Konu Başlıkları
Yükleniyor...

Arayüzde Algılanan Değer: Fayda Bölü Efor

Algılanan Değer: Eforu Düşüren Arayüz Kararları

Algılanan değer, kullanıcının bir arayüzden bekleyeceği fayda ile bunun için harcayacağını tahmin ettiği eforun oranıdır. Payı büyütmek yavaş ve pahalı bir iş; paydayı küçültmek çoğu zaman birkaç arayüz kararına bakar. Bu yüzden algılanan değer tartışması pratikte efor tartışmasıdır.

Fayda bölü efor

Kullanıcı bir sayfaya girdiğinde iki tahmin yapar: buradan ne alacağım, bunun için ne kadar uğraşacağım. İkinci tahmin hakkında elindeki tek veri arayüzün kendisidir. Henüz hiçbir şey denemeden, form uzunluğuna, menü kalabalığına ve ilk ekranın ne kadarının işe yaradığına bakarak bir maliyet biçer.

Buradan çıkan sonuç şu: aynı faydayı sunan iki üründen, maliyeti düşük görüneni daha değerli algılanır. Değer vaadini büyütmeye çalışmadan önce, vaadin önündeki eforu saymak gerekir.

Paydayı küçültmek payı büyütmekten ucuz

Eforu düşüren hamleler genelde sıkıcıdır ve tam da bu yüzden atlanır. Kayıt formundaki alan sayısını azaltmak, zaten bildiğin veriyi ikinci kez sormamak, adım sayısını üçten ikiye indirmek. Bunların hiçbiri portfolyoda güzel durmaz, ama oranın paydasına doğrudan dokunur.

Breadcrumb'ın gerçekten çalıştığı yer

Gezinti izi bu listelerde sık geçer, ama bir şartı var: ancak içerik gerçekten hiyerarşikse bilgi taşır. Etiket tabanlı düz bir yapıda aynı sayfaya beş ayrı yoldan giriliyorsa, gösterdiğin yol kullanıcının geldiği yol değildir ve breadcrumb bilgi olmaktan çıkıp dekora dönüşür. Şablonda breadcrumb varsa ilk bakılacak yer tasarım değil, içerik modelinin gerçekten bir ağaç olup olmadığı.

Hız hissi ile hızın kendisi

Bekleme süresi ölçülen bir sayı, bekleme hissi başka bir şey. Boş beyaz ekranda geçen süre, aynı süre iskelet ekranla ya da ilerleme göstergesiyle geçtiğinde daha kısa hissedilir; kullanıcı bir şeyin olduğunu görüyorsa sabrı uzar.

Bunun sınırını da söylemek gerekir. Sunucu ilk baytı geç veriyorsa, arayüzde yapılan hiçbir şey bu açığı kapatmaz. Görsel geri bildirim algıyı yumuşatır, süreyi kısaltmaz. "Site hızlı hissettiriyor" cümlesinin kodda bir karşılığı olup olmadığını görmek için ölçüme bakmak gerekir: hissi düzelten çözümle sunucu tarafını düzelten çözüm aynı sorunun cevabı değil.

Cila, hakkında bilgi vermediği şeyler için de not verir

Halo etkisi burada işin merkezinde. Kullanıcının ödeme altyapın hakkında doğrudan bilgisi yok, dolayısıyla göremediği niteliği görebildiğinden tahmin ediyor: tipografiden, hizalamadan, sayfanın ne kadar özenli durduğundan. Bu tasarımcıya güç verir, ama tersi de işler. Sertifikan yerli yerindeyken bozuk hizalanmış bir ödeme formu, güvenlik algısını gerçek bir açık kadar düşürür.

Aynı mantık kalabalık düzen için de geçerli. Tek başına, boşlukla sergilenen bir ürün daha değerli algılanır; on ürünü aynı ekrana sıkıştırdığında her birinin algılanan değeri düşer. Ekrana ne koyduğun kadar neyi çıkardığın da bir fiyat açıklamasıdır.

Neyi ölçersin

Kullanıcıya "siteyi profesyonel buldunuz mu" diye sormaktansa, kayıt akışında ikinci adımdaki terk oranına bakmayı daha güvenilir buluyorum. Birincisi kullanıcının size söylemek istediği şeyi ölçer, ikincisi yaptığı şeyi. Anketin yeri var, ama algılanan değerin kanıtı olarak değil, gözlenen davranışın nedenini anlamak için.

Hemen çıkma oranı da tek başına yanıltıcıdır. Aradığı cevabı ilk sayfada bulup çıkan kullanıcı da, ilk ekranı beğenmeyip çıkan kullanıcı da aynı satırda görünür. İkisini ayırmak için sayfada geçen süreyi ve kaydırma derinliğini yanına koymak gerekir.

Algılanan değeri doğrudan ölçen bir metrik yok. En yakını şu: eforu düşürdüğün yerde davranış değişti mi? Form alanını üçe indirdiğinde tamamlama oranı kıpırdamıyorsa, kullanıcının vazgeçme nedeni efor değildi; sorun vaadin kendisinde.