Bir Milyardan Üç Milyara: Yeni Kullanıcılar Arayüzü Nasıl Değiştirdi
İnternet kullanıcısı sayısı 2005'te bir milyarı geçti, on yıl sonra 3,2 milyara çıktı. Bu büyümenin neredeyse tamamı, arayüzlerini zaten bağlı olan kitleye göre kurmuş şirketlerin dışında bir yerde gerçekleşti. Yeni kullanıcı, eski kullanıcının daha ucuz bir kopyası değil: başka bir cihaz, başka bir bağlantı hızı, çoğu zaman başka bir isim yapısı.
Büyüme nerede oldu
İnternetin ilk on yılında kullanıcı kitlesi coğrafi olarak dardı: Kuzey Amerika ve Batı Avrupa. Bir milyar eşiği geçilirken tablo çoktan kaymaya başlamıştı, ikinci ve üçüncü milyarın büyük kısmı Asya'dan geldi. Kuzey Amerika'nın payı düşerken kaybettiği şey kullanıcı değil, varsayılan olma ayrıcalığıydı.
Bunun pratik bir karşılığı var. Bir arayüzü "ortalama kullanıcı" için tasarladığını söylediğinde, o ortalamanın hangi veriden çıktığını sormak gerekiyor. Analitikteki ortalama, siteye ulaşabilmiş kullanıcının ortalamasıdır. Sayfa açılmadan vazgeçen kimse o veri setine girmez, dolayısıyla ölçümün kendisi tasarımı doğrular gibi görünür.
Bant genişliği bir tasarım kısıtı
Hız konusu genelde bir puan meselesi gibi konuşulur. Oysa hesabı basit ve elle yapılabilir. 2 MB ağırlığındaki bir sayfa 16 megabit eder. Saniyede 400 kilobitlik gerçekçi bir mobil bağlantıda bu 40 saniye demektir, üstelik yalnızca indirme süresi; çözümleme ve render bunun üstüne biner.
Aynı sayfa, veriyi megabayt başına ödeyen bir kullanıcıya doğrudan para olarak yansır. Kapak görselini 900 KB'tan 120 KB'a indirmek, ekranda hiçbir görünür değişiklik yaratmadan bekleme süresini yarıdan fazla kısaltır. Bu tür kazançlar tasarım toplantısında konuşulmaz, çünkü ofisteki bağlantıda fark edilmez.
Formlar en sessiz varsayımı taşır
Arayüzün kültürel varsayımları en çok form alanlarında birikir, çünkü orada tasarım kararı doğrudan veritabanı şemasına dönüşür ve sonradan değiştirmesi pahalıdır.
- Ayrı "ad" ve "soyad" alanları, tek isimle ya da üç parçalı isimle yaşayan milyonlarca insanı kaydı bozmaya zorlar.
- Beş haneli posta kodu doğrulaması, farklı uzunlukta kod kullanan ülkelerde formu tamamen kilitler.
- Telefon alanında ülke kodunu opsiyonel bırakmak, kaydı alır ama SMS doğrulamasını sessizce başarısız kılar.
Ad ve soyadı tek bir alanda toplarsın: bir kolon, bir doğrulama kuralı ve bir çeviri dizesi eksilir, karşılığında dünyanın önemli bir kısmının adı doğru kaydedilir. Ayırma ihtiyacı sonradan doğarsa görüntüleme katmanında çözülür, veri katmanında değil.
E-ticaret otomatik büyümez
Kaynak metinlerde sık geçen bir tahmin var: kullanıcı sayısı artıyor, öyleyse e-ticaret hacmi de aynı oranda artacak. Bu iki eğri aynı hızda gitmez. Bir kullanıcının alışveriş yapabilmesi için bağlantıdan sonra ödeme yöntemine, güvenilir bir adres sistemine ve teslimat ağına da erişmesi gerekir. Bunların hiçbiri arayüzün kontrolünde değil.
Arayüzün kontrolünde olan kısım daha dar ama daha kesin: kapıda ödeme seçeneğini sunup sunmadığın, adres alanını serbest metne açıp açmadığın, kargo süresini sipariş öncesinde gösterip göstermediğin. Yeni pazarlarda dönüşümü düşüren şey çoğunlukla ürün sayfasının estetiği değil, ödeme adımında karşılaşılan ve geri dönüşü olmayan bir engel.