UX'in Yüz Yıllık Tarihi ve 2050 Tahmininin Arkasındaki Hesap
Kullanıcı deneyimi terimi 1993'te ortaya çıktı, işin kendisi ise en az kırk yıl daha eski. Bell Labs'in telefon santrallerini insanlara göre tasarlamak için psikolog çalıştırdığı yıllarda kimse buna UX demiyordu ama yapılan şey buydu. Terimin yaşıyla mesleğin yaşını karıştırmak, alanın büyüme grafiğini de yanlış okumaya yol açıyor.
Terim 1993'ün, iş 1940'ların
Teknoloji şirketlerinin insan davranışını inceleyen kişileri işe alması İkinci Dünya Savaşı sonrasına dayanıyor. Bell Labs 1945'te telefon sistemlerini kullanan insanların nerede ve nasıl hata yaptığını çalışmak için psikolog istihdam etti; bugün kullanıcı araştırması dediğimiz işin erken bir örneği. Sonraki kırk yıl boyunca aynı iş insan faktörleri, ergonomi, kullanılabilirlik gibi farklı başlıklar altında yapıldı.
Don Norman 1993'te Apple'da "user experience" terimini önerdiğinde yeni bir meslek icat etmedi, dağınık duran işleri tek çatı altına aldı. Kendi anlatımına göre "human interface" ve "usability" kelimelerini dar buluyordu: endüstriyel tasarım, grafik, fiziksel etkileşim, kullanım kılavuzu, hepsi aynı deneyimin parçasıydı. Terimin değeri de buradan geliyor. İsim, işin sınırını çiziyor.
2050'de 100 milyon kişi tahmini ne söylüyor
2017 civarında dünyada kendini UX alanında tanımlayan kişi sayısı bir milyon olarak tahmin edildi. Jakob Nielsen aynı dönemde bu sayının 2050'ye kadar 100 milyona çıkacağını öngördü. Rakam etkileyici duruyor, ama asıl bilgi rakamın kendisinde değil, ima ettiği hızda.
33 yılda yüz kat büyüme, yıllık yaklaşık %15 bileşik artış demek. Yani meslek, otuz üç yıl boyunca kesintisiz biçimde her beş yılda bir ikiye katlanacak. 100 milyon ise bugünkü küresel işgücünün kabaca yüzde üçü: her yüz çalışandan üçünün işi kullanıcı deneyimi olacak (bu ölçekte otuz yıl süren kesintisiz bir büyümeyi gerçekçi bulmuyorum). Tahmin bir ölçüm değil, sabit büyüme varsayımının otuz üç yıla uzatılmış hali.
Sayının büyümesi işin büyümesi değil
Bu tür projeksiyonların zayıf noktası tanımın kendisi. "UX uzmanı" sayısı kimin bu etikete girdiğine göre değişiyor, çünkü işin çoğu zaten unvanı UX olmayan insanlar tarafından yapılıyor: akış kararını veren ürün yöneticisi, boş durum ekranını tasarlayan geliştirici, hata mesajının metnini yazan destek ekibi. Bu kişiler yarın kendilerini UX olarak etiketlemeye başlarsa sayı katlanır, yapılan iş aynı kalır.
Bir ekipte belirleyici olan, kaç kişinin UX unvanı taşıdığı değil, deneyim kararının sahibinin belli olması. Sahibi yoksa karar yine veriliyor, sadece geç ve dağınık veriliyor: arayüzün nihai hali, ekrana en son dokunan kişinin tercihi oluyor. Yüz yıllık tarihin gösterdiği de bu. İşin adı değişti, sahipsiz kaldığında ne olduğu değişmedi.