Mobil AR Uygulamalarında Kullanıcı Testi Oturumunu Kurmak
AR oturumlarında en sık yapılan hata, uygulamanın indirilmesini ve kurulumunu oturumun içine almak. Elinizde test değil kurulum kaydı kalıyor. Mobil artırılmış gerçeklikte asıl zorluk uygulamanın kendisi değil, oturumun kurgusu; görevi nasıl tanımladığınız ve neyi kaydettiğiniz çıkan bulgunun değerini büyük ölçüde belirliyor.
Görev hedefi söyler, adımları söylemez
Kullanıcı testinde görev cümlesinin tek işi var: katılımcıya nereye varmak istediğini anlatmak. Arayüzde hangi düğmeye basılacağını siz söylerseniz, ölçtüğünüz şey uygulama değil kendi talimatınız olur.
Şu örnek bu açıdan iyi kurulmuş: Odanızın üç farklı noktasına birer sanal obje yerleştirin ve her birinin fotoğrafını çekin. Cümle sonucu tarif ediyor, yolu tarif etmiyor; katılımcı yüzey taramasını kendi başına keşfetmek zorunda kalıyor.
AR teknolojisinin katılımcı için yeni olması bir istisna yaratıyor, ama bu istisnanın yeri görev cümlesi değil. Oturumun başında, görev başlamadan önce cihazı nasıl tutacağını ve kameranın açık kalacağını anlatın; görev başladıktan sonra susun. Katılımcı tıkandığında araya girmek en kolay refleks, oysa tıkanmanın kendisi bulgunun ta kendisi. Bir eşik belirleyin, örneğin bir buçuk dakika, o süre dolmadan müdahale etmeyin ve müdahale ettiyseniz kayda not edin. Yardım aldığı andan sonraki davranışı artık temiz veri sayılmaz.
Kurulum oturumun içinde kalmasın
Bu konuda dolaşan tavsiyeler kendi içinde çelişiyor. Bir yandan uygulamayı testten hemen önce yükletmek öneriliyor, ilk kullanım hissi bozulmasın diye; öte yandan indirme ve kurulumun ayrıca vakit aldığı, planlanması gerektiği söyleniyor. İkisi aynı anda olmuyor. Yüklemeyi son dakikaya bırakırsanız, süresi katılımcının bağlantısına bağlı olan ve sizin kontrol edemediğiniz bir işi oturumun ortasına koymuş olursunuz. AR paketleri model ve doku dosyaları yüzünden küçük olmadığı için bu bekleme genelde tahmin edilenden uzun sürer.
Karar tek soruya bakar: ilk açılışı mı test ediyorsunuz? İzin ekranları, yüzey tarama eğitimi ve ilk kalibrasyon ölçmek istediğiniz şeyse kurulum zaten malzemenin parçasıdır; o zaman oturumun başına bunun için ayrı bir dilim açın ve kaydı indirme başlamadan çalıştırın. Yerleşik kullanımı ölçüyorsanız uygulamayı bir gün önceden kurdurun, kurulduğuna dair ekran görüntüsü isteyin, oturuma uygulama açılmış halde başlayın.
Kamera izni bu ikisinin arasında kalıyor. İzni önceden vermiş bir katılımcı, AR deneyiminin en belirleyici ilk anını sizin göremeyeceğiniz bir yerde geçirmiş olur. Yerleşik kullanım testi yapıyor olsanız bile o diyaloğu bir kez izleyin.
İki akış: ekran ve oda
AR testinde tek kayıt yetmez. Ekranda ne olduğu ile katılımcının bedeniyle ne yaptığı ayrı iki sorudur, biri olmadan diğeri anlaşılmaz. Katılımcı objeyi yerleştiremiyorsa sebep arayüz olabilir, odanın ışığı ya da telefonu fazla dik tutması da olabilir; bunu ancak odayı gören bir kayıt söyler.
