1999 Web Trendleri ve Bugünün Arayüzlerine Bıraktıkları
1999'da mobil web, ekranda dört beş satır metin demekti. Bu genellikle bir yoksunluk hikâyesi olarak anlatılır; oysa o ekran, bugün çoğu projede hiç verilmeyen bir kararı zorunlu kılıyordu: tek bir görünümde gerçekten ne olmalı? Aynı yılın diğer iki başlığı, standartlara uyan tarayıcılar ve Y2K telaşı, arayüz tarafında beklenmedik izler bıraktı.
Küçük ekran bir kısıt mıydı, bir disiplin mi?
WAP döneminin kararları bugünkü anlamda tasarım değildi. İçeriği kartlara bölüyordunuz, bağlantı dakikayla ölçülüyordu, kullanıcının sabrı bir sonraki kartı beklerken tükeniyordu. Bu koşulda şunu da ekleyelim diye bir konuşma hiç açılmıyordu, çünkü ekleyecek yer yoktu.
Peki ya o kısıt hiç kalkmasaydı? Responsive düzenin getirdiği rahatlık, hiyerarşi kararını erteleyebilmek oldu: masaüstü için kurduğunuz düzen küçük ekranda alt alta akıyor, hiçbir şeyi çıkarmadan sayfa çalışıyor gibi görünüyor. Mobil öncelikli çalışmanın işe yaradığı yer sütunları yeniden dizmek değil, neyin tamamen çıkacağına karar vermeyi mecbur kıldığı yer. Sıra değiştirmekle biten bir mobil öncelikli süreç adını hak etmiyor.
Standartlara uyan tarayıcı çatallanmayı bitirdi mi?
1999 anlatısının en iyimser kısmı burası: standartlara tam uyan tarayıcılar geldi, tasarımcılar her tarayıcı için ayrı kod yazmaktan kurtuldu. Kurtulmadı. Çatallanma kaybolmadı, yerini değiştirdi.
Standart uyumlu bir tarayıcı eski sayfaları da açmak zorundaydı, çünkü o sayfalar eski kutu modeline göre yazılmıştı. Çözüm doctype anahtarı oldu: belgenin ilk satırına bakıp ya standart moda ya da uyumluluk moduna geçen bir tarayıcı. Böylece aynı tarayıcı iki ayrı düzen davranışı taşımaya başladı, bir kutunun genişlik hesabı hangi modda olduğunuza göre dolguyu içeriyor ya da içermiyordu. Tarayıcı ismine göre değil belgenin başlığına göre dallanan bir dünya; daha derli toplu, ama tuzağı daha görünmez.
Bu kalıp hiç bitmedi, sadece adı değişti. Bugün ayrım tarayıcı isminde değil özellik desteğinde: aynı CSS özelliği iki motorda farklı yorumlanıyor, ya da birinde var, diğerinde henüz yok.
Otomasyonun asıl kazancı self servis değildi
Müşteri hizmetlerinin web'e taşınması genelde self servis olarak anlatıldı: kullanıcı kendi işini kendi yapar, personel yükü azalır. Kazanç aslında daha dar bir yerdeydi. İnsanın telefonda sorduğu şeyin çoğu bir işlem değil, bir durumdu. Siparişim nerede, talebim kime düştü, ne zaman kapanıyor.
Durumu ekranda göstermek soruyu ortadan kaldırır. Sohbet arayüzüne bağlamak ise soruyu başka bir kuyruğa taşır. Bugünün destek asistanlarının çoğu ikinci işi yapıyor: sipariş durumu veritabanında hazır dururken, kullanıcı onu yazıyla sormaya davet ediliyor. Otomasyonun ölçüsü kaç sorunun yanıtlandığı değil, kaç sorunun hiç sorulmadığı.
Y2K'dan arayüzde kalan iz: iki haneli yıl
Y2K bir yazılım hatası olarak anılır, ama kökeninde bir arayüz kararı vardı: kullanıcıdan yılın iki hanesini istemek, gerisini sistemin varsayması. Sorun depolama biçimi değil, o varsayımdı.
Varsayım da tek biçimde yapılmadı. Yaygın çözüm kayan bir pencereydi: belli bir eşiğin altındaki iki hane 2000'li, üstündeki 1900'lü yıl kabul edildi. Eşik kütüphaneden kütüphaneye değişti. Yani aynı formdaki aynı iki hane, arkadaki koda göre 1930 ya da 2030 oldu.
Aynı sınıf belirsizlik hâlâ ayakta:
- 03/04 yazan bir tarih, kullanıcının alışkanlığına göre iki farklı güne işaret ediyor.
- 32 bit zaman damgası kullanan sistemler 2038'de aynı taşma hikâyesini bir kez daha yaşayacak.
Tarih girdisinde üç ayrı seçim kutusunu, tek bir serbest alandan daha zayıf bulurum; yeter ki o alan, yorumladığı sonucu hemen altında yazıyla göstersin. Kutular yalnızca geçerli bir şey yazıldığını garanti eder, kullanıcı sistemin ne anladığını göremez. 12 Mart 2026 olarak anlaşıldı satırı ise Y2K'nın tekrarını engelleyen şeyin ta kendisi, varsayımı ekranda görünür kılmak.
Ortak çizgi
1999'un başlıklarından hayatta kalanlar yeni yetenek getirenler olmadı. Küçük ekran neyin gereksiz olduğunu söyledi, doctype anahtarı hangi kurala göre çizildiğini, durum sayfası işin nerede takıldığını, iki haneli yıl da neyin varsayıldığını. Arayüzde kalıcı olan karar, belirsizliği azaltan karar oluyor.