Konu Başlıkları
Yükleniyor...

Palm Foleo: Piyasaya Çıkmadan İptal Edilen Ara Cihazın Dersi

Palm Foleo neden iptal edildi? Bağımlı cihaz kurgusunun sınırı

Palm Foleo hakkında yazılan hemen her metin onu bir pazar başarısızlığı vakası olarak kurar. Sorun şu ki Foleo hiç satışa çıkmadı. Mayıs 2007'de tanıtıldı, eylülde iptal edildi, tek bir kullanıcı parasını verip almadı. Dolayısıyla “kullanıcılar beğenmedi” diye başlayan her açıklama, hiç yapılmamış bir sınavın notunu tartışıyor.

Ortada bir kullanıcı tepkisi yok, bir yönetim kararı var

Foleo, Palm'ın Treo telefonlarının yanında çalışacak Linux tabanlı, 10 inçlik, anında açılan bir yardımcı cihazdı. Fiyatı 499 dolar olarak duyurulmuştu. Jeff Hawkins bunu telefon ve dizüstü yanında “üçüncü kategori” diye anlatıyordu; Ed Colligan ise birkaç ay sonra ürünü rafa kaldırdı, gerekçe olarak da şirketin tek bir yazılım platformuna odaklanma ihtiyacını gösterdi.

Bu ayrım önemli, çünkü ürün iptali ile ürün reddi bambaşka şeyler. Foleo'nun donanımı hakkında yapılan “kullanıcı beklentisini karşılamadı” yorumları, satış rakamına değil basın toplantısı sonrası yorumlara dayanıyor. Bir cihazın gerçekten reddedildiğini söylemek için önce insanların onunla üç ay yaşamış olması gerekir.

“Çok ağır ve kalındı” açıklaması sayılara dayanmıyor

En sık tekrarlanan post-mortem şu: Foleo 1,1 kilogramla mobil sayılmayacak kadar hantaldı, o yüzden tutmazdı. Bu iddiayı test etmek için uzun uzun spekülasyon yapmaya gerek yok, aynı yılın takvimi yeterli.

Foleo'nun iptal edildiği ay ile Asus Eee PC 701'in çıktığı ay arasında birkaç hafta var. Eee PC 922 gram, 7 inç ekran, Linux, 399 dolar. Yani Foleo'dan yaklaşık 180 gram hafif, buna karşılık üç inç daha küçük ekranlı. Eee PC milyonlarca sattı ve netbook diye bir kategori başlattı. 1,1 kilogramlık Linux mini dizüstü fikri özünde ölü olsaydı, aradaki 180 gram bunu kurtarmazdı.

Ağırlık açıklaması rahat, çünkü ölçülebilir bir sayıya yaslanıyor ve tartışma kapanıyor. Bir ürünün neden çalışmadığını en kolay ölçülen değişkene bağlamak, kullanıcı deneyimi analizinde en sık düşülen tuzaklardan biri.

Asıl kırılgan nokta: değeri başka bir cihazın varlığına bağlıydı

Foleo tek başına anlamlı bir cihaz değildi. Posta, kişiler ve takvim akışı Treo üzerinden geliyordu; telefonu olmayan biri için elinde kalan şey, sınırlı bir tarayıcı ve metin düzenleyiciydi.

Bu kurgu potansiyel alıcı kitlesini bir kesişime indiriyor: Treo sahibi olacaksın, ikinci bir ekran taşımaya istekli olacaksın, bunun için 499 dolar ayıracaksın. Üç koşulun her biri kitleyi çarpanla küçültüyor, toplamıyla değil. Eee PC alıcısının ise önceden hiçbir şeye sahip olması gerekmiyordu.

Aynı hata donanımla sınırlı değil. Bir özelliği “kullanıcı şunu daha önce yapmışsa çalışır” diye kurgularsan, kullanım oranını o ön koşulun oranıyla tavanlamış olursun. Bunu tasarım aşamasında hesapla, çünkü sonradan arayüz düzenlemesiyle telafi edilmiyor: ekranı ne kadar iyileştirirsen iyileştir, ön koşulu sağlamayan kullanıcı o ekranı zaten görmüyor.

Bağımlılık tek başına öldürücü değil

Buraya kadar anlatılanlardan “yardımcı cihaz fikri yanlıştır” sonucu çıkarmak yanlış olur. Apple Watch yıllarca iPhone olmadan kurulamıyordu ve gayet iyi sattı. Fark, bağımlılığın karşılığında verilen şeyde.

Saat, telefonun yapamadığını yapıyor: bileğinde duruyor, nabzını ölçüyor, telefonu cebinden çıkarma ihtiyacını azaltıyor. Üstelik bağlı olduğu cihazdan ucuz. Foleo'nun sunduğu şey ise telefonun zaten yaptığı işleri daha büyük ekranda yapmaktı ve fiyatı, bir aksesuardan çok ucuz bir dizüstüne yakındı. Ek cihaz taşımanın bedelini ödeteceksen, karşılığında ana cihazın yapamadığı bir şeyi vermen gerekiyor.

Nitekim ara cihaz fikri ölmedi, bağımlılığın yönü değişti. iPad tek başına çalışıyor, klavye ona takılan ucuz parça. Chromebook da benzer biçimde kendi başına ayakta duruyor. Foleo'nun kurgusunda ise pahalı olan taraf bağımlı olandı, ki bir üründe değerin nereye aktığını anlamak için bu tek soru çoğu zaman yeterli: iki cihazdan hangisi diğeri olmadan işe yaramıyor?