Arama Motoru Trafiğini Ölçmek: Analytics ve Search Console
Arama motorlarından gelen trafiği ölçmek, tek bir rapora bakmak gibi görünüyor. Oysa veri iki ayrı yerde duruyor ve o iki yer aynı şeyi saymıyor: Analytics ziyaretçinin sitenize vardıktan sonrasını bilir, aramanın kendisi Search Console'da kalır. Hangi sayının nereden okunduğunu ayırt etmeden yapılan analiz, çoğu zaman var olmayan bir düşüşü anlatır.
Analytics'in görmediği şey: sorgunun kendisi
Analytics bir ziyareti kaynak ve ortam ikilisiyle etiketler. Organik arama trafiği orada google / organic olarak birikir, oturum sayısını, iniş sayfasını, sitede ne yapıldığını buradan okursunuz. Ziyaretçinin ne yazarak geldiğini okuyamazsınız. Google 2011'den itibaren aramayı HTTPS üzerinden sunmaya geçti ve sorguyu yönlendiren adrese koymayı bıraktı; Analytics tarafında geriye (not provided) kaldı. Yani sitenizin hangi kelimelerde göründüğünü Analytics'e sormak, ölçüm yapmadan önce kaybedilmiş bir veriyi aramaktır.
Sorgu verisi Search Console'da yaşar: gösterim, tıklama, tıklama oranı ve ortalama pozisyon. Bu dört sütun tıklamaya kadar olan kısmı anlatır, tıklamadan sonrasını hiç bilmez. Hemen çıkma, sepete ekleme, form gönderimi Search Console'a ulaşmaz.
İki tarafı birleştirmenin kullanışlı yolu, ortak alan olan iniş sayfası adresidir. Bir sayfa Search Console'da yüksek gösterim ve düşük tıklama oranı gösteriyorsa sorun arama sonucundaki başlık ve açıklamadadır. Aynı sayfa bol tıklama alıp Analytics'te hemen terk ediliyorsa sorun sayfanın kendisinde, çoğunlukla arama sonucunda verilen sözle sayfanın verdiği şeyin uyuşmamasındadır.
Search Console'un sınırlarını bilerek okumak
Arayüz veriyi 16 ay geriye tutar. Bugünün rakamını üç yıl öncesiyle karşılaştırmak istiyorsanız o veri orada yok, silinmiş. Aylık dışa aktarım yapmayan bir site, kendi geçmişini kalıcı olarak kaybeder.
İkinci sınır daha sinsi: eşiğin altında kalan arama terimleri sorgu tablosundan çıkarılır. Tablodaki tıklamaları toplayıp genel toplamla karşılaştırdığınızda iki sayı tutmaz, aradaki fark bazı sitelerde yüzde onları bulur. Bu bir hata değil, kişinin kimliğini açık edebilecek nadir sorguların gizlenmesi. Tablolardan oran hesaplayacaksanız bunu bilerek hesaplayın.
Ortalama pozisyon da göründüğü şey değildir. Gösterime göre ağırlıklı bir ortalamadır, dolayısıyla siteniz yeni ve rekabetli bir sorgu kümesinde görünmeye başladığında hiçbir sayfanız gerilemeden ortalama pozisyonunuz düşer. Sabit bir kelime listesini sabit bir konumdan sorgulayan sıralama takip araçları bu yüzden daha istikrarlı görünür; ama ölçtükleri şey, kullanıcılarınızın gerçekten yazdığı sorgular değil, sizin seçtiğiniz liste. Çoğu site için ikincisi değil birincisi gerekir, yani ücretli araca geçmeden önce Search Console'u doğru okumak gerekir.
Organik düşüşte bakılacak sıra
Ani bir organik düşüşü ilk adımda algoritma güncellemesine bağlamam. Güncelleme açıklaması gelene kadar o bir tahmindir, kendi tarafınızdaki hata ise bir saat içinde doğrulanabilir. Sıra şöyle işliyor: Search Console'da düşüşün başladığı tarihi bulun, sonra o tarihi kendi yayın geçmişinizin yanına koyun.
- O hafta bir sürüm çıktı mı? Kapsam raporunda yeni
noindexya da engellenmiş sayfa var mı? - URL yapısı değişti mi? Yönlendirmeler tek adımda doğru karşılığına mı gidiyor?
- Tarama istatistiklerinde 5xx yanıtlar arttı mı? Taramanın denk geldiği bir kesinti, günlerce süren bir düşüş olarak görünebilir.
- Canonical etiketleri doğru sayfayı mı gösteriyor? Şablona yanlışlıkla sabitlenmiş tek bir canonical, bir bölümün tamamını indeksten düşürür.
Yönlendirme konusunda en sık görülen hata, kaldırılan sayfaları tek tek yeni karşılıklarına değil topluca anasayfaya yollamak. Google bunu yönlendirme değil, yumuşak 404 olarak işler: eski adresin biriktirdiği ne varsa anasayfaya aktarılmaz, kaybolur. İçeriğin gerçek karşılığı yoksa 410 vermek, anasayfaya yollamaktan daha dürüst bir cevaptır.
Kendi kopyanızı tutmak
Ayda bir, sorgu ve sayfa tablolarını tarihiyle birlikte kendi tarafınıza indirin. Search Console API'si bunu birkaç satırlık bir işe indiriyor, daha büyük siteler için toplu veri aktarımı seçeneği var. Böyle bir arşivin değeri, yıllık karşılaştırma yapabilmekten çok, bir değişikliğin etkisini tartışırken elinizde yayın tarihiyle hizalanmış bir seri olmasıdır. Tasarım kararının trafiğe ne yaptığını tartışmanın tek yolu, karar öncesi ve sonrasının aynı yerden ölçülmüş olması.