Ekran kaydını cihazın kendi kaydedicisiyle almayı, ekranı bir toplantı yazılımına yansıtıp o yansımayı kaydetmekten belirgin şekilde daha güvenilir bulurum. Yansıma kare düşürür ve görüntüyü sıkıştırır; AR’da aradığınız kanıtların çoğu tam o düşen karelerde duruyor: takip kayması, objenin zemine oturmadan titremesi. Yansıtmayı canlı izlemek için kullanın, veri olarak cihazdaki dosyaya güvenin.
Oda kaydı için DSLR yaygın bir tercih, ama AR oturumları alışıldık testlerden uzun sürerken bu makinelerin tek klipte kayıt sınırı otuz ile altmış dakika arasında. Yani sınır tam da oturumun en yoğun yerine denk geliyor. Kayıt sınırı olmayan sıradan bir telefon ya da aksiyon kamerası bu iş için fazlasıyla yeterli.
Bir ayrıntı daha: cihazı sabit bir standa bağlayıp ekranı oradan göstermek, hareket halinde kullanılan bir uygulamada test edilen şeyi ortadan kaldırır. Stand oda kamerası için, telefon katılımcının elinde kalsın.
- Yedek hafıza kartı ve harici pil: uzun oturumlarda kaydın kesilme sebebi çoğu zaman bu ikisinden biri.
- Yaka mikrofonu, çünkü katılımcı yürürken cihaz mikrofonu hem uzaklaşıyor hem elle kapanıyor.
- Cihazda boş alan kontrolü; ekran kaydı hızla yer yiyor, disk dolduğunda kayıt sessizce kesiliyor.
Alan, katılımcı ve onam
Hareket gerektiren bir uygulamada test alanı ayrıntı değil, deneyin koşulu. Katılımcının dönebileceği, iki adım atabileceği boş bir yarıçap bırakın. Masa kenarı, sandalye, sehpa gibi kalça yüksekliğindeki eşyalar en tehlikelileri, çünkü ekrana bakan biri onları görüş alanının tamamen dışında bırakıyor. Zeminin kaymaması ve halı kenarlarının kıvrık olmaması da aynı listede.
Uzaktan test tam burada zorlanıyor. Odayı göremediğiniz için güvenliği katılımcının tarifine bırakmış olursunuz, insanlar da kendi evlerinin riskini sistematik olarak küçük gösterir. Masa üstünde yüzey tanıma gibi yerinde duran senaryolarda uzaktan çalışmak sorun değil. Katılımcının ayağa kalkıp dolaşması gereken senaryolarda sahada yapılanı seçin; mümkün değilse oturumdan önce alanın fotoğrafını isteyin ve neyi kaldıracağını tek tek söyleyin.
Katılımcı seçiminde sağlık durumu ve fiziksel yeterlilik, hareketli senaryolarda doğrudan dışlama ölçütüne dönüşür. AR’da mide bulantısı ve göz yorgunluğu gerçek; oturumun başında testi hiçbir gerekçe göstermeden bırakabileceğini söyleyin, ilk rahatsızlık belirtisinde de siz durdurun.
Onam metninde AR’a özgü bir madde sık atlanıyor: oda kaydı katılımcının evini kaydeder. Yüzey tarama görüntüsü duvarları, eşyaları, bazen evdeki başka insanları içine alır. Kaydın neyi kapsadığını, kimin izleyeceğini ve ne kadar saklanacağını önceden yazılı söylemek, sonradan gelen silme talebiyle uğraşmaktan kolay.
Neyi ölçtüğünüze baştan karar verin
Yukarıdaki kararların hemen hepsi aynı soruya bağlanıyor: ilk karşılaşmayı mı, yerleşik kullanımı mı ölçüyorsunuz. İlk karşılaşma ise kurulum, izinler ve ilk tarama kaydın içinde kalmalı, oturum da buna göre uzun planlanmalı. Yerleşik kullanım ise bunların tamamı oturum başlamadan bitmiş olmalı, süre göreve gitmeli. Bu soruyu cevaplamadan kurulan oturumlar ikisinin ortasında kalıyor ve çıkan kayıt ikisi için de kullanılamıyor.