Bilgi Mimarisi ile Site Haritası Aynı Şey Değil
İkisi de site planlamasının parçası, ama biri süreç, diğeri belge. Asıl karışıklık "site haritası" adının birbirine hiç benzemeyen iki çıktıyı birden karşılamasından çıkıyor: ekibin toplantıda üstünde tartıştığı ağaç diyagramı ile arama motoruna gönderilen XML dosyası. Bu üçü ayrılmadan tartışma hep aynı yerde tıkanır.
Hangi site haritasından bahsediyoruz?
Görsel site haritası insanlar için hazırlanır. Sayfaların birbirine göre yerini gösterir, bir ekibin "bu sayfa buraya mı ait" tartışmasını yürütmesine yarar ve projenin sonunda çoğu zaman bir slaytta kalır. XML sitemap ise tarayıcı botlar için hazırlanmış, adres listesinden ibaret bir dosyadır. Ortak yanları isimlerinden ibaret. Birine bakıp diğeri hakkında yorum yapmak, mimari çizimle elektrik tesisat planını karıştırmaya benziyor.
Bilgi mimarisi aslında bir karar kümesi
Bilgi mimarisi, içeriğin nereye konacağına dair verilen kararların toplamı: kategori sınırları nerede biter, menüde hangi kelime kullanılır, hiyerarşi kaç kat derine iner, aynı içerik birden fazla yerden erişilebilir mi. Çıktısı tek bir dosya değil, bir sürü küçük karar.
Peki bu kararların doğru olduğunu nereden biliyoruz? Ekip içinde herkes kategori adını anlıyor olabilir, çünkü herkes o adı koyan toplantıdaydı. Kullanıcı o toplantıda yoktu. Kart gruplamasını yapıyı kurmak için kullanırım, ama kurduğum yapının tutup tutmadığını genelde ağaç testiyle ölçerim: kullanıcıya yalnızca menü metinlerini veriyorsun, görsel tasarım yok, "şu bilgiyi nerede ararsın" diye soruyorsun. Hangi dalda kaybolduklarını görmek, on kişilik bir kategori tartışmasından daha hızlı sonuç veriyor.
Bir adım daha ileri gidelim: ya yapı doğru ama adlandırma yanlışsa? Ağaç testinde kullanıcılar doğru dala giriyor fakat son adımda duraksıyorsa sorun hiyerarşide değil kelimededir. İkisi aynı testte ayrışır, karıştırılırsa aylarca yanlış şeyi düzeltirsiniz.
XML sitemap hiyerarşi taşımaz
Bilgi mimarisinin özeti sanıldığı için en çok yanlış anlaşılan nokta burası. XML sitemap düz bir listedir. İçinde adresler, isteğe bağlı olarak son değişiklik tarihi bulunur; hangi sayfanın hangi sayfanın altında olduğuna dair tek bir bilgi taşımaz. Dosyayı açıp bakarsanız kategorilerinizi göremezsiniz, çünkü orada kategori diye bir kavram yok. Sitenizin yapısını arama motoruna anlatan şey iç bağlantılarınız ve URL düzeniniz, sitemap dosyanız değil.
Dosya sınırları da genelde eksik aktarılıyor. Sitemap protokolü tek dosya için iki sınır koyuyor: 50.000 adres ve sıkıştırılmamış halde 50 MB. Pratikte önce hangisinin dolduğuna dikkat edin. Bir adres girdisi tipik olarak 150 bayt civarında yer tutar, yani 60.000 sayfalık bir site yaklaşık 9 MB'lık bir dosya üretir. Boyut sınırının çok altındasınız ama adres sınırını çoktan aşmışsınız. Yalnızca megabayta bakan bir kontrol bu durumu hiç fark etmez; sitemap indeksine bölmek gerekir.
Pratikte nerede ayrışıyor
Bir sayfanın bulunamaması iki ayrı sebepten olabilir ve çözümleri aynı yerde değil. Arama motoru sayfayı hiç görmüyorsa bu bir tarama sorunudur, sitemap ve iç bağlantı ilgilendirir. Kullanıcı sayfaya giriyor ama sitede o sayfaya kendi başına ulaşamıyorsa bu bir yerleştirme sorunudur ve hiçbir XML dosyası onu düzeltmez. İkincisini birincisiyle çözmeye çalışmak, ekiplerin en sık düştüğü tuzak.
Sıralama da ayrışıyor. Bilgi mimarisi ilk günün işidir, içerik envanteri çıkarılırken başlar. Sitemap ise yapı oturduktan sonra üretilen bir çıktıdır ve üretimi otomatiktir. Sitemap'ini elle bakımda tutuyorsanız bu, bilgi mimarinizin nerede durduğunu kimsenin bilmediğinin işareti olabilir.