Kullanıcı Testinde Görev Yazmak: Hedefi Söyle, Yolu Söyleme
Bir kullanılabilirlik testinin çıktısı, sorulan görevin kalitesini geçemez. Metne sızan tek bir arayüz kelimesi katılımcıyı düşünmekten çıkarıp talimat takip etmeye geçirir, gerçek tıkanma da test odasında görünmez olur. İyi görev, ne yapılacağını değil neyin başarılması gerektiğini söyler.
Hedef net, yol açık
Görev yazımı üzerine sıralanan onlarca kural tek cümleye iner: hedefi somut söyle, oraya nasıl gidileceğini söyleme. Katılımcı ne başarması gerektiğini bilmiyorsa oturum boşa gider; nasıl yapacağını da biliyorsa ölçtüğün şey arayüz değil, okuduğunu anlama becerisidir.
Kaynaklarda sık rastlanan çelişki
Aynı listede iki tavsiye yan yana durur: adımları verme, keşfetmesine izin ver; bir de nasıl yapardınız diye sorma, doğrudan şunu yapın de. Birbirini kesiyor gibi görünürler çünkü ikisi de görevin farklı yarısından bahsediyor ve hangisinin nereye ait olduğu yazılmıyor.
Ayrım şurada: belirsiz kalması gereken yol, kesin olması gereken hedef. Üç versiyon aynı ekranı test ediyor.
- "Hesabım menüsünden Adres Defteri'ni aç, yeni adres ekle." Yolu da hedefi de verir, ölçtüğü şey talimat takibi.
- "Adreslerle ilgili ne yapardın?" Ne yolu ne hedefi verir; katılımcı hayal kurmaya başlar, ekrana dokunmaz.
- "Siparişlerin bundan sonra eve değil iş yerine gelsin istiyorsun. Bunu ayarla." Yolu açık bırakır, bitiş çizgisini ortada bırakmaz.
Üçüncüsünde arayüzün hiçbir etiketi geçmiyor ama katılımcı bittiğinde ne olmuş olacağını biliyor. Aradığın metin bu.
Yönlendiren kelimeyi ayıklamak
Bunun mekanik bir yolu var ve beş dakika sürer. Görev metnindeki her ismi ve fiili al, test edilecek ekranlarda ara. Eşleşen her kelime bir yol tarifidir. Filtrele, Favorilerim, Sepete Ekle gibi bir etiket metinde geçtiği anda katılımcı onu ekranda aramaya başlar; oysa öğrenmek istediğin şey o etiketi kendi başına bulup bulamayacağıydı.
Eşleşmeyi bozmanın yolu kelimeyi eş anlamlısıyla değiştirmek değil, cümleyi kullanıcının kendi diline çevirmek. "Filtrele" yerine "elli liranın altındaki modelleri görmek istiyorsun" gibi.
Neyi ölçtüğüne baştan karar ver
Görevi yazarken başarının ne olduğunu da yazmak gerekir, yoksa oturum sonunda herkes kendi izlenimini savunur. Süreyi tamamlama oranından daha zayıf bir ölçüt bulurum: sesli düşünme yöntemiyle yürüyen bir oturumda geçen dakikaların bir kısmı konuşmaya gidiyor ve katılımcının konuşkanlığına göre değişiyor, oysa bitirdi ya da bitiremedi ikilisi aynı kaydı izleyen iki kişiyi aynı sonuca götürür.
Süre yine de not edilsin, ama karşılaştırma ölçütü olarak değil; uzayan oturumlara geri dönüp izlemek için.
Güncellik sanıldığından kırılgan
Sezon dışı kalmış ya da stokta bulunmayan bir ürün üzerine kurulu görev, katılımcıyı arayüzün hatasıyla değil verinin hatasıyla karşılaştırır; oturumun kalanı da çöpe gider. Test ortamındaki veri canlıdan kopyalanıyorsa kopyanın yaşı kontrol listesine girer, çünkü bir hafta önce alınmış bir kopyada fiyat da stok da kaymış olur.
Görev metinlerini oturumdan bir gün önce baştan oku, içinde geçen her somut veriyi ekranda doğrula.
Ne sorulmaz
Pazarlama dili, şaka, ünlü isimler, din, sağlık, para durumu. Hepsi katılımcının dikkatini görevden alıp kendi üzerine çeker ve elindeki veriyi bozar. Görev metni sıkıcı olmalı; sıkıcılık burada kusur değil, ölçüm koşulu.
Moderatörsüz testte metin yalnız kalır
UserTesting, UsabilityHub ya da Lookback üzerinden moderatörsüz oturum yapıyorsan, görev yanlış anlaşıldığında araya girip düzeltecek kimse yok; üstelik bunu oturum bittikten sonra kaydı izlerken fark edersin. Metni yayına almadan önce ekipten iki kişiye okut, ne yapacaklarını kendi cümleleriyle tarif etmelerini iste. İkisi farklı şey anlıyorsa sorun katılımcıda çıkmayacak, metinde zaten var.