Konu Başlıkları
Yükleniyor...

Olimpiyat Siteleri: Arayüz İyi, Deneyim Neden Kopuk?

Büyük Etkinlik Sitelerinde Bilgi Mimarisi ve Erişilebilirlik

Büyük organizasyonların resmi siteleri arayüz tarafında uzun zamandır iyi durumda: tipografi yerinde, görseller güçlü, mobil düzen çalışıyor. Buna rağmen bilet almak ya da bir sporcunun programını bulmak hâlâ birkaç farklı siteyi dolaşmayı gerektiriyor. Sorunun arayüzde olmadığını kabul etmeden bu tabloyu düzeltmek mümkün değil.

Parçalanma bir tasarım hatası değil

Olimpiyat ekosisteminde bilet satışı ülkeye göre farklı kurumlarda, yayın hakları başka şirketlerde, sporcu içeriği ulusal komitelerde durur. Kullanıcının gördüğü kopukluk, kötü bilgi mimarisinin sonucu değil, sahiplik yapısının ekrana yansıması.

Bu ayrım önemli çünkü çözüm önerisini değiştiriyor. "Hepsini tek menüde toplayalım" demek, arka planda hiçbir şeyi birleştirmeden sadece bağlantı listesi üretmek anlamına gelir. Kullanıcı menüden çıkıp başka bir alan adına düştüğünde dil tercihi, oturum ve sepet çoğu zaman geride kalır (asıl kırılma noktası burasıdır, menünün derinliği değil). Tek çatı hissi vermek isteyen bir yapı, önce bu üçünün alanlar arasında nasıl taşınacağına karar vermek zorunda.

Mega menü, ölçek büyüdüğünde ters çalışır

Yaygın tavsiye şu: kullanıcı aradığına en fazla iki üç tıklamada ulaşsın, bunun için mega menü kurulsun. Aritmetik bu tavsiyeyi belli bir ölçekten sonra bozuyor.

Üç tıklamada bin sayfaya ulaşmak istiyorsan her seviyede ortalama on dal gerekir, çünkü 10 üzeri 3 bin eder. Olimpiyat ölçeğinde durum daha zorlu: Uluslararası Olimpiyat Komitesi'nin tanıdığı ulusal komite sayısı iki yüzü aşıyor, buna otuzun üzerinde spor dalı ve her dalın kendi program, sonuç, sporcu sayfaları ekleniyor. Tek başına ülke listesi bile bir menüde gezilebilir olmaktan çıkıyor.

Bu ölçekte gezinme birincil erişim yolu olmaktan çıkar ve arama birincil hâle gelir. Menü o noktada bir keşif aracıdır, bir dizin değil. Sporcu adının, ülke kodunun ve tarih ifadelerinin aynı arama kutusunda çalışması, menüye eklenen üçüncü seviyeden fazlasını getirir.

Kolay okuma içeriğini PDF'e koymak

Düşük okuryazarlığa sahip ziyaretçiler için sadeleştirilmiş içerik hazırlamak doğru bir hamle. O içeriğin PDF olarak sunulması ise hamlenin kendisini iptal ediyor.

PDF mobil ekranda yeniden akmaz, kullanıcının yazı tipi boyutu ayarını dinlemez, ekran okuyucuda başlık yapısı çoğu zaman kaybolur ve tarayıcı çevirisi devreye girmez. Yani sadeleştirilmiş metin, sadeleştirmeye en çok ihtiyaç duyan kişiye en zor biçimde ulaşır. Aynı içerik düz HTML sayfa olarak yayımlandığında bu sorunların hepsi kendiliğinden ortadan kalkar.

Erişilebilirlik iddiasının kodda karşılığı olup olmadığını anlamak da zor değil. Sayfayı yalnızca klavyeyle gez, odak halkasının nereye gittiğini izle; sekme sırası görsel sıradan kopuyorsa geri kalan iyileştirmelerin çoğu kozmetiktir.

Tutarlılık, yenilikten daha değerli

Her ziyarette rengi değişen logolar ya da düzeni oynayan ana sayfalar tasarım tarafında cesur görünür. Dört yılda bir gelen ve sitede ortalama birkaç dakika kalan bir ziyaretçi kitlesi için bu bir bedel: kullanıcı öğrendiği hiçbir şeyi bir sonraki sayfaya taşıyamaz.

Aynı öğenin aynı yerde durması, büyük etkinlik sitelerinde estetik bir tercih değil, kısa ziyaret süresini telafi eden tek mekanizma. Bilet, program ve sonuç bağlantıları her sayfada aynı noktada duruyorsa, geri kalan tasarım kararlarında rahatlıkla risk alınabilir.