Konu Başlıkları
Yükleniyor...

Çerez İzni Arayüzü: Banner Tasarımında İşe Yarayan Kararlar

Çerez İzni Banner'ı: Düğmeler, Varsayılanlar, Rıza Kaydı

Çerez banner'ı, bir sitede neredeyse her ziyaretçinin gördüğü tek arayüz. Buna karşılık çoğu sitede en az düşünülmüş parçası: metin hukuk tarafından geliyor, düğmeler temadan, yerleşim ise şans eseri. Oysa kabul oranını da sitenin yasal durumunu da büyük ölçüde bu üç karar belirliyor.

İki düğme mi, dört kategori mi?

Banner tasarımındaki asıl çatışma burada. Mevzuat çerezlerin kategori kategori onaylanmasını istiyor, kullanılabilirlik ise ilk ekranda tek bir net karar istiyor. İkisini aynı katmana sığdırmaya çalışan tasarımlar genelde dört onay kutusu ve üç düğmeyle çıkıyor ortaya, kimse okumuyor.

Çözüm katmanlamak, ama doğru şeyi katmanlamak. İlk ekranda eşit ağırlıkta iki eylem olsun: tümünü kabul et, tümünü reddet. Kategori ayarları ikinci katmana inebilir. İnmemesi gereken şey reddetme eylemidir; "Tümünü kabul et" bir tıkken reddetmek üç tıksa, kategori listesini ne kadar şeffaf yazdığınızın bir anlamı kalmıyor. Peki bu kabul oranını düşürür mü? Düşürür. Simetrik düğmeyle çalışan bir banner'ın oranı, gri "Ayarları yönet" bağlantısıyla çalışanın oranının belirgin altında kalır, ve aradaki fark zaten rıza sayılmayacak tıklamalardan oluşuyordu.

Varsayılanlar: sık tekrarlanan bir mantık hatası

Yaygın bir tavsiye şöyle kurulur: zorunlu çerezler varsayılan olarak açık, diğerleri kapalı bırakılmalı, böylece yalnızca zorunluları kabul eden kullanıcı sayısı azalır. İkinci yarısı birinciyle çelişiyor. Opsiyonel kategorileri kapalı başlatmak, tam olarak "yalnızca zorunlular" grubunu büyüten şeydir, çünkü ayar ekranını açıp hiçbir şeye dokunmadan kaydeden herkes o gruba giriyor.

Kapalı varsayılan yine de doğru karar, sadece gerekçesi başka: açık varsayılan rıza değil. Yani bu tasarımı kabul oranı için seçmiyorsunuz, oranı düşürmesini kabul ederek seçiyorsunuz. Oranı iyileştirmek istiyorsanız kaldıraç onay kutusunda değil, kategori açıklamalarının anlaşılırlığında. "Performans çerezleri" yazan bir satırı kimse bilinçli olarak açmaz; "hangi sayfaların yarıda bırakıldığını görmek için" yazanı açabilir.

Rıza gelmeden hiçbir şey yüklenmemesi

Tasarım tarafı kusursuz olup teknik tarafı tamamen boş olan banner çok yaygın. Kullanıcı henüz hiçbir şeye basmamışken ağ sekmesini açın: gtag, collect, pixel istekleri çoktan gitmişse o banner bir dekor. Sonradan yazılan rıza çerezi, gönderilmiş isteği geri getirmiyor.

Bu yüzden rıza durumu bir görünüm ayarı değil, script yüklemesinin önündeki kapı olarak kurulmalı. Üçüncü taraf etiketleri ya rıza gelene kadar sayfaya hiç basılmaz, ya pasif bırakılıp sonra canlandırılır. Bu kapıyı genelde etiketleri type="text/plain" ile pasif bırakıp rıza geldiğinde yeniden yazarak kuruyorum, tek yerden denetlenebildiği için. Etiket yöneticisi kullanıyorsanız aynı işi tetikleyici koşuluyla yapabilirsiniz, yeter ki koşul gerçekten yüklemeyi engellesin, sadece bir değişkeni işaretlemesin.

