Konu Başlıkları
Yükleniyor...

Kullanıcı Testinde Adım Adım Görevler: Nerede İşe Yarar, Nerede Yanıltır

Stepped Görevler ve Keşfedilebilirlik Ölçümünün Sınırı

Göreve özelliğin adını yazarsan ölçtüğün şey keşfedilebilirlik olmaktan çıkar; katılımcı o kelimeyi arayüzde arar ve er geç bulur. Adım adım görevler tam bu yüzden var: en geniş yönergeyle başlar, katılımcı takıldıkça ipucu artar. Peki bu yapı tam olarak neyi ölçüyor ve ölçtüğü şeyi kaç kez ölçebiliyor?

Geniş yönergeden açık talimata

Tipik bir set şuna benzer:

  • Görev 4: “Bir iş arkadaşınız 12 Ocak'ta 14:00-15:00 arasında sizinle toplantı yapmak istiyor. Unutmamak için ne yaparsınız?”
  • 4A: “Bunu unutmamak için başka bir yol bulabilir misiniz?”
  • 4B: “İntranette toplantı planlamak için bir yol var. Onu kullanarak halledebilir misiniz?”
  • 4C: “İşte intranet takvimi. Bu tarihe bir kayıt oluşturabilir misiniz?”

Dikkat edilirse bunlar aynı sorunun kolaylaştırılmış hâlleri değil. 4 keşfedilebilirliği ölçer, 4B bulunabilirliği, 4C ise yalnızca ekranın kendi kullanılabilirliğini. Tek bir görev numarasının altında üç ayrı ölçüm duruyor; bunu baştan kabul etmek raporu da netleştirir.

Her katılımcıda tek atış

Adım adım görevin görünmeyen maliyeti şu: ipucu verildiği anda o katılımcı, o özellik için harcanmış olur. 4B'de “intranet takvimi” dedikten sonra aynı kişiye takvimle ilgili ikinci bir keşfedilebilirlik sorusu soramazsın. Peki ya yedinci görev de intranetin başka bir köşesine bakıyorsa? O görev artık temiz değildir, çünkü katılımcı intranette bir şeyler olduğunu öğrendi.

Bunun iki sonucu var. Keşfedilebilirlik verisi katılımcı sayısıyla sınırlıdır, görev sayısıyla değil: beş kişilik bir oturum dizisi bir özellik için en fazla beş temiz gözlem demektir, görev setini uzatmak bu sayıyı büyütmez. İkincisi, görev sırası rastgele olamaz. Keşfedilebilirliğini en çok merak ettiğin özelliği başa koy, ipucu yoğun adımları oturumun sonuna doğru bırak.

Hangi adımda çözdü verisi nasıl okunur

Katılımcının hangi adımda başardığı sıralı bir veridir, sayısal bir puan değil. 4, 4A, 4B ve 4C arasındaki mesafeler eşit değil: 4'ten 4A'ya geçmek küçük bir ek dürtü, 4B'den 4C'ye geçmek ise doğrudan ekranı göstermek. Aradaki adımlar eşit olmadığı için “ortalama 4,3'te çözdüler” cümlesinin bir karşılığı yok. Dağılımı yaz: kaç kişi 4'te, kaç kişi 4B'de, kaç kişi hiç.

Beş kişilik bir oturumda yüzde de kullanma. İki kişi yüzde kırk değil, iki kişidir.

Görev metnini yazarken

Ürünün kendi terimlerini göreve sokma. “Takvim girişi oluşturun” yazdığın anda test, üzerinde “Takvim” yazan düğmeyi bulma yarışına döner. Senaryoyu kullanıcının kendi diliyle kur: unutmamak, haber vermek, yetişmek.

Görevleri oturum sırasında uydurma. Hazırda yazılmış bir set, moderatörün farkında olmadan ipucu artırmasını engeller; canlı kurulan görevde moderatör çoğu zaman cevabı da vermiş olur.

Kayıt tarafını basit tut. Görev numarasını (4, 4A, 4B) zaman damgasıyla aynı satıra yazan tek bir sütun, sonradan videoya dönerken aradığın her şeyi verir; bunun için ayrı bir araştırma aracı kurmaya gerek yok. Hangi ipucunun ne zaman verildiği kayıtta yoksa, oturumu sonradan okuyan kişi başarıyla yönlendirmeyi birbirinden ayıramaz.

Sesli düşünme ve müdahale

Yazılı görev, moderatörün konuşma ihtiyacını azalttığı için işe yarıyor. Katılımcı görevi yüksek sesle okur, düşünürken konuşur, moderatör susar. Sessizlik uzayınca araya girme isteği güçlenir; onun yerine “şu an ne arıyorsunuz” gibi yön vermeyen bir soru yeterli. Bir de şunu merak etmeye değer: katılımcı 4'te takıldığında gerçekten özelliği bulamıyor mu, yoksa senaryoyu kendi hayatında böyle bir şey yapmadığı için mi ciddiye almıyor? İkisi çok farklı bulgular, ve ayırmanın tek yolu görev bittikten sonra kısaca sormak.