Konu Başlıkları
Yükleniyor...

Apple Watch Arayüzünde Ne Kalır, Ne Telefona Gider

Apple Watch uygulamalarında etkileşim ve içerik kararları

Saat uygulaması tasarlamak, telefon arayüzünü küçültmek değil. Ekran bir buçuk inç, kullanıcı kolunu kaldırmış bekliyor ve etkileşim birkaç saniye sonra bitmek zorunda. Bu üç kısıt, hangi özelliğin saate girdiğini tek başına belirliyor.

Ekran küçüldü, parmak küçülmedi

Küçük ekranda en sık yapılan hata, bileşenleri ekranla orantılı şekilde küçültmek. Parmak ucu değişmiyor. Telefonda rahat basılan bir buton saatte aynı fiziksel genişliği istiyor, dolayısıyla saatte yan yana iki butondan fazlasına yer yok.

Pratik sonuç: ekran başına tek birincil eylem. İkincil eylemi kaydırmanın ardına ya da menüye taşıyın. Bir ekranda üç seçenek gördüğünüz anda tasarım telefon mantığına kaymış demektir.

Digital Crown'u hafife almayın

Listede gezinmeyi genelde kaydırma yerine Digital Crown ile çözerim, çünkü parmak ekranın üstünü kapatmıyor. Kaydırırken kullanıcı okuduğu satırı kendi eliyle gizliyor; taçla dönerken ekran tamamen görünür kalıyor ve hareket çok daha ince ayarlanabiliyor. Uzun listeler, sayı seçiciler, zaman ayarı: hepsi taca ait.

Kaynak metinlerde sık geçen bir tavsiye artık geçersiz: force touch'a etkileşim kurmayın. Apple bu jesti watchOS 7 ile birlikte kaldırdı, ekranı kuvvetle basmanın karşılığı yok. Eskiden force touch'ın arkasına saklanan ayarlar bugün ekranın altına inen bir menüye ya da görünür bir butona taşınıyor. 2019 öncesi yazılmış saat tasarımı kılavuzlarını okurken bu maddeyi atlayın.

Görünmeyen jest zaten riskli bir tercih. Küçük ekranda keşfedilebilirlik daha da düşük olduğu için, kullanıcıya öğretmeniz gereken her jest bir kayıp. Kaydırma ve tacın dışına çıkmayın.

Kart destesi, tek yönlü akış

Saatte işleyen içerik düzeni kart destesi: her ekran tek bir bilgi taşır, kullanıcı yanlamasına geçer. Hiyerarşi yok, geri dönüş basit, kullanıcı nerede olduğunu takip etmek zorunda kalmıyor.

Her kart telefon olmadan anlamlı olmalı. "Detay için telefonunuza bakın" yazan bir bildirim, bildirimi göstermemekten daha kötü: kullanıcıyı iki cihaz arasında gezdiriyor. Başlık kendi başına haberi versin, gövde bir cümleyi geçmesin.

Complication bedava değil

Bir bilgiyi saat kadranına complication olarak koymak tasarım tarafında cazip görünüyor: kullanıcı hiç uygulama açmadan veriyi görüyor. Uygulama tarafında bunun bir maliyeti var. Kadran verisi sürekli güncellenmiyor, sistem her uygulamaya sınırlı bir arka plan yenileme bütçesi tanıyor ve bütçe bittiğinde complication eski veriyi göstermeye devam ediyor.

Bu yüzden complication'a yalnızca eskidiğinde zarar vermeyen veriyi koyun. Adım sayısı, kalan görev sayısı, hava durumu: gecikmeyi tolere eder. Anlık fiyat, canlı skor, stok durumu: etmez, çünkü kullanıcı gördüğü sayının o an doğru olduğunu varsayar. Yanlış tazelik izlenimi, bilgiyi hiç göstermemekten daha büyük bir güven sorunu yaratıyor.

Handoff, saatte biten iş için değil

Handoff'un doğru kullanımı, saatte başlayıp saatte bitmesi mümkün olmayan işler. Uzun metin girişi, karşılaştırmalı liste, form doldurma. Kullanıcı saatte kararı verir, telefonda uygular.

Yanlış kullanımı ise saatte bitebilecek bir işi telefona devretmek. Bir onayı, tek dokunuşluk bir tercihi ya da kısa bir cevabı telefona göndermek, saatin varlık sebebini ortadan kaldırıyor. Ölçüt basit: iş saatte üç saniyede bitiyorsa handoff eklemeyin.

Neyi saate almayacağınıza karar vermek

Saat uygulaması, telefon uygulamasının küçük bir kopyası değil, ondan seçilmiş bir dilim. Seçimi yapmanın en hızlı yolu, telefon uygulamasının kullanım verisine bakıp ilk üç eylemi çıkarmak ve saati o üçüyle sınırlamak.

Geri kalan her şey telefonda kalsın. Ayarlar ekranı, hesap yönetimi, arşiv, filtreleme: bunların saatte karşılığı yok. Menüye ekledikleri her satır, kullanıcının ihtiyacı olan eyleme ulaşmasını geciktiriyor.

Animasyon konusunda da aynı sertlikte olun. Saatte animasyonun tek meşru işi geçişin nereye gittiğini göstermek. Süslediği anda pil ve süre harcıyor, ikisi de saatte telefondan çok daha kıt.