Sade Medya: Sınırı Nerede Çizmeli?
Sade medya tavsiyesi çoğu zaman bir zevk meselesi gibi sunuluyor: gösterişten kaçının, temiz kalın. Oysa karar zevkle ilgili değil, yükle ilgili. Her medya öğesi indirilecek bir bayt, çözülecek bir kod ve okuyucudan istenen bir dikkat payı getiriyor. Soru şu: bu öğe getirdiği yükün karşılığını veriyor mu?
Yük kimin üstünde kalıyor
Bir animasyonun ya da otomatik oynayan arka plan videosunun bedelini tasarımcı ödemez. Bedeli, sayfayı zayıf bir bağlantıda açan kullanıcı öder. Ofis ağında ve yeni bir cihazda akıcı görünen sayfa, hareket halindeki bir telefonda bambaşka davranır.
Peki bu yükün karşılığı ne? Dekoratif medyada karşılık genellikle bir izlenimdir: sayfa daha ciddi, daha güncel görünür. İzlenim gerçek bir değer, ama sayfanın ilk anlamlı içeriği yarım saniye geç geldiğinde ödenen bedelin karşılığı olup olmadığı ayrı bir soru. Çoğu sayfada değildir.
Peki karmaşık medya ne zaman doğru cevap?
Sade medyayı savunan yazıların çoğu burada bulanıklaşır. Video ve etkileşimli içerik kötü değil, yanlış yerde kullanıldığında pahalı. Ayrımı medyanın türü değil, anlatılan şeyin doğası belirliyor.
Metin, ardışık bilgiyi taşımakta iyidir: bir kural, bir karşılaştırma, bir gerekçe. Uzamsal ve zamansal bilgide ise yetersiz kalır. Bir nesnenin arka yüzünü, bir elin hangi açıyla döndüğünü, bir arayüz geçişinin nasıl hissettirdiğini yazıyla anlatmak, okuyucuyu kafasında canlandırmaya zorlar. 3D ürün incelemesi, harita üzerinde rota, bir cihazın kurulum adımı; bunlar zengin medyanın gerçekten kazandığı yerlerdir.
Ölçüt olarak şu işe yarıyor: içeriği metne çevirdiğinizde okuyucudan zihinsel bir canlandırma isteniyorsa, medya taşıyıcı görevindedir ve kalmalıdır. İstenmiyorsa dekoratiftir.
Alt metin tavsiyesinin yanlış yeri
Erişilebilirlik listelerinin değişmez maddesi şudur: her görsele alternatif metin ekleyin. Bu tavsiye yarım ve yarım olduğu yerde zarar veriyor.
Dekoratif bir görselin alt metni boş bırakılmalıdır, yani alt="" yazılmalıdır. Boş bırakıldığında ekran okuyucu o görseli atlar. Özniteliği hiç yazmazsanız okuyucu bunu bir eksiklik sayıp dosya adını okumaya kalkar. Anlamsız bir açıklama yazarsanız, örneğin bölüm aralarındaki soyut desene "mavi geometrik arka plan" derseniz, ekran okuyucu kullanıcısını sayfada hiçbir işe yaramayan bir cümleyle yorarsınız.
Yani doğru tavsiye şu: her görsel için alt metin kararı verin. Bilgi taşıyan görselde metni yazın, dekoratif görselde özniteliği boş bırakın. Bir görselin hangisi olduğunu anlamanın kolay yolu, onu sayfadan kaldırdığınızda okuyucunun bir şey kaybedip kaybetmediğine bakmaktır.
Tartışmak yerine ölçün
Sade medya tartışması ekip içinde genellikle iki fikir arasında kalır ve sesi yüksek olan kazanır. Oysa bu ölçülebilir bir konu.
Tarayıcının geliştirici araçlarında ağı yavaşlatın, sayfayı önbelleksiz açın ve en büyük içerik boyamasının hangi öğe olduğuna bakın. Sonuç çoğu zaman şaşırtıcıdır: yavaşlığın kaynağı, kimsenin dokunmayı düşünmediği dekoratif başlık görselidir. Ölçüm bittiğinde tartışma da biter, çünkü artık ortada tercih değil bir öğe adı vardır.
Ya süreç boyunca görseller büyümeye devam ederse? Ederler. Bu yüzden ölçümü yayın öncesi bir kereye bırakmak yerine tekrarlanabilir bir adım haline getirmek gerekiyor.
Geriye kalan
Sade medya kendi başına bir erdem değil. Erdem olan şey, sayfadaki her öğenin orada bulunma gerekçesini verebilmesi. Bu soruyu sorduğunuzda dekoratif olanların çoğu eleniyor, taşıyıcı olanlar ise kalıyor ve genellikle daha da iyi hale getirilmeyi hak ediyor.