Kontrolü de otomatikleştirmek kolay: temiz bir tarayıcı profilinde sayfayı açıp hiçbir tıklama yapmadan giden istekleri kaydeden küçük bir test, her dağıtımda çalıştırılabilir. Banner'ın çalıştığını iddia etmekle ölçmek arasındaki fark bu.

Kapatma düğmesi ne söz veriyor?

Köşedeki X, banner'ın en belirsiz parçası. Kullanıcı onu "şimdi karar vermek istemiyorum" diye okur, bazı siteler "tümünü kabul etti" diye yorumlar. Bu yorum savunulamaz, çünkü kullanıcıya hiçbir yerde söylenmiyor.

İki tutarlı seçenek var. Ya X opsiyonel çerezleri reddeder ve banner kapanır, ya da X hiç konmaz. Araya sıkıştırılan üçüncü yol, yani "kapattı ama kararı sonraya kaldı, banner her sayfada tekrar çıkacak" davranışı, hem rızayı belirsiz bırakıyor hem de banner yorgunluğunu tek başına üretiyor. Reddetmeyi kalıcı kaydetmek, kabul etmeyi kaydetmek kadar gerekli.

Yerleşim ve mobil

Tam ekran modal en yüksek görünürlüğü verir, en yüksek refleks tıklamasını da. Alt şerit içeriği görmeyi engellemediği için masaüstünde makul bir denge. Peki ya mobilde? Orada alt şerit, sepete ekle gibi sabit eylem düğmeleriyle ve sistemin alt güvenli alanıyla aynı bölgeye düşüyor; ekranın üçte birini kapladığı durumlar az değil. Mobilde banner'ı ölçerken piksel yüksekliği yerine "ilk ekranda içeriğin ne kadarı kaldı" sorusunu sormak daha işe yarıyor.

Canlı destek baloncuğu, bülten pop-up'ı ve çerez banner'ı aynı saniyede açılıyorsa, tasarım kararı değil zamanlama kararı eksik. Çerez banner'ı önce gelir ve kapanmadan diğerleri tetiklenmez.

Rıza kaydı: kanıt tutarken veri toplamak

Rıza kayıtlarının saklanması gerekiyor, ve bu kayıtların her alanı IP adresine kadar toplanınca ortaya tuhaf bir durum çıkıyor: gizliliği korumak için kurulan mekanizma kendi başına yeni bir kişisel veri yığını üretiyor. Kaydın işini yapması için gereken asgari set, rastgele bir rıza kimliği, zaman damgası, kabul edilen kategoriler ve gösterilen metnin sürüm numarası. Metin sürümü çoğu sistemde atlanıyor, oysa altı ay önce hangi cümleye onay verildiğini gösteren tek alan o.

IP adresini kayda almak varsayılan olmamalı. Gerekiyorsa saklama süresi ayrıca tanımlanır, ve bu süre rızanın geçerlilik süresinden uzun olamaz.

Üçüncü taraf çerezler gerçekten bitiyor mu?

Safari ve Firefox üçüncü taraf çerezlerini zaten varsayılan olarak engelliyor, yani bu kitle için geçiş çoktan oldu. Chrome tarafında ise takvim birkaç kez değişti ve planın kendisi de değişti; bunun üzerine tarih odaklı bir strateji kurmak her seferinde yeniden yazılmak zorunda kalıyor.

Daha sağlam varsayım şu: üçüncü taraf çerezi ortadan kalksa bile rıza altyapısına olan ihtiyaç kalkmıyor. Birinci taraf analitik, sunucu tarafı dönüşüm ölçümü ve e-posta tabanlı eşleştirme de rıza gerektiriyor. Dolayısıyla banner'ı "çerez uyarısı" olarak değil, hangi ölçüm yöntemine izin verildiğini tutan bir kayıt olarak kurarsanız, ölçüm tekniği değiştiğinde arayüzü baştan yazmanız gerekmiyor.