Blog Kullanılabilirliği: Okuyucuya Gerçekten Mal Olan Hatalar
Blog kullanılabilirliği listeleri genelde on maddede toplanır ve maddelerin yarısı kullanılabilirlikle ilgili bile değildir. Alan adı seçmek ya da düzenli yayın yapmak blogun geleceğini ilgilendirir, okuyucunun o anki gezinmesini değil. Ayrımı netleştirmeye değer, çünkü okuyucuya doğrudan mal olan hataların listesi kısa ve hepsi bir öğleden sonrada kapatılabilir.
"Buraya tıklayın" kimin için yazılmış?
Bağlantı metni, bağlantının gittiği yeri anlatmıyorsa okuyucu her seferinde çevresindeki cümleyi okumak zorunda kalıyor. Peki cümle ortada yoksa? Ekran okuyucu kullananlar bağlantıları tek tek gezmek yerine sayfadaki bağlantı listesini açar (NVDA'da Insert+F7). O listede on iki tane "buraya tıklayın" alt alta duruyorsa liste bütünüyle işlevsizdir. Göz gezdiren bir okuyucu da aslında benzer bir şey yapar, sadece daha hızlı ve daha affedici biçimde.
Çözüm ek bir araç gerektirmiyor: bağlantı metnine hedef sayfanın başlığını ya da ne anlattığını yaz. "Alan adı taşımanın yönlendirme maliyeti" iki kelime uzun, karşılığında okuyucu tıklamadan önce ne bulacağını biliyor.
Tarihe göre gezinme, okuyucuda olmayan bir bilgiyi ister
Takvim arşivi yazının ne zaman yayınlandığını bilen tek kişiye, yani yazara göre tasarlanmış bir gezinmedir. Dört yıla yayılmış 200 yazılık bir blogda bu widget 48 ay bağlantısı üretir, her biri ortalama dört yazı taşır. Okuyucu aradığı yazının tarihini bilmiyorsa önünde 48 sayfalık bir tarama var (varsayılan temalarda bu bileşenin hâlâ açık gelmesini tuhaf buluyorum).
Konu bazlı kategoriler aynı 200 yazıyı sekiz on başlık altında toplar ve okuyucudan sadece ilgi alanını bilmesini bekler. Etiketler de işe yarar ama kategorinin yerini tutmaz: etiket bulutu genellikle otuz maddeye çıktığı anda kendisi bir gezinme problemine dönüşür.
Başlık, kendi sayfasının dışında da okunur
Bir başlığı yazarken gövdenin hemen üstünde duruyor gibi düşünüyoruz. Gerçekte o başlık arama sonucunda, RSS okuyucuda, paylaşım kartında, tarayıcı sekmesinde ve birinin yer imi listesinde tek başına görünür. Bu yerlerin hepsinde bağlam yok.
- "Bunu Biliyor Musunuz?" bir sekmede hiçbir şey anlatmıyor.
- "Blogda SEO uyumlu başlık nasıl yazılır?" altı ay sonra yer imleri arasında bile bulunabilir.
Yaratıcı başlık yasak değil, ama yaratıcılık açıklayıcılığın yerine değil yanına gelmeli.
İyi yazılar arşivde kayboluyor
Yan menüdeki "en çok okunanlar" listeleri çoğu kurulumda son 30 günün trafiğine bakar. Yıllardır düzenli okunan bir rehber bu pencerede hiçbir zaman ilk sıraya çıkamaz, çünkü okunması zamana yayılmıştır. Otomatik liste böylece tam da öne çıkarılması gereken içeriği gizler.
Elle seçilmiş beş bağlantı bu işi otomatik listeden daha iyi yapar. Buna ek olarak yeni yazıların içinden eski rehberlere bağlantı vermek, hem okuyucuyu hem de site içi bağlantı yapısını aynı anda toparlar.
Yazarın kim olduğu
Anonim içeriğe güvenilmediği doğru ama eksik söylenmiş bir tespit. Okuyucunun aradığı şey isim değil, gerekçe: bu konuda neden seni okumalı? Fotoğraf bu sorunun cevabı değil, cevabın yanındaki küçük bir yardımcıdır.
Hakkında sayfası bir özgeçmiş dökümü olmak zorunda da değil. Konuyla nasıl uğraştığını, neyi denediğini, hangi soruyla bloga başladığını yazan üç paragraf, unvan listesinden daha fazla güven kazandırıyor.
Listenin kullanılabilirlikle ilgisi olmayan yarısı
Yayın sıklığı, konu odağı ve ileride bir işverenin yazdıklarını okuması: bunların üçü de gerçek meseleler, ama hiçbiri okuyucunun sayfada yaşadığı sürtünmeyi anlatmıyor. Bunlara yayın stratejisi demek daha doğru. Karıştırılınca, kolayca düzeltilebilecek arayüz hataları "blog yönetimi" başlığı altında gerekenden büyük bir işe benziyor ve erteleniyor.
Kendi alan adı ise arada kalan madde. Okuma deneyimini bugün etkilemez, fakat sonradan taşınırken her bağlantının yönlendirilmesi gerekir ve platformun sana yönlendirme kurma imkânı vermeme ihtimali yüksektir. Erken alınması bu yüzden mantıklı, kullanılabilirlik için değil, geri dönüşü olmayan bir kaybı önlediği için.
Önce hangisi?
Bağlantı metinleri ve gezinme ilk sırada: ikisi de tek oturumda düzeltilir ve etkisi her ziyarette hissedilir. Başlıklar ikinci, çünkü eski yazıların başlıklarını toplu revize etmek zaman alır. Yazar bilgisi ve içerik öne çıkarma ise bir kere kurulup uzun süre kendi başına çalışan işlerdir.