Konu Başlıkları
Yükleniyor...

Kullanılabilirlik Testinde Neyi Ölçersin, Neyi Ölçemezsin

Kullanılabilirlik Testi: Dokunmatik Hedeften Tematik Analize

Kullanılabilirlik testi anlatılırken çoğu metin terim listesine dönüşüyor: katman pasta modeli, tematik analiz, bilgi arama teorisi. Terimleri bilmek testi kurmaya yetmiyor. Her kavramın karşılığı bir karara bağlanmadığında test rapor üretir, tasarımı değiştirmez.

Önce karar ver: hata mı arıyorsun, sayı mı topluyorsun

Biçimlendirici (formative) test, prototip elindeyken yapılır. Amaç sorunu bulmak, düzeltmek, tekrar denemektir. Az katılımcıyla, nitel olarak yürür; çıktısı bir liste değil, düzeltilmiş bir akıştır.

Nicel değerlendirme bambaşka bir kurulumdur. Yayındaki bir arayüzü eski sürümüyle ya da rakiple karşılaştırırsın, görev süresi ve tamamlama oranı ölçersin, katılımcı sayısı buna göre belirlenir. İkisini aynı oturumda yapmaya kalkışmak en sık görülen hata: beş kişilik bir keşif testinden çıkan sayıyı rapora yazınca ortaya ölçüm gibi görünen bir izlenim çıkar.

Dokunmatik hedefte boyut tek başına yetmez

Yaygın tavsiye, dokunulabilir alanların yaklaşık 1 cm x 1 cm olması yönünde. Parmak ucunun temas alanı düşünüldüğünde makul bir alt sınır. Ama yanlış dokunmaların önemli bir kısmı küçük butondan değil, birbirine yapışık butonlardan geliyor; hedef yeterince büyük olsa bile komşusu bir milimetre ötedeyse hata devam eder.

Hedefi büyütmeden önce aralığa bak: iki dokunma alanı arasına boşluk koymak stil dosyasında tek satır, farkı da aynı testin ikinci turunda doğrudan görürsün. Özellikle listelerdeki "sil" ve "düzenle" ikilisinde bu tek satır, kullanıcıya geri alınamayan bir işlem yaptırmakla yaptırmamak arasındaki fark oluyor.

Kullanıcı okumuyor, tarıyor

Göz izleme çalışmalarında sayfanın başlıklar ve alt başlıklar boyunca katmanlar halinde tarandığı görülür; arada kalan gövde metni çoğu zaman atlanır. Bunun tasarıma yansıması basit: başlık bilgi taşımalı. "Avantajlar" başlığı taramayı boşa çıkarır, çünkü kullanıcı zıpladığı yerde ne bulacağını anlayamaz.

Mobilde buna bir de mikro oturumlar ekleniyor. Bildirime bakmak, saate bakmak, gelen mesajı görüp kapatmak birkaç saniyelik işlerdir. Bilet satın almak değildir; o iş uzun sürer ve tam ortasında kesilir. Kesildiği yerde formu sıfırlayan bir arayüz, kullanıcının beş dakika sonra baştan başlamasını bekliyor demektir.

Bilgi mimarisinde haritayı kullanıcı çizsin

Bilişsel harita, kullanıcının bir konuyu zihninde nasıl kurduğunu düğüm ve oklarla gösteren bir modeldir. Sizin kategori ağacınızla örtüşmesi gerekmez, zaten çoğu zaman örtüşmez. Prototipte gezinen katılımcının izlediği yolu not alıp kendi çizdiğiniz yapının üstüne koyduğunuzda, menüdeki yanlış isimlendirme tek bakışta çıkar.

Hiyerarşik veriyi bir bütün olarak görmek istediğinizde treemap işe yarar: hangi kategorinin ne kadar yer kapladığını, hangi dalın neredeyse boş olduğunu alan büyüklüğünden okursunuz. Bilgi arama teorisinin söylediği de buna bağlanıyor; kullanıcı, bağlantının bulunduğu yerde hedefe yaklaştığına dair bir iz arar ve izi bulamazsa geri döner. "Detaylı bilgi" yazan bir bağlantı bu izi taşımaz, "İade koşulları" taşır.

Tematik analiz: nitel veriden karar çıkarmak

Görüşme kayıtları kendiliğinden bulguya dönüşmüyor. Uygulanan yol kısa:

  1. Görüşmeleri kaydet ve deşifre et.
  2. Tekrar eden ifadeleri kodla, kodları benzerliklerine göre grupla.
  3. Grupları temaya bağla, her temanın karşısına tasarımda değişecek somut bir şey yaz.

Üçüncü adım atlandığında analiz akademik bir özete dönüşür. Bir de sıklık tuzağı var: bir tema sekiz görüşmede geçti diye en kritik sorun olmayabilir, tek kullanıcının yaşadığı veri kaybı çoğu zaman sekiz kişinin şikayet ettiği renk tercihinden daha acildir.

Beş kişilik testten yüzde çıkmaz

Keşif testleri genelde beş katılımcıyla yürütülür ve bu, sorunları bulmak için yeterlidir. Ama aynı oturumdan başarı oranı raporlarsan şu duvara toslarsın: beş kişide her katılımcı 20 puan eder. Ölçebileceğin değerler yalnızca %0, %20, %40, %60, %80 ve %100'dür; arada bir şey yoktur. "%80 başarı" ile "%60 başarı" arasındaki fark, bir kişinin o gün görevi tamamlayıp tamamlamamasıdır.

Bu yüzden keşif testinin çıktısını sayı olarak değil, adet olarak yaz: "5 kişiden 3'ü kargo takip numarasını bulamadı" cümlesi hem dürüst hem de yeterince ikna edici. Yüzdeye ihtiyacın varsa test tasarımını baştan nicel kur, katılımcı sayısını ona göre belirle. Aynı oturumdan her ikisini birden çıkarmaya çalışmak, elinde iyi bir hata listesi varken onu güvenilmez bir istatistiğin arkasına saklamak oluyor.