Persona Hangi Kararı Değiştiriyor?
Persona çoğu ekipte duvara asılır ve orada kalır. Asıl soru şu: elinizdeki persona son üç ayda hangi kararı değiştirdi? Cevap gelmiyorsa mesele personanın kalitesinde değil, ne için kurulduğunda.
Poster olan persona, karar olan persona
Personanın tek bir işlevi var: iki seçenek arasında kalındığında tarafı belli etmek. “Bu ekranı iki adıma bölelim mi” sorusuna personanız cevap veremiyorsa elinizdeki bir karar aracı değil, bir tanıtım materyali.
Basit bir sınama: son üç tasarım kararınızı yan yana yazın, her birinin karşısına o kararı personadaki hangi bilginin etkilediğini koyun. Boş kalan satır sayısı personanın gerçek kullanım oranını verir.
Detay ikilemi
Kaynakların çoğu aynı sayfada iki şey söyler: empati için isim, fotoğraf, hobi, günlük rutin ekleyin; ayrıca tasarıma etki etmeyecek detaydan kaçının. Bu ikisi bir arada duramaz. Hobi bilgisi ya bir kararı etkiler ya da doldurma malzemesidir.
Ayıklamanın yolu, her detayın karşısına onun devireceği kararı yazmak. “Toplu taşımada telefonu tek elle kullanıyor” bir renk değil, dokunma alanı ve alt navigasyon kararı. “Kahve tutkunu” hiçbir şeyi devirmiyor, kurgudan çıkabilir. Peki ya isim ve yüz? Onlar da doğrudan bir kararı değiştirmez, ama toplantıda referans verilmesini sağlar; hikaye ile karar arasındaki sınır tam olarak burada.
Odada uydurulan persona
Araştırmaya dayanmayan persona, ekibin kendi varsayımlarını isimlendirip resmileştirir. Ondan sonra varsayıma itiraz etmek zorlaşır, çünkü karşınızda artık bir isim vardır. Üç gerçek görüşmenin dağınık ham notlarını, toplantı odasında iki saatte kurgulanmış cilalı bir personadan daha güvenilir buluyorum. Not dağınıktır, ama içinde sizin uydurmadığınız bir cümle bulunur.
Bütçe görüşmeye yetmiyorsa persona kurmayın, elinizdeki gerçek malzemeyi kullanın: destek talepleri, arama kutusuna yazılanlar, satış ekibinin sürekli duyduğu itirazlar. Temsili değil, ama gerçek.
Analitikte persona diye bir alan yok
Yayın sonrası için “verileri personaya göre segmentleriz” cümlesi sık kurulur, uygulamada tıkanır. Analitik sistemi olay saklar: hangi sayfa, hangi tıklama, hangi cihaz, ne kadar süre. Motivasyon saklamaz. Personanız yalnızca motivasyonla tanımlandıysa hiçbir sorgu onu bulamaz.
Çözüm personadan vazgeçmek değil, her personaya gözlenebilir en az bir imza vermek: izlediği yol, kullandığı özellik, hesabındaki bir alan. İmzası olmayan persona lansmandan sonra ölçümün dışında kalır. Peki ya iki personanın imzası çakışıyorsa? O zaman elinizde iki persona değil, tek persona ve iki hikaye vardır.
Kaç tane yeter
Her yeni persona, her özellik için bir kontrol satırı daha demek. Beş personayla inceleme toplantısı ayine dönüşür. İkiden başlayıp gerçekten farklı davranış gördükçe artırmak makul. Farkı demografide değil davranışta arayın: aynı işi farklı yoldan yapan iki kişi ayrı personadır, farklı yaşta olup aynı yolu izleyen iki kişi değil.
Personaya hiç gerek olmayan durum
Kullanıcı kitleniz tek bir rolden oluşuyorsa ve o rolle her hafta konuşuyorsanız, persona araya giren fazladan bir katmandır. Kurumsal iç araçlarda durum çoğu zaman böyle. Kendi kullanıcısını haftada bir gören ekibin kurgusal profile değil, düzgün not tutmaya ihtiyacı var.