Konu Başlıkları
Yükleniyor...

Site Haritası, "Buradan" Bağlantıları ve Gezinmenin Asıl Sorunu

Web Sitesi Gezinilebilirliği: Neyin Semptom, Neyin Çözüm Olduğu

Bir sitede kaybolan kullanıcı için önerilen çözümler çoğu zaman sorunun kendisidir. Site haritası eklenir, ana sayfaya kutucuk dizilir, menüye bir başlık daha sıkıştırılır. Bunların hiçbiri asıl soruyu yanıtlamaz: kullanıcı hangi bağlantıya bastığında nereye gideceğini biliyor mu?

Site haritası bir çözüm değil, bir teşhis

HTML site haritası uzun süredir kullanılabilirlik önerisi diye anılır. Ama ziyaretçinin aradığını bulmak için site haritasına inmesi gerekiyorsa, navigasyon zaten görevini yapmamıştır. Site haritası o hatayı örter, düzeltmez.

Sunucu günlüklerinde bunun izi görünür. Haritayı gerçekten kim açıyor, oradan hangi sayfaya gidiyor, o sayfaya menüden gitmek kaç tıklama sürüyor? Trafiğin belirli bir bölümü aynı üç sayfaya harita üzerinden ulaşıyorsa cevap bellidir: o üç sayfa menüde olmalı. Bunu sitemap.xml ile karıştırmamak gerekir; o dosya tarayıcı botları içindir ve kullanıcı gezinmesiyle ilgisi yoktur.

"Buradan" bağlantılarının ekran okuyucudaki hâli

Bağlantı metninin açıklayıcı olması tavsiyesi genelde estetik bir kural gibi aktarılır. Değil, ölçülebilir bir kayıptır. Ekran okuyucu kullanıcıları sayfayı baştan sona dinlemez, bağlantıları liste hâlinde çıkarıp aralarında gezinir. O listeye baktığında sayfada ne varsa görünür: "buradan", "buradan", "detaylar", "tıklayın", "buradan". Beş ayrı hedefe giden beş bağlantı, birbirinden ayırt edilemez beş satıra dönüşür.

Aynı sorun gören kullanıcıda da var, sadece daha az görünür. İnsanlar metni satır satır okumaz, gözle tarar ve bağlantılar bu taramada duraklama noktasıdır. Bağlantı metni hedefi söylemiyorsa etrafındaki cümleyi okumak zorunda kalırlar, yani bağlantı hız kazandırmak yerine yavaşlatır.

Kural basit: bağlantı metni tek başına, çevresindeki cümle olmadan anlaşılmalı. "Fiyat listesini indir (PDF, 240 KB)" ile "Detaylar için buraya tıklayın" arasındaki fark, kullanıcının o bağlantıya basmadan önce ne olacağını bilmesidir.

Ana sayfayı her şeyin girişi saymak

Ana sayfa optimizasyonu üzerine yazılanların çoğu, ziyaretçinin siteye ana sayfadan girdiğini varsayar. Arama motoru ya da paylaşılan bir bağlantıyla gelen kullanıcı için bu doğru değil; onun ilk temas noktası iç sayfadır. O sayfa kendi başına konumunu anlatmıyorsa, kullanıcı nerede olduğunu ana sayfaya çıkarak öğrenmeye çalışır ya da geri döner.

Bu yüzden her iç sayfanın kendi başlığı, kendi kırıntı yolu ve kendi benzersiz meta açıklaması olmalı. Şablondan gelen tek bir açıklamayı bütün sayfalara kopyalamak, arama sonuçlarında da paylaşım önizlemelerinde de aynı metni gösterir ve kullanıcı hangi sonucun işine yaradığını ayırt edemez.

Çeviri menüde biter

Çok dilli siteleri kullanılamaz hâle getiren şey genelde eksik çeviri değil, yarım çeviridir. İçerik çevrilmiş, menü Türkçe kalmış. Ya da menü çevrilmiş, form doğrulama mesajları çevrilmemiş, kullanıcı hata aldığı anda bilmediği bir dille karşılaşmış.

Sonradan eklenen çevirinin en pahalı kısmı da burasıdır: metinler koda gömülüyse her mesajı tek tek çıkarman gerekir. Tarih, saat ve para birimi biçimlerini de dilden ayrı düşün, çünkü Almanca konuşan bir kullanıcı İsviçre'de yaşıyor olabilir ve para birimi dile değil bölgeye bağlıdır.

İçerik kalır, URL kırılır

Sona ermiş bir etkinliğin sayfasını silmek zararsız görünür. Değildir: o adrese verilmiş dış bağlantılar, forum yanıtları ve alıntılar bir anda 404'e düşer. Kurumsal hafıza dediğimiz şeyin büyük kısmı bu tür eski sayfalarda durur.

Bir adres bir kez yayımlandıysa yaşatmaya devam et. İçerik güncelliğini yitirdiyse sayfanın başına tarihli bir not koy ve güncel karşılığına bağla; sayfayı taşıdıysan eski adresten kalıcı yönlendirme bırak ve zincirleme yönlendirme oluşturmamak için yeni taşımalarda hedefi doğrudan son adrese çevir. Yönlendirme tablosu tutmanın maliyeti, kırılan bağlantıları geri kazanmanın maliyetinin yanında hiçbir şey.

Sıralama

Bu maddeler eşit ağırlıkta değil. Önce bağlantı metinleri, çünkü düzeltmesi en ucuz ve etkisi hem arama hem ekran okuyucu tarafında doğrudan. Sonra iç sayfaların kendi başına ayakta durması. Site haritası ise en sona kalsın, hatta menüyü düzelttikten sonra hâlâ gerekiyor mu diye yeniden bak.

Bir de klavye kontrolü var, listenin dışında ama en hızlı geri bildirimi o verir. Menüyü fareye dokunmadan Tab ile geç; odak sırası DOM sırasını izler, sütunların yerini CSS ile değiştirdiğin sayfalarda görsel sıra ile odak sırası ayrışır. Bunu görmek için araca gerek yok, iki dakika yeter.