2000'in Web Öngörüleri: Hangisi Tuttu, Hangisi Neden Tutmadı
2000 yılında web için sıralanan tahminler bugün ilginç bir okuma sunuyor: mikropaylaşımlar, her yerden mobil erişim, hizmetlerin tek tek ayrışması. Biri neredeyse hiç tutmadı, biri beklenenden büyük geldi ama bambaşka bir yoldan, biri tuttu sonra tersine döndü. Farkı yaratan teknolojik kapasite değil, her modelin kullanıcıdan istediği karar yüküydü.
Mikropaylaşım neden tutmadı
Mikropaylaşımın önündeki engel hiçbir zaman işlem ücreti olmadı. Engel, her içerik için ayrı bir karar vermek zorunda kalmaktı. Bir makaleye elli kuruş ödemek ucuzdur, ama o elli kuruşun değip değmeyeceğini düşünmek pahalıdır: kullanıcı günde otuz bağlantıya tıklıyorsa otuz kez duraklar. Aylık abonelik bu durakları bir kez ödetip ortadan kaldırdığı için kazandı, ucuz olduğu için değil.
Aynı mekanizma bugünkü arayüzlerde de geçerli. Kullanıcıya sunulan her ek seçim, tasarımcı için bir esneklik, kullanıcı için bir duraklamadır. Mikropaylaşım fikri her birkaç yılda bir yeni bir kabukla geri dönüyor (aynı duvara çarpacağını söylemek için kâhin olmaya gerek yok).
Mobil erişim tuttu, öngörülen biçimde değil
Mobil internetin yaygınlaşacağı tahmini fazlasıyla doğru çıktı. Yanlış çıkan kısım biçimdi. O dönemin varsayımı, küçük ekranlar için ayrı ayrı hazırlanmış sadeleştirilmiş sitelerdi. Gerçekleşen ise aynı belgenin yeniden akıtılması oldu.
Bunun kullanıcı deneyimi tarafındaki sonucu içerik eşitliği beklentisi: telefonda bulduğu sayfanın masaüstündekiyle aynı olmasını bekliyor, eksik sürümü hata sayıyor. Uygulama tarafında da karşılığı var, ayrı sürüm iki şablon, iki içerik akışı ve zamanla iki farklı gerçek demek. Tek kaynaktan üretip düzeni değiştirmek yalnızca ucuz olduğu için değil, tutarlı kaldığı için doğru yaklaşım.
Ayrışma gerçekleşti, sonra yeniden paketlendi
Bilgiyi bir yerden alıp ürünü başka yerden satın alma öngörüsü tuttu. Tutmayan kısım, bu ayrışmanın kalıcı olacağı beklentisiydi. Kullanıcı otuz sekmede karşılaştırma yapmak istemediği için arama, karşılaştırma ve satın alma adımlarını tek çatı altında toplayan pazaryerleri öne geçti.
Bu, deneyim tasarımı açısından kararın nereye taşındığı meselesi. Kullanıcı artık ürünü değil, aracıyı seçiyor; güven sinyalleri, iade koşulları ve değerlendirme sistemleri asıl arayüz haline geldi. Ürün sayfasında saatlerce uğraşılan detaylar, kullanıcının aracıya duyduğu güvenin yanında ikinci sırada kalıyor.
Tahminlerin ayrıştığı yer
Bu üç başlığa birlikte bakınca düzenli bir ayrım çıkıyor. Teknolojiye dair tahminler isabetliydi: bağlantı ucuzladı, cihazlar küçüldü, ödeme altyapısı çalıştı. Kullanıcının ne kadar iş yükleneceğine dair tahminler ise yanlış çıktı. Ödeme altyapısı hazır olduğu halde mikropaylaşım tutmadı, ayrışma mümkün olduğu halde kullanıcı yeniden paketlenmiş halini seçti.
Bugünkü tahminler için de geçerli ölçüt bu. Bir özelliğin teknik olarak mümkün olması onu benimsenir yapmıyor; kullanıcıdan sürekli dikkat isteyen her model, dikkat istemeyen bir rakibe yeniliyor.