olsun destek kuyruğu dolar.

Hata durumları çizilmemiş oluyor

Ödeme akışını incelerken genelde önce sunucu tarafındaki hata durumlarını sahneye koymayı tercih ederim: kartın reddedilmesi, 3D doğrulamanın zaman aşımına uğraması, ödeme alınıp aboneliğin açılmaması. Çoğu tasarım dosyasında bu ekranların karşılığı yoktur, çünkü mutlu senaryo çizilirken akla gelmezler. Sahada kullanıcının en çok panikleyip destek yazdığı yer tam olarak burası.

Yükseltme çağrısı, banner körlüğünün yeni hali

Reklamı kaldırıp yerine kendi yükseltme çağrınızı koyduğunuzda sorunu çözmüş olmuyorsunuz. Banner körlüğü reklamın kendisine değil, biçimine tepki. Kenarda duran, dikkat çekmeye çalışan, sayfanın asıl işiyle ilgisi olmayan kutu ne söylerse söylesin aynı filtreye takılır. Ücretli plan tanıtımınız da o kutunun içindeyse görülmez.

İşe yarayan yaklaşım, yükseltme çağrısını kullanıcının o an yaptığı işin içine yerleştirmek. Sınıra dayandığı anda, yani üçüncü projeyi oluşturmaya çalıştığında ya da dışa aktarma tuşuna bastığında, o ekranda ve o cümleyle söylenen teklif bağlamın parçası olur. Sürekli görünen bir şerit ise iki gün içinde arayüzün duvar kâğıdına dönüşür.

Ödeyen kullanıcı sadık değil, talepkâr

Ücretli modelin en çok tekrarlanan gerekçesi, ödeme yapan kullanıcının ürüne daha bağlı olduğu. Bu yarısı doğru bir cümle. Ödeme yapan kullanıcı ürüne daha çok yatırım yapmıştır, evet, ama karşılığında beklentisi de yükselir ve o beklenti karşılanmadığında bunu yorumla değil iptalle bildirir.

Pratikte fark şurada. Ücretsiz kullanıcı bir aksaklıkta sessizce kaybolur ve elinizde yalnızca düşen bir kullanım eğrisi kalır. Ödeyen kullanıcı iptal ekranından geçmek zorundadır, yani nedenini sormak için elinizde bir an vardır. O ekranı sürtünme yaratmak için değil, tek soruluk bir sebep alanı için kullanın; iptali zorlaştıran akışlar geri dönüşü de imkânsızlaştırıyor.

Ücretli modele geçmek arayüzü kendiliğinden temizlemiyor. Reklamın yerini yükseltme çağrıları, gösterim hedefinin yerini dönüşüm hedefi alıyor ve kötü tasarım aynı yerden yeniden içeri sızabiliyor. Değişen tek şey, bu kez kullanıcı ödediği için ölçüyü tutabildiğiniz bir muhatabınızın olması.