Konu Başlıkları
Yükleniyor...

Kullanılabilirlik Uzmanı Olmak: İlk Testten İlk İşe

Kullanılabilirlik Uzmanlığına Başlangıç: Yöntem ve Adımlar

Kullanılabilirlik uzmanlığına giriş, sanılanın aksine uzun bir okuma listesiyle başlamıyor. Beş kişiyle yapılmış tek bir oturum, üç kitabın anlatmadığı şeyi bir öğleden sonrada gösteriyor. Aşağıdaki adımlar o ilk oturumu kurmaktan, bulguyu ekibin uygulayabileceği bir cümleye çevirmeye kadar olan yolu izliyor.

İşin gerçekte ne olduğu

Kullanılabilirlik uzmanı arayüzü beğenmez, arayüzün işe yarayıp yaramadığını ölçer. Çıktısı estetik bir yargı değil, şu biçimde bir cümledir: “Sekiz kullanıcının altısı sipariş özetinde kupon alanını bulamadı, ortalama 40 saniye arandı, ikisi vazgeçti.” Ekip bu cümleyle bir şey yapabilir.

Bu yüzden mesleğin ilk becerisi tasarım değil, gözlemi kayda geçirmektir. Geri kalanı bunun üzerine kurulur.

İlk oturumu kurmak

Bir hedef seçin, tercihen kendi kullandığınız bir site olsun. Sonra sırayla:

  • Görev yazın, soru değil. “Bu sayfayı nasıl buldunuz” diye sormayın. “Bu mağazadan 40 numara siyah bir bot bulun ve sepete ekleyin” deyin.
  • Beş kişi bulun. Hedef kitleye yakın olsunlar, ama profesyonel katılımcı avına çıkmayın. Komşunuz da olur.
  • Sessiz kalın. Kullanıcı takıldığında yardım etme dürtüsü ilk oturumların en büyük hatası. “Şu an ne düşünüyorsunuz” dışında bir şey söylemeyin.
  • Ekranı ve sesi kaydedin. Not almak yetmez, çünkü not alırken kaçırdığınız şey genelde asıl bulgudur.

Bir oturum kırk dakikayı geçmesin. Beş oturum, iki gün içinde biter.

Kaç kullanıcı yeter

Bu sorunun aslında hesaplanabilir bir cevabı var. Bir kullanılabilirlik sorununun tek bir kullanıcı tarafından ortaya çıkarılma olasılığına p dersek, n kullanıcıyla bulunan sorun oranı 1-(1-p)ⁿ olur. Sektörde sık kullanılan p=0,31 değeriyle beş kullanıcı sorunların yaklaşık yüzde 83'ünü, on kullanıcı yüzde 97'sini yakalar.

Buradan çıkan sonuç, “daha çok kullanıcı daha iyi” tavsiyesini ters çevirir. İkinci beş kişi size yalnızca 14 puan ekler ve bu ek, ilk beş kişinin bulduklarını düzelttikten sonra yapacağınız ikinci turdan çok daha az değerlidir. On kişilik tek tur yerine beşerli iki tur yapın; ikinci turda artık düzeltilmiş arayüzün yeni sorunlarını görürsünüz.

Bulguyu rapora çevirmek

Yeni başlayanların en sık takıldığı yer burası. Bir bulguyu “kullanıcı arayüzü anlamadı” diye yazmam; hangi ekranda, hangi adımda, kaç denemeden sonra takıldığını yazarım. İlk hâli toplantıda tartışmaya açılır, ikincisi doğrudan bir işe dönüşür.

Rapor yazarken üç şeyi ayırın: gözlem (ne oldu), yorum (neden olmuş olabilir), öneri (ne yapılsın). Bunları birbirine karıştıran raporlar güvenilirliğini hızla kaybeder, çünkü ekip yorumunuza katılmadığında gözleminizi de reddeder.

Öneriyi verirken maliyetini de sorun. “Kupon alanını sipariş özetine taşıyalım” cümlesi, o alanın hangi bileşene bağlı olduğunu bilmeden söylendiğinde bazen iki saatlik, bazen iki haftalık iş anlamına gelir. Geliştiriciye önceden sorulmuş bir öneri, listenin başına geçer.

Araçlar sonra gelir

Göz izleme, ısı haritası, oturum kaydı, A/B testi. Bunların hepsi işe yarar, ama hiçbiri başlangıç aşamasının darboğazı değil. Isı haritası size nereye tıklandığını söyler, neden tıklandığını söylemez; göz izleme donanımı pahalıdır ve çıktısı yorumlanmadığında renkli bir görselden ibaret kalır.

Sırası şöyle olmalı: önce moderasyonlu oturumlarla insanların neden takıldığını öğrenin, sonra bu hipotezleri ölçekli araçlarla doğrulayın. Ters sırada gidenler, elinde çok veri olup ne yapacağını bilmeyen ekiplere dönüşüyor.

Teori nereye oturuyor

Okuma tamamen gereksiz değil, sadece sonra geliyor. İlk oturumunuzu yaptıktan sonra okuduğunuz metin bambaşka okunur, çünkü artık anlatılan davranışı bizzat görmüşsünüzdür. Nielsen Norman Group'un kitap listesi bu aşama için sağlam bir başlangıç noktası.

İlk işe giden yol

Portföyünüzde parlak ekran görüntüleri değil, üç tane tamamlanmış test raporu olsun. Herkesin bildiği bir sitenin bir akışını seçin, beş kişiyle test edin, bulguları önceliklendirilmiş biçimde yazın, önerilerin tahmini maliyetini ekleyin.

Bu paket, çoğu iş görüşmesinde sertifikadan daha fazla iş görür. Sebebi basit: karşı taraf sizi işe alırsa masasına tam olarak bunun geleceğini görmüş olur.